23 Nisan 2008 Çarşamba

Mantarlı börek--Börek etkinliği/33

Evet bir sürü etkinlik oluyor kimine yetişebiliyorum kimine yetişemiyorum yada hiçbirşey yapamadığımdan katılamıyorum..
Ama bu etkinliğine son anda olsada katılmaktı niyetim ve sonunda sabah böreği yapabilince yetiştim.
Yalnız börek öyle beğenildiki yapıldığı gibi kahvaltı sofrasında bitti.

Evet gelelim etkinliğe ve böreğe öncelikle etkinliğin sahibi arkadaşımız Leziz’e kolaylıklar diliyorum ve sayesinde böyle güzel nefis bir etkinliğe katılabildiğim için ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum,son olarak eklemek istediğim bir şey var ilk gördüğümde aklıma bu tarif gelmişti ama son ana kadar vakit yoktu yapamayacak gibiydim ama kısmet oldu ve sabah yapabildim Leziz arkadaşımızın sayesinde oldu tekrardan teşekkürler sayende uzun zamandır yapmadığımız güzel bir tatla buluştuk..
Bu böreği birebir tarifi uymayabilir ama Oktay ustanın programında gördüm sanki diye hatırlıyorum ama emin değilim.
Eğer orda gördüysem hatrımda cevizde koyulduğuna dair bir şeyler var ama dediğim gibi emin değilim.
O zaman yaptığımda soğanlı mantarlı yapmıştım gene öyle yaptım ve aynı lezzet,nefisti ve ağabeymin böreği bitirmek için çabaları sayesinde hemen bitti börek.
Malzemeler:

3 yufka
2 su bardağı süt
Yarım su bardağı sıvıyağ
2 yumurta
1 yumurta sarısı(üzerine sürmek için)
Çörekotu

İç malzemesi:

Yarım kilo mantar
2 adet büyük boy soğan
Tuz
sıvıyağ

Yapılışı:

Öncelikle mantarları haşlayın kendi suyuyla mantarlar haşlandıktan sonrada soğanları doğrayın yemeklik doğrar gibi ama biraz irice olsun sonra sıvıyağda kavurun.
kavurduktan sonra mantarı ve tuzunu ekleyin 1-2 kere daha döndürüp mantarlada kavurun ve soğumaya bırakın.
sütü,yağı ve yumurtayı iyice çırpın yufkanızın birini tepsiye serin kenarları dışarı gelicek şekilde,sonra sütlü harcınızdan göz kararı her tarafına sürün.
2.yufkanın yarısını bir kata koyun ve gene sütlü harcınızdan sürün her kata bu şekilde eşit ölçüde sütlü harctan yedirin.(yufka büyüktü 1 yufkayla 2 kat oldu)
3.yufkaya geçmeden mantarınızı koyun ve 3 yufkayıda diğer yufka gibi paylaştırarak serin sütlü harcınızı da her kata eşit ölçüde yedirin.
En son kata gelince kenarlarda kalan yufkayıda kapatın üzerine böreğin,yumurta sarısına sütlü harcınızdan 3 çorba kaşığı ekleyip karıştırın öyle üzerine sürün ve fırına verin.

14 Nisan 2008 Pazartesi

Elmalı Turta

Uzunca bir süredir elmalı turta yapamamaktan şikayetçi idim evdekilerin başına ekşiyordum ama arada kaynıyordu onlar başka bir kurabiye ve tatlı çeşidiyle geliyorlardı karşıma:)
Geçtiğimiz Perşembe günü eve bir geldim mutfakta bir tabak elmalı turta çok sevindim çok Nurten abla sağolsun benimde niyetim vardı haftasonuna artık bir elmalı turta yapmak o turtanın tadına varınca ertesi gün eve gelir gelmez hemen yaptım hatta uzun süre yapamamanın acısı bile çıktı 2 tepsi yaptık:)
Bu kadar çok yapıp birde taze tazeyken hemen yayınlayayım bari istedim iyice yoğunlaşan günlere rağmen..Malzemeler:

Hamuru için:

125 gram margarin
2 yumurta
3 çorba kaşığı sıvıyağ
Yarım su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
4 su bardağı un

iç malzemeleri:

6 adet elma
2 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı şeker

Yapılışı:

Öncelikle elmaları soyun ve rendeleyin sonra pişireceğiniz tencereye koyun ardından şekeri ve tarçınıda koyun orta ateşte pişirin.
Yumuşayıp piştikten sonra soğumaya bırakın.
Hamuru için öncelikle yağı eritin ve ılınmaya bırakın.
Ilındıktan sonra un dışındaki malzemeleri ekleyin ve unuda azar azar ekleyerek yoğurun.
Göz kararı hamurun birazını ayırıp buzluğa koyun,kalanınıda yağlanmış borcamınıza veya uygun bir tepsinize elinizle bastırarak yayın.
Sonra pişirdiğiniz elmalı harcıda hamurun üzerine döküp her tarafına yayın.
Buzluktaki hamurunuzuda çıkarıp turtanızın üzerine rendeleyin ve tartınızı fırına verin.

4 Nisan 2008 Cuma

İki renkli un kurabiye

Uzun zamandır yeni yazı ekleyemiyorum,açıkçası hiç vaktim yok.
Mutfakta bir şeyler de yapamıyorum,annem sağolsun onun yaptıklarıda olmasa.
Bu kurabiyeyi de çok önceden yapmıştı bende fotoğraflamıştım ama bir türlü kısmet olmadı yayınlamak şimdi hazır az vaktim varken bir şeyler yayınlamak istedim ve bu güzel kurabiyeler yetişti imdadıma.
Malzemeler:

1 paket margarin
1 su bardağı pudra şekeri
2 yumurta
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
Kakao
Üzeri içi pudra şekeri

Yapılışı:

Kakao ve un dışındaki malzemeleri birlikte yoğurun,yavaş yavaş unu eklemeye başlayın.
Klasik kurabiye yumuşaklığına gelince hamurunuzun yarısı kadarını ayırın diğer yarısını ise kakaoyla yoğurun.
Hamurun kakaosuz olanından şöyle yaklaşık bir elma büyüklüğünde alıp merdaneyle açın boylamasına,eni ise yaklaşık 3-4 parmak kalınlığında olsun.
Sonra kakolu olandanda uzun bir şerit yapın(diğer hamurun boyu kadar yaklaşık) ve arasına koyun yanlarınıda pide gibi kıvırın ve hafif verevli bir şekilde kesin belli aralıklarla.
Tepsinize dizip fırına verin çıktıktan sonrada üzerine bolca pudra şekeri elekle eleyin.

Açıkçası fotoğraflamadım yapılışını ondan sebep anlatırken zorlandım,umarım anlatabilmişimdir..

22 Mart 2008 Cumartesi

Çorbasız olmaz!--Çorba Etkinliği/32

Tam benlik bir etkinlik!

Demiştim bu etkinliği görünce bir sürü fikir gelmişti aklıma,bir yandanda nasıl olur diye düşündüm.
Öncelikle benim için süper bir etkinliğin sahibi olan Lama’ya teşekkürlerimi iletiyorum ve kolaylıklar diliyorum.

Açıkçası çorbalar genelde annemden sorulur ama genede onları fotoğraflamaya bile bazen vaktim olmuyor,unutuyorum yorgunluktan.
Yöresel bir çorbada niyetimde vardı ama bir türlü olmadı fotoğraflamam neyse başka sefere kısmet diyelim..

Ve bu 2 güzel çorbaya girizgah yapalım.
Açıkçası bir tanesi benim bir aralar yanına bile yanaşmak istemediğim(lezzeti güzel,mesafenin nedeni maydonozdu:)) ama şimdi yavaş yavaş ısındığım bir çeşit,diğeri ise annem(tarifi dergiden alıp)yaptığından beri favorim.
Açıkçası o dergiden bir sürü tarif dikkatimi çekti ama bu çorba gözümden kaçmış.
Neyse Sözü uzatmadan tariflere geçeyim hemen..
Ispanak sapı çorbası:

Malzemeler:

Yarım kilo ıspanak sapı
2 adet patates
2 adet havuç
1 adet kuru soğan
1 çorba kaşığı salça
1 çorba kaşığı margarin(annem tereyağ kullanmış)
4-5 su bardağı sıcak su
1 adet limonun suyu
4 adet sarımsak
Tuz,nane

Yapılışı:

Ispanak saplarını iyice yıkayıp ince ince kıyın.
Patates ve havusu temizleyip,küp küp doğrayın.
Soğanı doğrayıp,bir tencerede salça ve margarinle beraber kavurun.
Üzerine doğranmış patates ve havucu ekleyin.
Hemen ardından 4-5 bardak sıcak su katıp,5 dakika sabzeleri haşlayın.
Tuzunu ayarlayın.
Sonrasında ıspanak saplarını ekleyip,10 dakika daha pişmeye bırakın.
Servis yapmadan önce,sarımsağı dövüp limon suyu ve nane ile karıştırın ve çorbaya ilave edin.Sıcak servis yapın.

**ıspanak sapı çorbası tarifi,sofra dergisinden alınmıştır.
Maydonoz çorbası:

Malzemeler:

2 bağ maydonoz
Bir adet soğan
1 çay bardağı bulgur
2 kaşık tereyağı
Sıvıyağ
1 Limon
Pulbiber
Tuz
su

Yapılışı:

Soğanı yağla kavurun.
Pembeleşince biberi de atın,sonra istediğiniz ölçüde(annemin deyimiyle göz kararı)suyu koyun.
Su kaynadıktan sonra doğranmış maydonozunuzu de ekleyin,maydonoz piştikten sonra bulgurunuzu da içine atın.
Bulgurla birlikte 1-2 taşım kaynattıktan sonra tuzunuzu ve limon suyunuzu ekleyin.
Bir taşım daha kaynatıp ocaktan alın.

Not:kemik suyuylada yapılabiliyormuş,annemin tavsiyesi.

10 Mart 2008 Pazartesi

Urfa biberli+Mahlepli poğaça/Çay saati 18

Poğaçanın yayını için yazıyı önceden hazırlamıştım(malum vakit yokluğu)sonra arada çay saati etkinliği daveti geldi sevgili Ayşegülden sağolsun.Ayşegülcüm sana kolay gelsin,davetin için çok teşekkürler tekrardan.
Balkona gittim patates almaya sabahta erkenden uyanmışım ders çalışmış vakit ayarlamışım patatesli omlete,balkona bir gittimki 4-5 tane ufak patates kalmış yani omlete veda.
Omlet yapmadan önce şöyle küçük bir tepsi poğaça olsa demiştim ama bırak Zeynep omlet yap zaman kaybetme dedim ama omlette yapamayınca geldim mutfağa hemen karıştırma kabını çıkardım dolabı açtım ne yapsam.
Annemin mayalı poğaçasına ne vakit var nede evde süt kalmış ee ne yapsam derken yoğurdu hemen çıkardım sonra içine biber,mahlep,yumurta ve birkaç şey daha derken bu güzelim poğaçalar oldu gene karıştırdık bir şeyler.
Aslında bu poğaçayı yapmamın esas nedeni anneannemken o ise poğaçalar pişerken fonda “ne gerek vardı şimdi kahvaltılıkta yeterdi”diyordu.
Canı sağolsun mis gibi yedik,eğlenceli güzel bir cumartesi kabımıza bıraktık oda yeter..


Urfa biberli+Mahlepli poğaça

Malzemeler:

1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
1 tatlı kaşığı tuz
2 tatlı kaşığı şeker
2 tatlı kaşığı urfa biberi
2 tatlı kaşığı mahlep
2 yumurta(birinin sarısı üzerine)
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

İç malzemesi:

Peynir ve maydonoz

Yapılışı:

Un hariç bütün malzemeleri önce bir karıştırın,sonra yavaş yavaş unu da ekleyin ve yoğurun.
kıvamına gelincede ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elinizde düzleştirin sonrada arasına peynirli harcınızdan koyun ve kapatın.
Üzerinede yumurta sarısı sürüp çörekotuyla süsleyin(hatta biberlede süslenebilir içine bir tatlı kaşığı konur o zamanda,nasıl isterseniz yani acıya dayanıklılıkla ilgili ya birazda)ve önceden ısıtılmış fırına verin.

7 Mart 2008 Cuma

Sakin ve neşeli 2 cumartesi

İlk sofra annem ve kardeşimle birlikte kahvaltı ettiğimiz özene bezene hazırlanan bir sofra ve gazetelerle azda olsa vakit geçirebildiğim sakin güzel bir cumartesiden.. urfa biberli+mahlepli poğaça İkincisi ise tontonumuzla ettiğimiz kahvaltıdan hatta o gün onun için bu poğaçaları yapmaya başladığımda anneannem boşver kahvaltılık olsun yeter dedi.Anneannemin bu söyleyişlerine rağmen(uzun aralıklarla hatta bazen hiç giremediğim)mutfağa hemen girip bir şeyleri karıştırdım ve beğenilen bir lezzet çıktı ortaya yakın tarihte onuda yayınlarım inşAllah..

1 Mart 2008 Cumartesi

Frambuaz+beyaz çikolata+ahududulu-çilekli pasta/Çay Saati--16


Biliyorum uzun bir isim oldu ama ne yapayım belli bir tarife göre değilde kendi karışımlarıma binaen yaptım pasta keki ise yengemin yıllar önce bana verdiği tarif hala şaşmadım aynı tarifteyim:)
Amma velakin asıl önemlisi bu haftaki çay saati etkinliğine devat edilmem Papatya68’in evsahipliğinde ve benide sağolsun davet etmiş buradan çok ama çok teşekkür ediyorum daveti için ve kolaylıklar diliyorum.

Malzemeler:

Keki için:

6 yumurta
6 kahve fincanı şeker
5,5 kahve fincanı un
3 vanilya

Ara kreması:

3 su bardağı süt
3 çorba kaşığı un
1,5 çay bardağı şeker
1 su bardağı beyaz çikolata(ben beyaz damla çikolata kullandım)
Arasına frambuaz


Keki ıslatmak için:

Su
Süt ve ahududu reçeli
Miktar vermiyorum göz kararı,nasıl isterseniz.

Üst kreması:

1 paket dr.oetker ahududulu-çilekli pasta kreması
Süslemek için şekerler

Yapılışı:

Yumurta ve şekeri iyice çırpın(krema kıvamına)hafif beyazlaşana kadar,sonra unu ve vanilyaları ekleyin ve iyice karışınca ortalama bir pasta ebadına denk düşen ister kelepçeli kalıp ister küçük tepsiye dökün ve fırına verin.
Ara keması içinde sütü,unu,şekeri karıştırın ve ocağa koyun kaynamaya başlayınca bir iki taşım kaynatın ocaktan alın şöyle 5-10 dakika kadar biraz ılınmaya bırakın sonrada çikolataları ekleyip mikserle karıştırın ve(tam bir soğuma değilde hafif ılık olabilir)soğumaya bırakın.
Bu arada pişen keki fırından alın ortasından(ılıkken)ikiye bölün sonrada ıslatmak için sütü,suyu ve reçeli karıştırıp iki parçaya pay edin.
ılınmaya bıraktığımız kremayı kekin alt tabanına çoğunu yayın,frambuazları koyun ve kremadan biraz ayrıdığınızıda üstünüze kapatacağınız kısmına sürün ve diğerinin üstüne kapatın.
Pasta kremasınıda paketin üzerindekine göre hazırlayıp güzelce pastanızın her tarafına sıvayın ve istediğiniz şekerlemelerle yada sadece şanti torbasıyla istediğiniz şekillerde süsleyin.

24 Şubat 2008 Pazar

Tadında bir pazar../17.02.2008

Günlerin sevgisi olurmu gibi sualleride gezdirsem zihnimde ve anlam karmaşası yaşasamda ben Pazar günlerini sevenlerden değilim diyorum genede..
Ama geçen hafta güzel bir pazardı dışarıda yağan kar ise bunun en güzel tatlandırıcısıydı..
Bu sevilmeyen günü tatlandıran karstan gelenler yazımda bahsettiğim arkadaşım ve iki tane şirinleri..
Arkadaşımın kızının bir önceki gün doğumgünüydü onun için uzun zaman sonra pasta yapmak ise bana bir önceki günden keyifte bıraktı Pazar gününe..
hepsi birleşip bütünleşti mutlu bir sofra+sohbet ve bir çocuğun yüzünden yayılan gülümsemenin hayatımızda tattığımız her şeyi bir tarafa attıracak kadar güzel olduğunun hissedilmesi. Tabi şimdi bu güzel sofradakilerin tariflerinide eklemek lazım izninizle önümüzdeki günlerde ekleyebileceğim ancak.
Ekmeklerin üzerine ilginç bir karışım denedim kendimce gene ve arkadaşım çok beğendi tabi evdekilerde,sonra fotoğraftaki o leziz patatesli görüntü(ismini unuttum,öğreneceğim)ise arkadaşıma ait sağolsun benim için yapıp getirmiş ve birde annesinin yaptığı bizim çok ama çok sevdiğimiz meşhur baklavadanda getirmiş,emine teyzenin bu baklavası çok nefistir ve torunu için yaptığından bizede o gün kısmet oldu.

18 Şubat 2008 Pazartesi

Nimetlerin Baştacı-Ekmek Poğaça

Öncelikle girizgahı özürle açıyorum..
“Soframız”ın sahibi Hale adlı arkadaşımızdan çok ama çok özür dilerim tarifi geciktirdiğim için.Çünkü dikkatsizliğimden oldu ben ayın sonu sandım "Bayat Ekmekler"etkinliğini diğerleri gibi,okumuşsamda o an unutmuşum tarihini ve zaman var sandım sağolsun bana gönderdiği maille hatırlattı.
Hatırlattığın için çok ama çok teşekkürler ve tekrardan özürler..

Gelelim bu baş tacı etkinliğe evet sayfada logosunun üstünede yazdım “nimetlerin baş tacı”olan ekmek gerçekten özel bir nimet herkesin kendi yöresine has özel ekmekleri var çeşitleri var say say bitmez yani ekmek hamuru gibi ekmeğin üzerine yazılacak bir yazının hamuruda çok su götürür:)
Ben ise bir gün aklıma gene bir şeyler geldi acabalar derken bu güzel baş tacından bir şeyler yapmaya çalıştım umarım sizlerde tadanlar kadar beğenirsiniz..

Şimdi tarife gelirsek “ekmek poğaça”dersem ne dersiniz?
İlk yayınladım resmini şu sofra resmiyle birlikte herkes tarifi merak ediyordu ve sonunda bu güzel görüntünün tarifi geldi merak edenlere duyurulur..
İlk tepkileri belirteyim kısaca abime verdim sence ne var içinde dedim değişik dedi un yok dedi,kardeşim parçağa(yöresel yemeğimiz)benziyor tadı dedi,anneannem bunda etmi var demiş,sonra görüntüsünü şirin bulanlar ve dayımın oğlu bile yedi çok beğendi biraz yemek seçer ama ondanda not aldık e tabi annemdende geçer not aldık hatta annemle daha değişik hallerinide deniyeceğiz.
Birde tarife geçmeden ufak bir not iletmek istiyorum bu tarifte oynamalar yapıcaktık 1-2 deneme daha yapıcaktık ama benim vakitsizliğim nedeniyle olmadı ben parantez içine yanlarına ufak önerileri vermeye çalışacağım.
Malzemeler:

3 su bardağı bayat ekmek için(iyice ufalanmış-fırınlanmış)(ben 5 su bardağıyla yapmıştım fazla oldu 3’le daha iyi olur)
1 su bardağı ılık süt
Yarım su bardağı eritilmiş tereyağı
2 su bardağı rendelenmiş peynir
2 yumurta

Süslemek için:

Çörekotu
Susam
Doğranmış zeytin
Haşhaş


Yapılışı:

Ekmeklerinizi yoğurma kabınıza alın üzerlerine sırasıyla malzemeleri koyup iyice yoğurun-burada bir parantez açmak istiyorum annemle bir dahaki denememizde biraz ıslatıp bekletmeyi düşünüyorduk sizde ister sütüyle isterseniz az bir suyla ekmeğinizi biraz ıslatıp ta yoğurma işlemine geçebilirsiniz nasıl arzu ederseniz-sonra ceviz büyüklüğünde parçalar yapıp yuvarlayın.yuvarladığınız ekmek-poğaçaları fırın tepsinize dizin üzerlerine yumurta sarısı sürüp istediğiniz süsle süslemeler yapın ve fırına verin.
bu arada sonunda hamurdan biraz büyükçe parça ayırdım onada ufak bir ekmek şekli verdim üzerinide biraz süsleyince oda çok cazip bir görüntü oldu.
Açıkçası süslemek için yazdıklarım şart değil evde ne varsa onlarlada değişik süslmeler yapabilirsiniz.

**açıkçası ben ismine ekmek poğaça dedim ama değişik önerileri olan varsa beklerim.

17 Şubat 2008 Pazar

Limon Kabuklu kek--Çay saati etkinliği/14

Bu arada “defneyle”blogunun sahibi Defnenin güzel davetiyle günlerdir bir türlü yayınlayamadığım keke sıra geldi sonunda.
Defneciğim davetinden çok memnun kaldım sana güzel lezzetlerle kolay gelsin diyorum..

Aslında bu kek olaylı kek desekte olurdu.
Bu keki geçtiğimiz haftalarda birgün anneannemdeyken yaptım,açıkçası anneannemin mutfağındaki kalın kabuklu limonlardır teşvikçilerim.
Çünkü artık son yıllarda limonların kabukları kabuk değilde sanki plastikten bir madde.
Anneannem nerden almışsa artık limonlar hem mis gibi kokuyor hemde kalın kabuklu harikalardı teyzeme dedim ben bunlardan kek yapayım sonra ders arasında geçtim mutfağa başladım kek yapmaya hemde eski usul miksersiz yaptım.
Açıkçası un pütürlenirmi dedim bir an ama baktım hiçte öyle olmadı sadece biraz yumurtaları çırparken kolumun hamlaşmış olduğunu hissettim.
Şimdi olaylı olmasına gelirsek teyzem yaparken bir sürü şey eklemeye çalıştı ben hayır dedim bu ‘limonlu kek’olucak bu seferde piştikten sonra ben fotoğraflarken müdahele etti,mandalinalarla bir şeyler yapmaya çalıştı yok kivi nasıl olurdu gibi bir sürü sözcük sıralarken mandalina kısmında durdurabildim mandalinalı pozların çekimi benden poz veriş halide teyzemden:)

bu teyzemin süslenmiş şirine olmuş limonlu keki
buda benim sade haliyle fotoğrafladığımdan..
Malzemeler:

3 yumurta
2 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
Ve 2 limon kabuğu rendesi

Süslemek için:
Bir sürü fikirler sunan bir adet teyze

Yapılışı:

Yumurtayla şekerleri iyice çırpın beyaz köpük hale gelene kadar,sonra sütü ve yağı ekleyip biraz karıştırın.unu ve kabartma tozunu ekleyin güzelce unu yedirin ve son olarakta rendelediğiniz limon kabuklarını da ekleyip teyzenizin herhangi bir karışımına maruz kalmadan hemen fırına verin.
O gün bize güzel bir tad bıraktı damağımızda sizlerede aynı lezzeti bırakabilmesi dileğiyle..

15 Şubat 2008 Cuma

İki güzel ebe-sobe ve bir aceminin gecikmiş cevabları..


Öncelikle özürle başlamak istiyorum cümlelerime..
Mutfak doktoruna özür borcum var bu konularda acemi olan beni sobelemiş ama ben göremedim bile geçen girince bloguna baktımki ben tarafından sobelenmişim.hemen bir şeyler yazdım ve en kısa zamanda cevablayacağımı haftasonu ancak az vaktim olucaktır deyip bıraktım bugünlere.
Ben tam bu sözcüklerdeyken dünde Aysel abla sobelemiş yani çifte kavrulmuş oldu bu muhabbet hali,ne güzel..

Şimdi öncelikle ilk sobeleyenimiz mutfak doktorunun sorularına acemi biri olarak cevablar vermeye çalışacağım.

Gerçekleşmesini istediğim şeyler;
açıkçası isteklerimin hayal safhasında kalmamasını istiyorum öncelikle,bu yüzden uçuk isteklerede gark olmamaya dikkat ediyorum her ne kadar bungee jumping hayalim olsada:)

--Tabiî ki hazırlandığım sınavı kazanmak inşAllah.
--İyi bir tarihçi olabilmek-akademik anlamdada-bu benim için en en önemli olanlardan şu an hayatımda en önde yer kaplıyor dediklerimden..
--Yapmak istediklerimin içinde kaybolan bir zihin değilde sakince her şeyi yerli yerine koyabilen bir halde görmek istiyorum kendimi..

--Ülkemde anlayışın sadece sözlüklerde geçen bir kelime değilde insana has bir hal olduğunu görmek istiyorum..

--Birgün iyi bir anne olmak önemli benim için,bakıyorumda klişe geliyor artık bu insanlara anlamlandıramıyorum bu hallerini ama bence Annelik başka,kesinlikle!.

Ve canım abimle hayalimizdeki yeri açmak,yıllardır düşündüğümüz mekanı açıp evde arkadaşlarımızla paylaştıklarımızı gene dostlarlada bu sefer herkese kapılarını açmış bir yerde dahada kalabalıkta paylaşmak inşAllah!..


Hemen yapabileceğim halde yapmayı neden beklediğimi bilmediklerim;
--Açıkçası şu an ders çalışmaya kalkmam lazım:)
--Şu an istediklerim kısıtlı alanda,ders çalışmak zorunda olduğum için çengelde denize karşı simitimi ısırıp çay içemiyorum yada emirgandan aylak aylak hisara doğru yürüyemiyorum yada en çok ama en çok özlediklerimden+yapmak istediklerimden olan,arkadaşlarımla uzun uzun sohbetlerimiz gülücüğü bol hallerimizin içinde olamıyorum ama az kaldı inşAllah 4 ay:)

Dünyaya bir daha gelseydim;
--Burasını hiç düşünmüyorum açıkçası uzun ipler yok elimde ilerisine bakamıyorum gerekte yok bu yüzden şimdi yaşıyorum hayattayım tabiî ki memnun olduğum-olmadığım bir sürü şey yaşadım yada yaşayacağım iyisiyle kötüsüyle hayatım işte Zeynebin hayatı..
--Böylede kafi,bir daha böyle bir şey verilirsede gene kabımıza düşen neyse ona razı olmak yaraşır vesselam…


Şimdi sıra Aysel ablanın ebe-sobesine geldi bakalım;

Yapmayı ertelediğimiz kolay şeyler dersek konu çok uzar Aysel abla.
O kadar çoktur ki..

--Açıkçası aklına estiğinde yada yapmak istediğinde bundan kolay kolay vazgeçen biri değilim bu büyüyünce kazandığım bir şeyde değil kendimi bildim bileli böyleydim ki annemde onaylıyor çocukkende böyleymişim bu yüzden ertelenenler fazla değil hayatımda:)
mesela bir şeyi yapmam acil gerektiğinde eğer unutursam bu kötü işte çünkü ertelerken diyorumki 'Zeynep unutursun bak şimdi kalk yap'diyorum kalıyor öyle,cidden uzun zaman unutmuş oluyorum.
Şu sıralar unutmamam gerekenler daha çok not aldıklarım yada almam gerekenler ve birde bir arkadaşıma aylardır göndermem gereken bir cd’yi bir türlü yollayamam bunların içinde en fenası hemde en fena olan.

Benden şimdilik bu kadar bende bu ebe-sobe zincirine bugünlerde benle aynı ağrılarda+sızılarda olan(onun deyimiyle kader arkadaşı:)) Dileği-Tadına Doyamadım-katmak istiyorum izniyle..
Bu arada Mutfak Doktorumuza ve Aysel ablaya incelikleri için tekrardan teşekkürler..


**fotoğraftakileri fransada olan şeymamız getirmişti,kutuyu açtığım zaman resmini çekmiştim yayınlayamamıştım ama bugün yazının konu resmi bu olsun istedim.şeymam bu güzel tatlar için buradan tekrardan teşekkürler..

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...