Leziz Sofralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Leziz Sofralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2018 Cuma

Öylesine Pırasalı Kek :-)


Bazı şeyler deneye deneye oturuyor.Bazıları ise öylesine birşeyleri karıştırırken çok çok güzel oluyor!
Burayı açtığımdan beri annemle oturtmakta en zorlandığım şey ölçü mevzusu olmuştur ve hala da sürüyor. Annem,klasik usta ev hanımlarından olduğu için elinin ölçüsü var.Bu ölçüyü de yemek tarifi verirken aktarabilmek mümkün değil.Hal böyle olunca da gr ya da bardak ölçüsü alabilmek çok zor oluyor.Şehirli tariflerinde (bizim evin bir deyimi,köy yemeği şehir yemeği ayrımımızdan sebep :-) ) yine bunu ufaktan oturttuk sayılabilir.Ama asıl vermek istediğim tarifler olan köy yemeklerinde pek oturmuş sayılamaz. 
Ama ne hikmetse böyle söylememe rağmen benim de ona bu konuda benzer taraflarım olduğunu görüyorum.Mutfağa girdiğimde elimin hareketliliğiyle zihnimin harmanlama pratiği sanki vals ediyor ve sonucunda ahenk içinde birşeyler çıkıyor.Ama anlat denildiğinde tıkanıyorum.
İşte annelerine eleştiri getirip, sonucunda onlara kopyala yapıştır halinde benzeyen kız çocuğu durumu benim için de geçerli oldu. Anneannemden de aldıklarımı sayarsak elleri durdurmak ne mümkün.
Ama öçü işini ekmek yaparken çok iyi kullanıyorum.Orada sıkıntım yok.
Bir sonraki yazılardan birinde de ufaktan ekmek işinden bahsetmeliyim.

Birde söylemezsem olmaz! Bu fotoğraftaki pırasalı keki buraya yazmak için yapmadım. Annem, geçenlerde pırasanın yeşil kısımlarını biraz havuçla kavurmuş.Elimde böyle bir karışım vardı. Poğaça olur mu, börek de geçen pırasalı yedik gibi düşünceler zihnimde döndü durdu. Yine birşeyleri karıştırmalıydım. Fotoğraflamayı düşünmeyip,elime geçeni ekledim ki tarif vermeyi de aklımdan geçirmemiştim. Bunların sonucunda nefis birşey oldu. Bu nefis halin sonucu karede salınan tek dilim oldu. Yazının altından görünen tüm halini de keki masaya koymadan önce telefonla bir çırpıda fotoğraflamıştım.
Tat nefis,görüntü de güzel olunca o vakit adına pırasalı kek deyip ekleyeyim istedim.
İşte bazen birkaç veya birçok deneme sonucunda oturan tarifler oluyor,bazısı da sonucunda tek dilim kalacak kadar nefis olup arz-ı endam etmeyi hakediyor.

Umarım yapan ve beğenen görürüz :-)

Malzemeler:

  • 1-2 minik havuç rendesi,büyük olursa 1 de yeterli.
  • Pırasa minik doğranmış,o da 4-5 tane yeterli gelir
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 2 yumurta
  • Yarım su bardağı sıvıyağ
  • Yarım çay kaşığı karbonat
  • 1 paket kabartma tozu
  • 100 gr krem peynir
  • Kuru nane
  • Tuz
  • Mavi haşhaş
  • Mihaliç peyniri(bu olmazsa muadili sert bir peynir )
  • Un (aldığı kadar,yaklaşık 1-1,5 su bardağı.Kıvamına bakabilirsiniz,klasik kek hamuru katılığında olması kafidir.Çok cıvık bir hamur olmadı)

Hazırlanışı:
  1. Zeytinyağında minik doğranmış pırasayı biraz kavurun,o suyunu bırakıp kavrulmaya durunca havucu da ekleyin ve güzelce kavurun.Kavrulduktan sonra soğumaya bırakın
  2. Yumurta ve tuzu mikserle yaklaşık 3-4 dakika çırpın.
  3. Ardından yoğurdu,sıvıyağı ekleyip mikserle az karıştırın.
  4. Sonra krem peyniri,unu,kabartma tozunu,karbonatı ekleyip mikserle karışmasını sağlayın.
  5. Pırasalı harcı,kuuru nane ve haşhaşı da ekleyip spatül yardımıyla karıştırın.
  6. Tereyağıyla yağlanmış tart kalıbı veya istediğiniz bir yuvarlak kalıba harcı boşaltın.
  7. Peynirleri gelişigüzel incelik ve ebat da (çok büyük değil çok küçük de olmasın )doürayıp üzerine atın.Kaşık yardımıyla dibine çok indirmeyecek şekilde karıştırın.
  8. 180 derecede ısıtılmış fırına verin.40 dakika böyle pişsin,kızarıklığı çoğalınca 190 dereceye fırını çıkarın ve güzel kızarınca fırından çıkarın.

Öylesine bir tarif verilmiş gibi olduysa ve birde malzemelerin birazı göz kararı olduğu için özürler..Deneyenlerin beğenisine güvenip,içimde hazır bir tarif verme isteği varken onu engellememek için de yazmak istedim. Herkese bilahare teşekkürler..
Aaa birde 2018 yılının ilk yazısı olsun.E o zaman bol yazılı,tarifli bir yıl olması en büyük dileğim :-)



Blogun instagram sayfası sayesinde meşhur olan "Mutfak Havlusu kahvaltıları"nın bir karesini de tarif sayesinde eklemiş olayım. Bu sofraların böyle ilerlemesini de bir yazı ile burada anlatacağım inşallah.

27 Kasım 2010 Cumartesi

Kahvaltıya özlem ve Kıymalı Poğaça

"Kahvaltı,öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür. Sabah tüketilen, günün ilk öğünüdür. Genellikle hafif gıdaların tüketilmesi tercih edilir.Türk kültüründe kahvaltıdan sonra kahve içme geleneği var olduğundan, kahveden önce yenen anlamına gelen kahve altı sözünden oluşmuş bir sözcüktür.
Geleneksel Türk kahvaltısında peynir (genellikle kaşar), domates, siyah zeytin,ballı  veya reçelli ekmek,sucuk,salan,pastırma ve haşlanmış yumurtanın yanı sıra ince belli küçük bardak içinde siyah çay yer alır."*

Üstteki fotoğraf 20 haziran 2010 günü çekildi.Yani benim gidiş günümdü.O canım karpuz çok güzeldi ama meredi fazla yiyemedim eşyalarımla uğraşmaktan!
Kahvaltı Türkiye'de önemli bir ritüel,böyle diyorum çünkü uzun uzun mesailer harcanıp hazırlanır ve ardından başında saatlerce oturulabilir. Londra da kaldığım yerde hafta içi sabah 7 de kahvaltı başlıyordu haftasonu ise 9 da.Ama böyle kahvaltı dediğime bakmayın.Kahvaltıdan kastım kızarmış ekmek,süt,Kellog's,tereyağ,reçel işte nacizane kahvaltımız bu idi,unutmadan birde pazar günleri nutella olurdu.Yani işin özü bizdeki kahvaltılar yok,tabi ki bu normal sonuçta başka bir kültür.Bende kendi peynirimi indiriyordum herkes şaşırdı ilk zamanlar sonra onlar da alıştılar benim halime,peynirsiz bir kahvaltı düşünemiyorum ne yapayım.2 dilim kızarmış ekmek,peynir,2 su bardağı süt sıkı bir kahvaltı oluyordu.Bazı zamanlar Kelllogg's yedim uzun bir zaman kelleogg's a el sürmem de dedim sonunda.Dönüş yolunda gece 2 uçakta 3 Türk vatandaşı yanyana otururken kurdukları ortak cümle şu"sabah kahvaltıya sucuklu yumurta yiyeceğim"herkes sabah yapacağı kahvaltıyı hayal ediyordu.
Şu pazar kahvaltısı ile ilgili 2-3 cümlem vardı o da başka yazıya kalsın.Bu yazıyı da o özlem sonrası ettiğim güzel kahvaltılardan birini en iyi anlatır diye kotardım.Pazar günleri sabah bal&kaymak+böyle güzel bir kahvaltı en sıkıcı,yorucu zamanlarıma dahi iyi geliyor.Bu pazar da o güzel pazarlardan biri idi.Kaymak dolabta unutulmuş olduğu için görünmesede sonrasında sofradaki yerini aldı.

Herkese iyi pazarlar..
Bir kahvaltı yazısı değildi kastım ama hazır oradan gelince zaten önemli olan kahvaltı halini daha da önemsediğimi görünce bu yazı da kendiliğinden öyle çıktı.Ama poğaçanın tarifi vermeden geçemem.Malum arada vakitsizliklerim oluyor ki bu 3. sınıfta daha bir yoğun.Bu sebeple hazır olan günlerdir bekleyen bu tarifi yayınlamalıyım.Herkese ısrarla tavsiye ediyorum bu poğaçayı,nacizane benim karışımlardan..

KıymalıPoğaça

Malzemeler

Hamuru için:

250 gr ılık süt(268 geldi benimki ekledim)
200 gr tereyağ
1 yaş maya
1 çorba kaşığı tuz
1 çorba kaşığı şeker
2 çorba kaşığı(tepeleme)orta incelikte çekilmiş ceviz içi
2 yumurta
2 çorba kaşığı elma sirkesi
Aldığı kadar un

İç harcı için:

250 gr kıyma
4 adet soğan(ufak olmasın)
Tuz
Karabiber
Sıvıyağ

1)Öncelikle kıymalı harc için soğanları ufak ufak doğrayıp yağda kavurun.Kavrulan soğanların içine kıymanızı da beraberce kavurun.
2)Kıymada kavrulduktan sonra tuzu ve karabiberi ekleyip altını kapatın.
3)Hamur için ılık un ve maya dışındaki herşeyi yoğurma kabınıza alın ardından mayayı ekleyip o malzemeler ile iyice bir karıştırın.Ardından azar azar unu ekleyin.Klasik poğaça hamuru yumuşaklığına gelince üzerine bir kapak yada nemli bir bez örtüp yaklaşık 30-40 dakika dinlenmeye bırakın.
4)Dinlenen hamurunuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elinizle açın ve içerisine kıymalı harcınızdan koyup fırın tepsisine aralıklarla dizin.Üzerine de yumurta sarısını sürün ve çörekotu serpip 200 derecede önceden ısıtılmış fırına verin.


  • Ilık ya da sıcakken yerseniz bir nefaset örneği.
  • Ceviz içini de iri kıyılmış koyarsanız daha iyi olur.Annem önceden hazırlayıp kavanoza koymuş sabahın köründe ses etmemek adına onunla yetinmek zorunda kaldım.
*Vikipedi

7 Kasım 2010 Pazar

Ay sultan ve güzel sofrası,lezzetleri..

Uzun uzun zaman geçti üzerinden..
İnsanın fotoğrafa bakınca iştahı açılacağı bu sofraya birde üzerinden zaman geçince ah ne güzeldi diye bakmak daha bir hayıflanma getiriyor!
Geçtiğimiz ay(ekim)Ay sultan'a misafir olduk Papatya Prenses ve 2 ayrı güzel muhabbet sahibi arkadaşla..
Kaldera&Volkan ve Nevini tanıdım Papatya ve Aysultan sayesinde sağolsunlar..
Açıkçası bu post'u bir türlü yayınlayamadığım için mahcubum Aysultan'a ama inşAllah anlayışla karşılar diye ümitliyim.
Neyse sözü uzatmadan sizi güzel m fotoğraflar ile bırakıyorum..
Açma ve börek
Fıstıklı ve Lokumlu kurabiye-Haşhaşlı açma bir alt kattaki deYalnız o kurabiye ne idi öyle?2 tane yedim bütün tokluğuma rağmen,nefis birşey olmuştu!
Allah razı olsun güzel düşüncesi nedeniyle..
Şu peynir sevgimi her bilen bana böyle yapıyor bu sefer de çok mahcub oluyorum..Çok leziz ve değişik peynirlerdi tattığımız.
Patates ile yaptığı salatası çok değişikti.Tatlısı ile son noktayı koyalım dedik ama fotoğraflayamasamda Türk kahvesi ve baklava ile son nokta kondu..
Tekrardan bu güzle gün için blog aracılığyla da çok ama çok teşekkür ederim.

18 Eylül 2010 Cumartesi

Dönmek ve ardından leziz bir kahvaltıda bulmak kendini?

Bir sürü duygu hali ile artık Türkiye'deyim...Açıkçası hala şaşkınlık hali,sudan çıkmış balik hali gibi deyimler geçerli benim için..Bir sürü gözlem karşılaştırma yeni insanlar,onların dilini öğrenebilmek adına uygulanan türlü haller vs vs vs...
Geçen hafta pazar gününden beri buralardayım birçok kişi tam anlamlandıramasa da ben bile bazen açıklamasını tam yapamasamda orayı ve oradaki arkadaşlarımı,dostluklarımı çok özlüyorum..Tekrarını iple çekiyorum!

Muhabbeti buradaki arkadaşlara taşırsak sağolsun Papatya hatun ile ben buradan ayrılmadan önce sözleşmiştik.Orada iken de habire bahsettik"döndüğüm gibi sendeyim"tarzı yorumlarımı onun becerikli ve dolu dolu sayfasında da görmüşsünüzdür!Velhasıl okulumun çileli kayıt süreci sırasında o beklenen kahvaltı gerçekleşti ve akşam 9 da dahi hala fazlasıyla tok olduğumu hissettiğim doyurucu leziz bir sofranın davetlisi idim geçtiğimiz çarşamba..
Bu arada Papatya'nın evinde Aysultan ile de yüzyüze tanışma fırsatı buldum birde Papatyanın bir arkadaşı ile..Aysultana ve ikisine selamlar..Aysultanın çok tatlı hediyeleri oldu bana çok mutlu ve mahcub oldum!
Tekrardan herbirşey için Allah razı olsun..Bu muhabbetlerin devamı dileğiyle..
Bu sıofralar özlenmez mi?
2 dilim yedim yahu ben bu ekmekten inanın kendimi tutmak istedim ama peynirlerle coşturtan bir lezzeti vardı.
  
 İnanın utandım yahu!Papatya benim peynir sevgim nedniyle böyle bir güzellik yapmış bunun karşısında ne denir ki?
  
Hurmalıların yumuşaklığı benim bir türlü elde edemediğim tarzda idi.Tarifi vermiş hemencecik ama onun yaptığı gibi yapabilirmisiniz bilemem:) 
Tarif için Papatya'ya doğru gidebilirsiniz..

Papatya hatunun final güzelliği elmalı hafif ve güzel bir pasta.

2 Mayıs 2010 Pazar

Bir arap evine umre ziyareti!

Cuma günü nefis bir sofrayla hemhal olduk!Arkadaşım Ümran'ın annesinin umreden gelişi nedeniyle ziyarete gidecektik.Israrla "sakın birşeyler yapma" dediğim halde onun beni dinlemeyeceğini de biliyordum.Çünkü sağolsunlar fazlasıyla misafirperver+gönül insanı ailesi ve kendisi.Bu sebepledir ki bizim umre ziyareti ziyafete de dönüştü.Gelsin lahmacunlar eklensin Arap dolmaları derken gördüğünüz nefasetlerle ve en önemlisi de tatlı dilleri,güleryüzleri ile sağolsunlar bizi ağırladılar.
Lahmacun ve annesinin müthiş,harika yaptığı arap dolması!Nefisti hele o sumağın lezzeti,ne diyeyim anlatmayayım yetersiz kalmasın cümleler.
Bir de annesinin bol dereotlu poğaçası ile tahinli kurabiyesi nefisti 1 adet  ile yetindirmeyen cinsten idi,tecrübe ile sabitledim.Suriye tatlısı+truff ta katma değeriydi günümüzün.

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...