18 Nisan 2013 Perşembe

Bahar Gelmiş!


İnsan herşeye nail olacak kadar değerli bir o kadar da uzak..
Zaman ilerlerken anladıklarımızın üzerine yenilerini ekleyip anlamlandırdıklarımızı da çoğaltıyoruz ve bunlarla büyüyoruz.Dün kayıp diye gördüklerimizin bugün kazanç olarak önümüze gelmesi aldığımız nefesin şükrünü de beraberinde getiriyor.Bir insan neye inanıyorsa bunun farkına vardığında doğan güneş de başka oluyor çalan müzik de alınan bir eşya da denenen "yepisyeni"bir karışım da..
İşte son günlerde bir başka hissedebildiğim bu süreçte yeni birşey denedim ve hızla yayıldı!Bu tabi daha da artırdı sevincimi,geçtiğimiz günlerden bir sabah kütüphanedeki ekip ile edeceğimiz kahvaltıya ilk kez hazırladım ve çok beğendiler.Sonrasında evdekilere yaptım,annem bugün bir yakınımızın kuranına yaptı orada da herkes çok ama çok beğenmiş.Hepsinin üzerine sabah da teyzeme tarifini verdim,geçen pazardan beri fotoğraflar bekliyordu artık bu kadar tarif isteğine karşı yayınlayayım geciktirmeyeyim dedim.
Çok ama çok basit olsa da sık sık dediğim gibi bazı karışımlar kendilerine has bir lezzette oluyor,onlara hiç dokunulmayacak nasılsa öyle yapılacak ve birde herşeyi biribiriyle karıştırmamak lazım uyum önemli.Dilerim deneyecekler memnun kalır.
Kırmızının kattığı renkten sebep alacalı ismini verdim bu yeni karışımada.

Alacalı Kanepe


  • Tost ekmeği
  • Közlenmiş kırmızı biber
  • Labne peyniri
  • İri kıyılmış ceviz içi
  • İncecik doğranmış maydonoz


Hazırlanışı:

Köz biberleri minicik doğrayın,kıyılmış maydonozu,cevizi de hazırlayın.Hepsinin labne ile harmanlayıp dörde ya da üçgen parçalara böldüğünüz tost ekmeklerine sürün.Üzerlerine de son olarak çörekotu serpin.

13 Mart 2013 Çarşamba

Pazar kahvaltısına güneş açtı

Ben niyetlendim,fotoğraflar çektim,yazılar oluşturdum,sofralar kurdum..Bunların hemen üzerine yeni alınmış 35 günlük bilgisayar teknik servise gitti!
Farkındayım şaka gibi dursa da aynen böyle oldu,götürdüğümde hala şaşkınken şu an önümde bilgisayarım bunu yazarken de ne yapalım kısmet böyleymiş diyebiliyorum.Bunlara rağmen fotoğraf çekmeye devam ettim makinede bekliyorlar.Aynı zamanda bilgisayar ile gitmesinden korktuğum fotoğrafların da gitmemesiyle rahatlamış oldum..Teknik servis'den bugün "umarım bir daha böyle bir sorun için gelmiş"olmam diyerek ayrıldım.
Bilgisayar gitmeden önce çekip önce fotoğraflarına sonra da yeme faslına geçince lezzetine mest olduğum(uz) salatayı yayınlayayım istedim.

Geçtiğimiz pazarlardan birinde ettiğimiz kahvaltıya hazırlamıştım,pazar günlerini böyle işlerle uğraşabilmek adına iple çekiyorum.Hatta geçtiğimiz günlerde aldığım peçeteleri kullanırken çocuklar için aldığım güneşlileri kullanmak isteyince yazının başlığı da çıkmış oldu.
Bu salatanın yayınından önce kaç kişiye tarifini verdim hatta verirken "yahu çok basit,hemen yapılır"diye de ekledim.

Hellimli&Kırmızı Biberli Yeşil Salata

Hazırlanışı

Yıkanmış kıvırcıklar ve maydonuzu güzelce doğrayıp salata kasesine koyun,içine közlenmiş biberleri de minik minik doğrayıp ekleyin.
Bir yanda hellim peynirinizi kızartın ve soğutun.Soğuyan hellimleri de doğrayıp üzerine ekleyin.En son zeytinyağı ve nar ekşisini bir kapta karıştırıp üzerine gezdirin.
Basit ama yanyana getirilince ne de güzelmiş dedirten birşeydi,umarım sizler de beğenirsiniz.

26 Şubat 2013 Salı

Tavuklu Salata

Tavuk etini pek sevmem hatta elimden geldiğince tüketmiyorum.Son dönem çıkan söylentilerin etkisi ile olmuş birşey değil herhalde ailemin geldiği topraklardan sebep genlerle ilgili bir durum,benim için "et"denince kırmızı et diye zikredilen ettir.Köfte ise hayatımın vazgeçilmezlerindendir..Amma velakin tavuğu da bazen böyle birkaç lezziz yiyecek sebebiyle tüketiyorum(tirit,salatalar,tavuklu spesiyal lezzetler).İşte bu salata da onlardan biri oldu.Kübranın komşusunun tarifi imiş bu salata ve neffisti.Öncelikle Kübra'ya ve komşusuna çok ama çok teşekkürler.Bu arada bir arkadaşımız resmen bayıldı bu salataya,malum diğer yazıda demiştim yarısını yedi bu güzide şahsiyet..
Afiyetler olsun..


Tavuklu Salata

Malzemeler

  • 2 adet tavuk göğsü
  • 6 çorba kşığı yoğurt
  • 5 çorba kaşığı mayonez(bu sayıyı isterseniz bir kaşık azaltabilirmişsiniz)
  • Kornişon turşu
  • Mısır
  • İri dövülmüş Ceviz içi
  • Dereotu
  • Tuz
Hazırlanışı:

  1. Tavuklar düdüklüde 20 dakika kadar haşlanacak.Eğer tencerede haşlıyorsanız kendiniz ayarlarsınız.Tavuğu haşlarken biraz tuz atılacak.Tavuklar fazla haşlanmayıp az diri kalacak ve haşlanan tavukları iyice didikleyeceksiniz.
  2. Kornişon turşu küçük küçük doğranacak(ne kadar ufak doğranırsa o kadar güzel olurmuş)
  3. Bir karıştırma kabına didiklenen tavuğu,doğranan turşuyu ekleyin.Ardından incecik kıyılmış dereotunu,mısırı ve iri dövülmüş cevizi ekleyin.
  4. Son olarak yoğurt ve mayonezi ekleyip iyice karıştırın.Bu arada yoğurt da susuz kısımdan olacak diye de not eklenmişti.

24 Şubat 2013 Pazar

Yedik İçtik Yine Yeniden



Geçtiğimiz haftalarda Edebiyatçı Kübra'nın evinde toplandık.Yaklaşık 17-18 kişi idik.Bizim ekib biraz geniş birde aynı isme sahip olup farklı dallarda çalışanları mesleklerie göre böyle ayırdık;eczacı Kübra-edebiyatçı Kübra gibi.
Kübra aslında bize bir Çerkes yemeği yapacaktı ama bir dahakine kaldı,bu sözü unutmuyoruz Kübra buradan duyurulur.Kübra'nın ailesi aslında Kosova'dan göç etmiş olup aslen Çerkesler birde bunun üzerine anne ve babasının Alaman geçmişleri de girince baya bir harmanlanmışlar.Zaten bu adı geçen hatuna baksanız buralı değil Alman dersiniz:-)
Allah razı olsun buradan da tekrar herşey çok ama çok güzeldi hele bu yazıda yayınlayacağım tatlının orijinalliğini çok sevdim.Şu notu da düşelim gördüğünüz tavuklu salatanın resmen yarısını içimizdeki bir arkadaşımız yedi!:-)Kendisi aşırı et&tavuk düşkünüdür de..

İşte o meşhurs,silinip süpürülen Tavuklu Salata!Bu da gelecek tarif inşallah..
Harika,neffis bir Mercimek Köftesi idi.Ayıptır söylemesi ben çok severim de..
Yoğurtlu Havuç Salatası
Kasımpaşa Marla Pastanesinin meşhur bir tatlısı

Yoğun Fındıklı Kurabiye benim yıllar önce yaptığım ve bloga eklediğim bir tarifti Kübra bu tarifimi çok severek yapıyormuş.
Tarihçi Sarı Seda'nın meşhur Kremalı&Ton Balıklı Makarna salatası,ama bu sefer Kübra'nın elinden yedik..


İrmikli Tatlı
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı irmik
  • 2 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
Üzerine bulamak için İrmik

Şerbeti için:
  • 3,5 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su (şerbet kaynatılmayacak)


Hazırlanışı:
  1. Hamuru yapmadan 1-2 saat önce şeker ve suyu derin bir kaba koyun.Bu şerbeti ara ara kaşıkla karıştırın.Kaynatılmayacağı için bu şekilde şekerin erimesini sağlamış olursunuz.
  2. Hamur malzemerini karıştırıp yumuşak bir hamur elde edin ve ardından hamuru 20 dakika dinlendirin.
  3. Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp irmiğe her tarafına gelecek şekilde bulayın.İrmiğe buladığınız tatlınızı tepsiye dizin.Önceden 180 derecede ısıtılmış fırına verin.
  4. Tatlılar piştikten sonra fırından çıkarın ve şerbeti dökün.
  5. Şerbetlediğiniz tatlılarınızı arada ters yüz ederek şerbetini çekmesini sağlayın.

Bu şekerlik de Kübra'nın annesinin çeyizinden,ben çok beğendim hatta günlerdir bilgisayarımın masaüstü fotoğrafı olarak kullanıyorum.

9 Aralık 2012 Pazar

Çetele

Akşam annemi tembihledim"bak uyanamassam muhakkak beni sabah erkenden uyandır"diye ve sabah yediye on kala gibi annemin seslenmesi hadi demesiyle yedi gibi uyandım.Uzun zamandır çıkamadığım yürüyüşlerime bu sabah tekrardan vira dedim.Evden çıkıp bizim yokuşu tırmanırken "benim bir blogum"var diye bir cümle kurdum kinayeli bir şekilde evet sanki unutmuş,yoksaymış gibi davrandığımı hissedip rasyonelliğe boğulmuş modern zamanlarda benim de bu dalgaya kapıldığımı düşündüm.
Evet somutlaştırılmışlığa meftunlaşan ruhlarımız bu gibi noktalarda "aman ne yapalım böyle de olabilir"deyip işin kolayına kaçabiliyor.Halbuki bu bir sorumluluk ve benim için bir yetiştirme aracı da.
Çünkü eğitim illa ki bir eğitmen başınızda olunca olmaz siz gözünüzün değdiği,elinizin ulaştığı,kulağınızın duyduğu,gönlünüzün hissettiği herşeyden etkilenip öğrendiklerinizin piramidine bir sürü parça eklersiniz.
Ben burada çok şey öğrendim ve hala da öğreniyorum.

Mutfak ve içinde yaşanan herşey bir ayrıntıyı kendi içine almış ömrümüzün diğer kısımlarında olduğu gibi.Biz bu kültürü geçmişten aldığımızı aktararak görevimizi ifa etmiş olamayız geçmişten aldığımıza eklediklerimizle biz de bir geçmiş oluştururz yarın bakacak olacaklara ve bununla beraber bu zenginliği daha da artırırız.
Anadolu kültürü diye bahsedilen anlayışın sadece "güzel günlerdi"diye nostaljik cümlelere sıkıştırılmadan yaşayarak,hissettirerek uygulamadan kopartılmaması bizi her alanda başarılı olmaya sevkeder.
Bugün bu söylediklerimle belki karmaşık bir ruh halinin de yansımasını gösteriyorum ama aslında size de ayna tutmuş oluyorum çünkü ne yazık ki halimiz budur.
Benim blogum daha çok yemeklerden oluşsada ne tamamen bir tarif blogu ne de bir günce.Elimden geldiğince kendi denemelerimle yeni birşey derdinde olup aynı zamanda klasikleşmiş olanları da isteyen doğrultusunda paylaşıyorum.Çünkü "her evin yoğurt yiyişi ayrıdır"lafzına da önem veriyorum.Bazen aynı dediklerimizin o kadar farklı tatlarda olduğunu görünce bu deyim benim zihnimde daha da bir yerleşiyor.

Nerelerden nerelere girdim yine yeniden,halbuki uzun zamandır ses vermeme dair yazacaktım.Bir ara yaptığım Balkan yolculuğuna atıfta bulunacaktım.
Evet kurban bayramında buralarda değildim 12 güzel insan ile 7 gece 8 günlük bir yolculuk ile 2200 km 6 ülke yapıp tekrardan kürkçü dükkanına döndük.Ama ben bir türlü toparlayamadım,mutlu olmak yaramadı herhal:-)
Geçirilen zamanların "nitelik"ile olmasından sebep daha da toparlanan bir zihinle başka şeylere hemhal olmaktan mutfakta sınırlı keşiflerde bulunabildim.En son yaptığım basit ama yerinde karışımlarla olan salatayı fotoğraflayamadım bile!Balkan ekibimizi ağırladığımda güzel cümleler kurulan bu salatayı tez elden yapıp güzelce fotoğraflayabilmek dileğiyle mutlu pazarlar..