29 Mart 2014 Cumartesi

Kuru Biberli Mantar Kavurma


Yağmurlu bir sabaha,güneşli bir günde ışığı da iyi ayarlayamadığım bir fotoğraf ve tarifiyle başlayalım…
Aslında baya uğraştım ama geçen hafta fotoğrafı çekerken evde olan misafirler,ufak aksilikler derken en iyisi bu oldu.Fotoğrafların ışık sıkıntısı için özür dilerim.
Ama lezzet konusunda fotoğraf yanıltıcı olmasın,enfesti bu sebeple ısrarla tavsiye edilir.Tabi ki kimse yaptığına kötü demeyebilir de ben biraz bu konularda dürüst olunmasından yanayım.Kendi yaptıklarımı bile derecelendir diyen çıkarsa gönül rahatlığıyla diyebilirim.Çünkü bazı lezzetler var gerçekten insanın damağında harika bir tat bırakıyor ama bazısı da var çok genel bir tat barındırıyor ve bunu bir kere yedik,ya da denedik tamam oldu bitti denebilir.
Bizim yörede kuru biberin çok sevilmesinden sebep de biz çok sevmiş olabiliriz.Ama annemin ilk denemeyi misafirlerine yapıp onların da geçer notu sofrada ilk bitirdikleri şey olarak vermesi yeterlidir herhalde.
Bu arada tarif annemin karışımı,yani bir yerden alınma vs değil.Mutfağa girdiğimde yaptığım karışımların,buna imkan sağlanan cesaretin çıkış noktası yanında yetiştiğimiz ustadan mütevellit...


Malzemeler:

  • Mantar
  • 3-4 adet soğan
  • Kuru biber
  • 1 baş sarımsak
  • Tereyağ
  • Zeytinyağ
  • Tuz
  • Toz biber
Hazırlanışı:
  1. Mantarları yıkayıp doğrayın.Harlı ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
  2. Mantarı kenara ayırın.Soğanı piyazlık doğrayın,sarımsağı da minik doğrayıp tereyağ ve sıvıyağ ile kavurun.
  3. Kuru biberleri de kaynamış suyun içine atıp haşlayın.Ama bu haşlama sırasında dikkat edin biberler erimesin.
  4. Kavurduğunuz soğan&sarımsak karışımına haşlanan kurubiberleri ekleyin.Mantarları da biberden sonra ekleyip hepsinin 2-3 kere karıştırılıp özleşmesini sağlayın.Son olarak pulbiber,tuzu da ekleyin ve servise hazırdır.

23 Mart 2014 Pazar

Revani Tatlısı


Bahar içimizi ısıtıyor ama dileğim habercisi olduğu yaz aylarında bizleri kavurmasıdır...
Malum yaz aylarından birinde doğmuş olsam da sıcak ile aram iyi değil o sebeple sıkıntı oluyor…
Annemin takvim yaprağı işlerinden bu sefer de bir tatlı var.Aslında sabah hazırladığı ve bundan önce de misafirlerine denediği bir tarifi vardı,ama onun hazırlanışını annemden alamamaktan mütevellit önce ağız tatlılığı sonra da yemek gelsin…
Spontane gelişen bir yazı oldu.Biliyorum benim yazıları özellikle takip eden varmış ama bugün pek birşey çıkmadı…
Halbuki güzel bir kahvaltı ettim,ders az da olsa çalışabildim..Ama 2 gün ders işlerimdeki aksaklığın gerginliği herhalde şu an satırlarımdaki durağanlığı verdi.Hoş ben yazdıkça açıladabilirim :-)
Neyse bu tatlı,vefatının 14.yılından mütevellit annemin yapacağı kalabalık olmayan bir dua toplantısı için yapıldı…
Rabbim Mehmet dedemin ve vefat eden bütün yakınlarımızın mekanlarını cennet eylesin…

***
Malzemeler:
  • 5 yumurta
  • 1,5 çay bardağı un
  • 2 çay bardağı irmik
  • 1,5 çay bardağı şeker(1 koydum)
  • 1 adet rendelenmiş limon kabuğu(2 adet limonu rendeledim,büyüklüğüne göre bakabilirsiniz)
  • 2 adet karanfil(ben eklemedim,isteyen deneyebilir)
  • Vanilya
  • Ceviz içi veya Hindistan cevizi
Şerbeti içi:
  • 2,5 su bardağı tozşeker
  • 2,5 su bardağı su
  • Yarım limon
Hazırlanışı:
  1. Öncelikle su kaynayınca şeker ilave edilir,yarım limon suyu da eklenir.10 dakika kaynatılır ve ılıması beklenilir.
  2. Şekeri ile yumurtanın akı kabartılıncya kadar çırpılır ve yumurta sarıları ilave edilir.
  3. Un,irmik,vanilya ve limon kabuğu rendesi karıştırılır.
  4. Kabartılmış olan yumurtanın içerisine kabarıklığı bozmadan karıştırılarak azar azar ilave edilir ve yağlanmış olan tepsiye dökülerek 180 derece ısıtılmış fırında 40 dakika pişirilir.
  5. Fırından çıktıktan sonra sıcak revaniye ılık şerbet(soğuğa yakın ılık)ilave edilir ve soğumaya bırakılır.

*Tarif 6 ocak 2014'e ait takvim yaprağından alınmıştır...

4 Mart 2014 Salı

5 yıl sonra yeniden Damla Çikolatalı kurabiye :-)


Bu kurabiyeyi ne zaman görsem aklıma fakülteden arkadaşım Hilal geliyor nedense..
Hatta bir gün yapıp getirmişti "bak Zeynep senin kurabiyelerden yaptım" :-)
Üniversitede iken bu kurabiyelerden çantama atardım,bizim 5 güzel müverrih ekibiyle Edebiyat Fakültesi'nin bahçesinde çay ile yerdik..Ne günlerdi ah!
Bugün uzun bir aradan sonra yaptım,hatta tarifi açtım kontrol için ve baktım ki ben daha 2 yıllık bir blog sahibi iken yazılmış bu tarif!
Fotoğrafı yenilemek lazım diye düşünüp tarifi de hatırlatmış olayım istedim..
Şimdiden herkese afiyetler olsun..
***
Tarif için tık tık :




28 Şubat 2014 Cuma

Krema da olur,Puding de:Özünde Çikolatalı İşler :-)


Çocukluğumdan beri cuma günlerini çok severim ve bununla beraber pazar günlerini sevmezdim..
Tabi eğitim hayatını göz önünde bulunduranlar bunu tatil ile orantılayabilir ama gerçekten alakası yok.Hala da sevmiyorum,pazar günleri kasvet,sıkıntı verirken cuma günleri hep huzur veriyor,içim içime sığmıyor ne olursa olsun umudumun arttığını hissediyorum..
Günlere,tarihlere takılmayalım aman boş işler diyenler olur ise,kabul etsek de etmesek de kullanıyoruz bunları o sebeple onlarda bizim hislerimize böyle konu başlığı,kenar süsü oluyorlar bazen yok saymamak insana daha çok şey katıyor…
Cuma gününün maneviyatından vs diye mi düşündüğümde ise bunu gerçekten tam anlamıyla hissetmem ise 2010 yılında 3 aylığına bulunduğum İngiltere dönemime denk düşüyor.Çünkü müslüman olan kitlenin birçoğu cuma günleri camiye gidiyor ve cuma'nın müslüman insanlar için ne önemde,ne güzellikte olduğunu hissediyor,yaşıyorsunuz.İlk gittiğim cuma gözlerim doldu namazda çünkü ben o güne kadar anlamamışım bu günün bizim için bu kadar önemli olduğunu…Oradan döndükten sonra benim için kıymeti başka,hissedişi başka bir zaman oldu…
Dilerim bugün hepimiz ayrı güzellikte hislerle günü sonlandır ve bir sonraki cumaya iyilik biriktiririz,diğer cuma olduğunda ise sabah huzurla güne merhaba deriz…
***

Nasip böyleymiş,bu ayın ilk günü yazmışım son yazıyı şimdi de son güne tekabül etti.Vardır bir hayrı değil mi?
Geçtiğimiz günlerde,bu krema&puding ne derseniz artık,çikolatalı rulo pasta için yaptım sonra kıvamı vs çok hoşuma gidince birde böyle yaptım,çok güzel oldu.Kıvamda benim gibi katı olmasını sevmeyenlere ideal bir tarif.

Malzemeler:
  • 1 litre süt
  • 2-3 çorba kaşığı kakao
  • 2 çorba kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı nişasta
  • 2,5 çay bardağı tozşeker
  • 1 poşet toz krem şanti
  • 1 paket(kakao oranı yüksek olan)bitter çikolata
  • Arasına,yulaflı bisküvi ve bayatlamış kek kırıntısı
Hazırlanışı:
  1. Sütü,kakaoyu,unu ve nişastayı tencereye alın,pütürleri gidene kadar çırpın.Ardından şekeri ekleyip ocağa alın.
  2. Ocağa aldıktan sonra kaynayana kadar karıştırın.
  3. Kaynamaya başlayınca ocağın altını kısın ve 2-3 dakikada daha karıştırmaya devam edin.
  4. Kıvama da gelecek olan pudingi&kremayı ocaktan alın 5 dakika kadar dinlendirin.
  5. Çikolatayı ve toz şantiyi de ekleyerek yaklaşık 10 hatta 15 dakika mikserle çırpın.Biraz ılınmaya bırakın
  6. Kaynarlığı giden pudinginizi kaselere biraz koyup,rondoda çekilen kek kırıntısı ve bisküvi karışımını ekleyin.Bu işlemden sonra da kalan puding ile üzerlerini kapatın.

1 Şubat 2014 Cumartesi

Annemin Takvim Yaprağı Denemeleri


Kahvaltılar güzeldir,hele de yanındaki çeşnilerle daha güzeldir..
Yalnız bu yapılanların 1 ya da 2 çeşit olması,kahvaltılık çeşidinin daha bol olması tercihimdir.
Çünkü öbür türlüsü işi biraz kabul gününe çeviriyor ve kahvaltılık tüketilmiyor o zamanda ,en azından ben rahatsız oluyorum.Tabi bu tamamen bireysel bir tercih,sakın kimse kendi üzerine alınmasın asla sözüm yok kimseye,Allah herkesin sofralarını bereketli ve muhabbetli kılsın..
Dönüşümü kendi tarifimle yapmamış olacağım çünkü annem bu ara mutfakta denemeler yapmakta,hatta geçen bunu duyan bir arkadaşım "annen mi?"diye şaşırdı,bende ekledim bizde genlerden geliyor,annemden almışım bu tarafımı :-) Ki şu an bunu yazarken teyzem de tam yanımda anneme yeni tarifler anlatıyor..
Annemin denemeleri bu ara takvim yapraklarından gidiyor!
Dün 2 tarif denemiş,az önce hani tarifi verir misin yazayım dedim,ikisini de takvim yaprağı deyince hem güldüm hem güzel oldu.Çünkü günümüzde takvim yaprağından tarif alan yoktur herhalde ama bizde aktif bu durumlarda..
Bu arada tarifte dürüm olarak geçiyor biz sade olarak sofraya koyduk,isteyen istediği şekilde yedi.Ama benimde tavsiyem krem peynir sürüp yiyebilirsiniz.Ben patates kısmını bilmiyordum tarif yeni gördüğüm için ama o şekilde de deneyip bu yazıya sonra fotoğrafını ekleyebilirim
Çünkü tarif ekleme noktasında daha fazla gecikmemeliyim,tepki alıyorum arkadaşlardan :-)


Ispanaklı Kaygana Dürümü

  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 bağ ıspanak
  • 3 adet yumurta
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Yarım bağ dereotu
  • 1 su bardağı un
  • 1 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 4 su bardağı süt
Hazırlanışı:

  1. İnce doğranan ıspanak ve dereotu sütle birlikte karıştırılır.
  2. Yumurta,eritilmiş tereyağı ve tuz ilave edip karştırmaya devam edilirken içine azar azar un ilave edilerek kek hamurundan daha sulu bir hamur elde edilir.
  3. Isıtılmış ve hafif yağlanmış tavaya hamurdan 1 kepçe dökülür.
  4. İki tarafı da piştikten sonra içine börek içlerinden peynirli veya haşlama patates v.b. bir çeşit koyup dürüm yapılır.