18 Kasım 2008 Salı

Kum saati gibi ömür..

İnad güzel bir haslet değildir belki,belki de buna inat mı demeliyiz bilemiyorum ama yaptığım işlerin üzerinde sebatkar ve inatçı bir kişilikle durduğumu hem bilirim hem de böyle söylenir…
Bu blog işine girerken de bunu bu denli ciddiyetle götürmekle beraber, “her şeye rağmen”sözcüğünün boşa çıkmayacağı bir anlayışla da hareket etmeye dikkat etmeye çalıştım. Şükür ki öyle de devam ettirmeyi umuyorum ama son günlerde aksayan bir halde gidiyor, uzun uzun aynı görüntü çıkıyor sayfayı ziyaret eden güzel insanların karşısına ve bu benim içimi kemiren son günlerdeki bir sürü şeyin arasına çentik atıyor bende varım diye..
Ben herkesten “izninizle”diyerek bu aksamaların biraz daha uzayacağını dile getirmek istiyorum evet önümdeki 2 hafta zorlu sınavlarla uğraşacağım 2 hafta bir şeyler yapmak istesemde yapmaya belki zaman da bulsam bile vicdanımla isteklerimin arasında kalacağım,çok ekstrem bir durum olmassa—annemin üretkenliklerini fotoğraflayabilirsem o ayrı—ben gene böyle uzun uzadıya aynı görüntülerle karşılaştırabilirim sizin gibi güzel insanları…
Umarım ruhumdan geçenleri uygun cümleler eşliğinde aktarabilmişimdir,umarım samimiyetimi anlamak için illa halimi görmenize gerek kalmadan da beni en iyi anlattığına inandığım “yazmak” düsturuyla ifademi en iyi şekilde sunabilmişimdir..
Bazı yapılanlar kolay olabilir ve çevredeki blog arkadaşların maharetli ellerinden daha da iyisinin çıktığı-çıkacağı cinstende olabilir ama çevremden o basit diye tabir edilenler için bile nasıldı tarif dendiğini görünce yayınlamak istedim,birde herkesin eli farklı bunu kabul edelim aynı şeyi 5 kişiden yersiniz muhakkak birinin kendi farkı vardır kimi çimdik tuz atar,kimi mahlep koyar,kimi şekeri bol tutar vs vs bu yüzden herkesin farkı bilinmeli ve ne yaptı diye nasılmış diye görülmeli.
Birde çok leziz oldu,tostunu domates peynir kekikle sevenler içinde ideal bir lezzet nacizane tavsiyemdir..
Domatesli Ekmekler
Tost ekmeklerinize fırçayla güzelce zeytinyağı sürdüm,sonra da yazdan yapılmış biberli rendelenmiş domates sosunu üzerine kaşıkla çok sulandırmayacak kenarlara akmayacak şekilde koydum ve kaşar peynirlerini ince doğrayıp onları elimde şeritler halinde kopardım ve üzerlerine koydum en sonunda ise kekik serpip sıcak fırına verdim ve üzerleri kızarınca da fırından çıkarıp sofrada bu lezzeti bekleyenlere hemencecik götürdüm.

7 Kasım 2008 Cuma

Yeni sözcükler-cümleler getirdi bu FUAR da..

Beklenen gün geldi 1 yıldır biriktirilen harcanmalıydı kesinlikle ve harcandı..
salı günü okul çıkışı-3 vesaitle oldu ama rahattı-bu sene 27.si düzenlenen İstanbul Kitap Fuarına gittim geçen seneki gidişimden beri bu seferde bu seneyi bekliyordum malum fuarlarda bazen çok çok iyi indirimle iyi kitaplar alınıyor.
bu senede güzel kitaplar aldım yalnız global kriz fuarıda etkilemişti diyebilirim,geçen senenin %40-50 lere varan indirimlerini yapan yayınevleri %30 larda kalmıştı malum süreli takip eden iyi okuyucular için indirim önemli ama onlarında haklılık payı vardır muhakkak sonuçta emek harcanıyor..
hoş çok iyi,geçen sene aklımın kaldığı alamadığım sonra sene içerisinde alırım derken başka kitaplar alıp alamadıklarımı bu sene çok düşük fiyata alıncada herşey de bir hayır varmış dedim.
1)meraklısına Kitap yayınları bazı kitaplarında çok iyi indirim yapmış ki özel çalışmaları olan bir yayıncılık tavsie edilir herkese.
2)İş bankası kültürde de çok güzel kitaplar vardı zengindi her zamanki gibi stand
3)ayrıntıda %30 indirim vardı ve ayrıntı yayınları özel bir yerdedir tavsiye edilir.
4)insan kitapta da %35'ti indirim özellikle felsefe-araştırma-tasavvuf yayınları iyidir ve güzeldir.
5)tarih vakfı yayınları %30 da kalmış bu sene ama her daim tavsiye edilecek çalışmaları var.
6)sel yayıncılıkta da %30 %50 lere yakın indirimler var ve kadınların gözünden istanbul-ankara kitapları tavsiye edilir.
***
nacizane tavsiyeler ettim,diyecekleri olanları tavsiye edicekleride merakla bekliyorum.hala gitmeyi düşünenlerede son 3 gün muhakkak değerlendirin derim..
şimdi seneye fuar için para biriktirmeye başlıyorum..
:)

31 Ekim 2008 Cuma

Sodalı Kuru meyvalı kek

geçtiğimiz salı günü okul sonrası eminönüne yürümek ve sonra taksime çıkıp alacaklarımı almak derken yorgun argın eve dönüş..
halbuki eminönünden kuru meyvaları alırken akşam yaparım kek diye düşünmüştüm,arkadaşımada dedim yapınca senin diliminide sabah getiririm diye ama o gün Hacıbekirden aldığım akide şekerleri ağzıma tat oldu kuru meyvalı kek hayalinin gerçekleşememesi nedeniyle.hatta o gün eve geçmeden önce anneanneme uğradım teyzem kuru meyvaları görünce birazını aldı ertesi gün o kekini yaptı bana da yollamış sağolsun ama ben hala yapacağım derken bu akşam mutfağa girmekte kararlı bir şekilde girdim öğlen yediğim baklavanın tadı hala damağımda yerli yerinde durmasına rağmen kararımdan vazgeçmedim.
Ee geldik mutfağa yumurtalar şekerle güzelce çırpıldı hadi sıvıyağ dedim ki yağ bitmiş,onun öncesindede yoğurt-süt kullanmıyacağım bu sefer deyip soda koymak istemiştim ama yağ yok tereyağ olsun dedim ve klasik kek tarifiyle yaparım herhal derken tamamen kendine has bir şey oldu bu iyi de oldu.. Malzemeler:

3 yumurta
1 su bardağı şeker(+yarım su bardağı şeker,çünkü 1 su bardağı biraz tatsız gelebilir)
5 çorba kaşığı tereyağ
1 şişe soda
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı kuru meyva
3 su bardağı un+2 çorba kaşığı un

Yapılışı:

Yumurta ve şeker krema kıvamına gelene kadar çırpılır,eritilmiş tereyağ sıcakken soda içine eklenir,karıştırılıp çırpılmış yumurta ve şekerin içine dökülür.sonra kek'e yavaş yavaş 3 su bardağı un ve kabartma tozunuda ekleyin.kuru meyvaları kaynar suyun içine atıp kaşıkla bir çevirin hemen süzgece alın ve süzdürüp 2 çorba kaşığı unla bir kapta iyice karıştırın ve kek hamurunuzun içine koyun,yağlanmış kalıbınıza dökün ve fırına verin.

28 Ekim 2008 Salı

Yolumuz hala uzun engellere rağmen...

blogger'a yasak gelmeden önceki günlerde içimde bir yorgunluk ve umutsuzluk havası hakimdi ve bu yasak buna tuz biber ekti..
yasak geldiğinde tepkimi elimden geldiğince göstermeye çalıştım ama bir telaş halide hissettim kendimde çünkü kızgınlık telaşı getiriyor,insanların bir hareketine bakıyor bir sürü kişinin haklarının emeklerinin heba olması ve bunu düşündükçe daha bir
umutsuzluğa düşüyorum..
ama öyle olmamalı,bir silkelenme gelmeli deyip birşeyler yapacak nesiller olmalıyız her ne kadar önümüzde türlü engeller olsada diye düşünürken az önce eve geldiğimde sevinsem mi sevinmesem mi (çünkü tekrarı için her zaman kapı aralık)belli olmayan haberi aldım..
yasak kalkmış ama şimdilik!
Tijen ablanın dediği gibi yeniden yasaklanıp yasaklanmayacağı meçhul ama klasik anlayışımızla buna da şükür diyerek ilerlemeye çalıştığımız yol çizgisinde devam edelim.
herkese hayırlısı olsun diyerek noktalıyorum...

19 Ekim 2008 Pazar

Cevizli Miniler

Geçtiğimiz günlerde annem ve arkadaşı,sara teyzemize gideceklerdi ziyarete,benimde o gün okul yok ama gidemeyeceğim başka bir yerde işim var ve evden çıkmam lazım fazla vakit kaybetmeden o arada annem tuzlu birşeyler yapsak-yapabilirmisin gibi kelimeler barındıran cümleler kuruyor ben vakitsizlik diyorum bak gelemeyeceğim gibide duruyor diyorum ama annem olabilirse gibi oluyor bu sefer,biz bu konuşmalardayken telefon geliyor ve arkadaşım daha geç bir vakitte gideceğimiz yere gitmemiz gerektiğini söyleyince bu mini mini lezzetler için mutfağa girme vaktini kazanıyorum.
Mutfağa girdiğimde de hem tuzlu olsun aa dövülmüş cevizde varmış ondanda içinde olsun derken böyle birşey yaptım isminede cevizli miniler dedim umarım deneyenler beğenirler.
Sonuç olarak günlerdir canı tuzlu kurabiye isteyen,birde kıyır kıyır olsun diyen ben mutlu oldum bu lezzetle ve annem de kurabiyeler olduğu için memnun+yiyenlerin beğenmesi beni ayrı bir memnun etti..

***
burada bir parantez açmak istiyorum,bir blog arkadaşlığı ödülü olan Uluslararası Arkadaşlık Ödülü/Friendship Around The World Award 'a Betül ablacım beni de eklemiş sağolsun..
bu ödülün devamıda ödülü alan kişinin seçeceği kişilere vermesiyle sürüyor yalnız aynı kişilere değil..
ben de ödüllerimi
Dilek'e--http://tadinadoyamadim.blogspot.com/--
Papatyacık'a--http://www.papatyaprenses.blogspot.com/--
Saliha'ya--http://binbircesni.blogspot.com/--
Burçak'a--http://mutlulukmutfaktagizlidir.blogspot.com/--
Işıl Abla'ya--http://isilca.blogspot.com/--

gönderdim ve Betül ablacığımada teşekkürlerimi yolladım..


Malzemeler:

yarım su bardağı sıvıyağ
2 çorba kaşığı tereyağ(eritilmiş)
3 yumurta(birinin sarısı üzeri için ayrılıcak)
1 çorba kaşığı(tepeleme)ince çekilmiş ceviz
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı sirke
aldığı kadar un
çörekotu(üzeri için)

Yapılışı:

un dışındaki malzemeleri iyice birbirine karıştırın,sonra azar azar ekleyin unu ve yumuşak bir kıvama gelince elinizle minik minik yuvarlaklar yapın.
Hepsini bu şekilde yaptıktan sonra yumurta sarısını sürün ve çörekotu üzerlerine koyup önceden ısıtılmış fırına verin.

8 Ekim 2008 Çarşamba

Kedili önlükten patatesli puf böreğine

Dün(salı)okuldan çıktım karnım aç hemde çok sabah evde yediğim elma,okulda yediğim bir poğaçayla durunca açlık kendini fena hissettirdi.Bende anneanneme gitmeye karar verdim,malum anneanne evinde güzel tatlar muhakkak çıkar helede benim anneannem gibi bir topluluğa yemek hazırlar gibi 3-5 çeşit yemekten aşağısını yapmayan birisiyse,yemeklerin yanında anneannemin evinden hiç eksilmeyen böreklerinden de vardı ve nefisti.
İşte o arada Oktay ustayı izliyorduk ve önlüğe takıldı gözüm,çünkü önlük kediliydi kardeşim sıkı bir kediseverdir hemen aradım kardeşimi"Oktay ustayı aç"dedim önlüğüne bak diye,açmışlar izlemişler annemle,sonra da annem bu tarifi almış ve bize de bu sabah yaptı nereden nereye..
***
Biliyorum çok uzayan bir yazı oldu ama bazen elimize geçen bilgiler yaşanmışlıklar ilginç bir süreçten geçerek karşımıza çıkıyor ve bunlarla birlikte anlatılınca bir bütün oluyor..
***
Patatesli puf börek Oktay usta'nın yaptığı lezzetlerden biri,dileyen onun sitesindende tarife göz atabilir..

Malzemeler:

  • 1 yumurta
  • 1 çorba k. yoğurt
  • Yarım paket kabartma tozu
  • 1 haşlanmış patates
  • Alabildiği kadar un
  • Tuz

İç harcı için:

  • Beyaz peynir
  • maydanoz

Hazırlanışı:

Karıştırma kabına ilk olarak yumurta, yoğurt ve rendelenmiş patatesi alarak karıştırın. Daha sonra üzerine kabartma tozu ve alabildiği kadar un ekleyin. Tuzunu da ayarlayarak hamuru yoğurun.
Hazırladığınız hamuru iyice açın. Beyaz peynir ve maydanozdan bir iç harç hazırlayın. Hamurun uzun tarafına hazırladığınız iç harçtan belli aralıklarla misket büyüklüğünde kopararak koyun. Daha sonra hamurun kenarını üzerine kapatın. Bardak yardımı ile kesin. Bütün hamur için aynı işlemi uygulayın. Börek hazır olunca kızgın yağda kızartın. Puf puf harika bir börek...

5 Ekim 2008 Pazar

Bayramdan geriye kalanlardan birkaç kare..

Ramazan-ı Şerifi atlattık bu senede şükürler olsun inşAllah tekrarı nasip olur,peşi sıra bayramda güzel geçti ve ardında güzel hatıratlar bırakmıştır muhakkak herkes için..
bizim ailede gelenekselleşen bayram kahvaltısı vardır,1.günü anneannemde toplanılır kahvaltı edilir amma velakin sofrayı iyi fotoğraflayamadığım için teyzemin güzel güzel süslediği yumurta salatasının resmide daha iyi çıktığı için o güne dair bu fotoğrafı ekleyebildim sadece..Bayramın 2.günü,anneannemlerden ısrarla gelen telefonlara rağmen o gün evde kahvaltı ettik bu nefis peynirler eşliğinde.
isli çerkez peyniri,kars garvyeri,ezine peyniri ve dil peyniri.
bir dipnot düşersek namlı'nın beyaz peynirini tavsiye ederim evet biraz pahalı ama arada kaçamak yapılabilirse güzel oluyor.
bayramın 3.günüde kuzeniminde misafir olduğu sofra,biber kızartması yemeyeli çok olmuştu.

Geçen sene ramazan bayramı bitti ertesi gün gülnihallerdeydim Zeliha teyzenin nefis sofrasında.bu sene gene ramazanda konuşurken bayram ertesi kahvaltıya geleyim ben,gene geçen sene gibi adet oldu dedim ve cidden gittim,bu sefer annemlerle ve meryem ablamızla bu güzel sofradaydık ve de tarihi yarımada+boğaz manzarası eşliğinde.saatlerce masada oturduk manzaraya karşı keyif yaptım,çayımı yudumladım okul açılmadan rahatladım geveşedim,burdan güzel misafirperverlikleri için tekrardan teşekkürlerimi sunuyorum eskidikçe değeri artan dostuma ve değerleri baki olan ailesine...
bu arada Zeliha teyze bir mavi severdir mavi rengini onun elinin değdiği yaşadığı her noktada hissedersiniz yeni tanımış olursanız bile!

Haydari herkes tarafından biliniyordur muhakkak velhasıl bu ekmekler çok güzeldi..
Haydarili Ekmekler
süzme yoğurt,tuzot,nane,kekik,pulbiber,tost ekmeği,herşey göz kararı süzme yoğurtla malzemeleri bir güzel karıştırıp tost ekmeklerine sürün ve fırına verin üzerleri kızarıncada fırından çıkarıp sıcak sıcak servis edin.

30 Eylül 2008 Salı

Çocuk sevinciyle bir bayram dilerim..


Bir Ramazanıda hayırlısıyla geçirdik inşAllah,ağız tadıyla bir bayramıda yaşamayı ve gelecek Ramazanları karşılayabilecek ömrü nasib eylesin Allah..
Her daim,bayramları ayakkabısı başucunda uyuyan bir çocuk sevinciyle karşılamamız,eksilmeyecek heyecanla bayramı bayram eylememiz dileğiyle hayırlı bayramlar ola..

Bayramımız Mübarek Olsun..

28 Eylül 2008 Pazar

Fındıklı tatlı ve Ebelemece

çarşamba günü anneannemdeki iftara gecikmeli gittim trafikte kalmak malum,bu yüzden de iftar sofrasına oturamadım anneannemin kalabalık arkadaş grubuyla.
sonra kısmet çayda birlikte oturmakmış çayda bu nefis tatlılar eşliğindeydi,sonra ben daha tatmadan baktım aa çok güzel diyenler bir tane daha alayım diyenler hatta bir tanesi-hep diyet yapanda birisiyken-3 tane yedi o kadar beğenildi yani,hatta anneanneler bayram için onlara bu tatlıyı yapmamı istediler.
bu tatlıyı yapan benim çocukluk arkadaşımın annesi,annemin çok çok yakın arkadaşı,becerisi konusunda kelimelerle iyi bir cümle kuramayacağımı düşündüğüm lezzet ustası,elinde öyle bir şey var ki çocukluğumdan beri onun yaptıkları ayrı bir yerde ne yapsa yerim yani:)
Emine teyze sen yap lezzetleri biz yiyelim,fotoğraflayalım..
:)Fındıklı Tatlı

Malzemeler:

2 su bardağı sıvıyağ
2 su bardağı iri dövülmüş fındık
1 su bardağı su
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

Şerbeti için:

3 su bardağı şeker
3 su bardağı su

Hazırlanışı:

Hamur malzemelerini unu eklemeden biraz birbirine karıştırıp azar azar unu ekleyin yumuşak bir kıvama gelince elinizde yuvarlayarak top şekli verip tepsiye dizin.
Bu şekilde bütün hepsini yaptıktan sonra fırına verin.
Tatlı soğuk,soğuk şerbet ılık olacak.



Bu arada biraz gecikmeli oldu ama sevgili Aysultan beni ebe sobe zincirine katmış hemde çifte ebe sobe sağolsun,gecikmeli cevablarımı elimden geldiğince vermiş olurum inşAllah..

1.Ebe Sobe:Kadınlar ne ister?

Açıkçası buna çizgileri belli bir cevab veremem çünkü istekler sıralanabilir ve değişebilir kişiye göre ama belli başlı kısımdan gidersek.
*Saygı görmek ister
*ilgi alakayı her zaman erkeklere göre daha fazla ister(hatta bu akşam arkadaşımla konusunu bile yaptık bunun)
*genelleme yaparsak daha hassas ve kırılgan oldukları için olaylara her zaman daha farklı bakarlar ve bu yüzden anlaşılmayı beklerler..
yalnız böyle uzayıp giden birbirine yakın cümleler saymak yerine şöylede noktalayabiliriz,insan olduğunu gösteren ona insan gibi davranan kişi bir kadını her zaman mutlu eder,aslında bir kadını mutlu etmek zor değildir yaşadığımız coğrafyada hiçbir zaman gereken değeri göremediği için kadınlar sanılırki çok şey istiyor erkek söylentileriyle,halbuki kadınlara gerçekten gereken değeri vermek demek böyle bir sorunun bile belki geçmişe karışması demektir kimbilir..
2.Ebe Sobe:
İsminiz?
Zeynep
Nerelisiniz?
Doğma büyüme istanbul,aslen Elazizli.
Yaşadığınız yer?
İstanbul
Mesleğiniz?
Öğrenci
Hobileriniz?
Bu sorunun ne anlama geldiğini bir türlü çözemeyen biri olarak şöyle cevablayayayım.
Hobi dedikleri bizim yapmaktan keyif aldıklarımız ise içini açarsam uzar gider bu yüzden derim ki beni mutlu eden yapmaktan keyif aldığım herşeyi hobi sayın.
:)
Evlimisiniz?
Hayır
En sevdiğiniz yemek?
Ayrım yapamayacğım açıkçası bazı lezzetler var sadece öncelikli saydığım ama herbirini yerim ayıramam.
En sevdiğiniz tatlı?
Bugün okuduğum bir yazıda baklava için aristokrat bir tatlı diyordu eee öyle bir deyimi varsa bencede öyle benim enlerimden,sütlü tatlılar ise genel olarak en grubunda.
Nerelere gitmek istersiniz?
Dünya kazan olsun ben onun kepçesi içinde karıştırmadığım hiçbir zerre kalmasın derdim..
ebe sobeyi burda noktalarken bende bu Ebelemece oyununu Ab-ı Hayat diyerek isminin anlamına dikkat etmemizi sağlayan Haticeye ve Hayatımızın binbir çeşni olduğunu farkeden ve göstermeye çalışan Salihaya bırakıyorum şimdi top onlarda bakalım.

21 Eylül 2008 Pazar

Sene-i Devriye..

Blog güncemizde tatlı-tuzlu-acılı tatlarla,lezzetlerle bir sene için daha çentik attık zaman tahtasına..

16 Eylül 2008 Salı

Revani

2 ayrı olay bir araya nasıl gelir derken geldi bile.dün bugüne kadar hiç olmamış bir olayın olması ve bugün gideceğimiz iftarın tatlısı evet çok alakasız duruyor farkındayım ama işte oldu.dün akşam annem yumurta alırken elinden yerlere atlayan poşetten gelen çat sesi ve 5-6 yumurtanın birbiriyle poşetin içinde kaynaşmak için yolları çatlatması sonrada bu yumurtalarla eve gelinip bir şekilde değerlendirme çalışması ve bu kadar yumurtayı hangi tarifte denesek diyen zihin çalışmaları sonunda YEMEKLİK sağolsun sayesinde tatlıya bağlanan yumurta sorunu,işte olay bu:)
latife bir yana annemin elindeyken böyle birşey olmasına zaten şaşırmışken bu kadar yumurta ne olucak derdi düştü,ramazan olması hasebiyle pasta kurabiyeden ziyade tatlı aranıyor en çokta sütlü tatlı,bu akşamda sare teyzeciğe iftara gidilecek ve tevafuk ne tatlısı yapılacağına karar verilemedi,son karar çocukluğumun lezzetini yakalamak uğruna,birilerinin yüzünde olucak tatlı gülümseme adına,yumurtaları heba etmemek adınada tabi ki bu tatlıyı buldum ve yaptım,sonucunda yiyen herkese tek tek sordum ve çok beğenildi,bende çok beğendim.YEMEKLİK'e tekrardan çok teşekkürler.. (orijinal tarife bakmak isteyenlere)
Malzemeler:

6 yumurta
6 fincan şeker
7,5 fincan un
1 fincan sıvı yağ
4 yemek kaşığı yoğurt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Şerbeti:(kaynatılmadan)
3 bardak su
3 bardak şeker eriyene kadar karıştırılır.

Yapılışı:

Yumurtaları şekerle iyice çırpıyoruz, sıvı yağı, yoğurdu, vanilyayı ekliyoruz, karıştırıyoruz.Una kabartma tozu ilave edip karışıma eliyoruz, karıştırıyoruz. Yağlannış tepsiye döküp 170 derece fırında pişiriyoruz, fırından çıkınca şerbetini döküyoruz.Üzerini ince çekilmiş ceviz ve hindistan cevizi ile süslüyoruz.AFİYET OLSUN....

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...