4 Aralık 2011 Pazar

Tekno İmtihan

Teknoloji ne kadar hızlı ise insanı mağdur etmesi de aynı orantıda bir hıza sahip.Evdeki iki adet bilgisayardan masaüstü olan bir akşam açmaya kalkıştığımızda açılmadı laptop ise aynı zamanda hard disci okumayacak halde virüs kapıp ağırlaştı resmen geçen gün komşuya inip hard disci takıp flash belleğe fotoğraf atmak zorunda kaldım!İşte iyi diye sandığımız herşeyi ya da kötü diye sandıklarımızı iki taraflı düşünmemizi gerektiren bir olay.Yaşamımız inanan için bir sebep sonuç dairesinde ve tevekkül ederek,inanmayanlar içinse doğa kanunu saydıkları ile örülmüş önemli olan bu durumda öz mü ,evet o dur.Sonuçta her iki tarafta özünde inandığı bir şey ile hayatını kotarıyor,en basit mevzudan en zoruna kadar her birini inandıklarımız ile yoğurarak ayakta kalıp bugünün şükrü ya da kabullenip mücadelesiyle götürsek  hayatımız güzel bir yolun içinde daha engebesiz şekilde ilerleyebilir gibi çünkü inandığın zaman en zor diye öncesinde gördüklerinle zorlanmadan yaşamayı öğreniyorsun.
Geçtiğimiz günlerde annemler karşı tarafa geçmişlerdi biz üç kardeş uzun zaman sonra evde yalnızdık uzun zamandır lezzetini merak ettiğim bu fasulyeyi marketten alıp denedim.Dereotu,mısır ikilisi ile güzel demişlerdi ama ben kendimce roka ve turp ile yaptım ve benim için vazgeçilmez bir üçlü oldu.Herkese ısrarla bu haliyle tavsiye ederim.Hatta bir dahaki sefere turpu daha bol koyacağım ve belkide roka ile birlikte harmanlayıp hazırlayacağın turpları.Sizde nasıl isterseniz yapın ama bu üçlüyü bozmayın.

Meksika Fasulyeli Salata:

Fasulyeleri süzgece koyun musluğun altında sudan bir geçirin.Bir tarafta yaklaşık bir demet rokayı ayıklayıp yıkayın ve süzdürün.Süzülen rokaları güzelce doğrayın kaırştırma kabına alın ardından süzülmüş fazsulyeyi de ekleyin.Ardından yağını,limonunu ve tuzunu ekleyip güzelce karıştırın,yağını eklerken elinizi korkak tutmayın çünkü yağsız güzel olamaz.Servis tabağına aldıktan sonra turpları küçük küçük doğrayıp üzerine ekleyin.Tavuk kanadı ile yemiştik nefisti sizlere de pazar gününe hafif bir salata olmuştur umarım.
Herkese iyi pazarlar!

21 Kasım 2011 Pazartesi

İkili pasta

Bir pazar günü(dün) gene benim için yoğunlukla geçti ne zaman evde olsam zaten çalışmak mümkün olmuyor.Gazete okuyabilmek dışında ve de dil çalışmak dışında icraat yoktu ne yazık ki.Babaanneme gidicektik hatta annemle, amma velakin misafir gelince kaldı tam da o sırada babaannemle konuştuk" neler yaptın misafire"diye sordu bende "haberli misafir değil evde ne varsa onu ikram ederiz"dedim o ısrarla ekledi "yaparsın sen şimdi pasta&börek".Bende tabi ki bu konuşmadan babaannemin canının tatlı istediğini anladım ve evdeki malzemelerle kendi çapımda birşey oluşturmaya çalıştım.
Hatta dün gece yaparken bundan sonra yaptığım bu karışımlara aklıma ilk düşen ne olursa isim olarak vereceğim diye de karar aldım,geçenlerde yayınladığım pideye de ilk aklıma gelen ismi verdiğim gibi.
  • 1,5 paket burçak
  • 1-1,5 paket eti kakaolu bisküvi(1 de yetebilir ne olur ne olmaz yedekte başka paketi bulundurun)
  • 4 su bardağı süt
  • 3 çorba kaşığı mısır nişastası
  • 1 çorba kaşığı un
  • 4 çorba kaşığı şeker
  • 2 vanilya
  • 1 poşet şanti
  • 1 su bardağı süt (şantiyi hazırlamak için)
Hazırlanışı:
  1. Öncelikle sütü,unu,nişantayıişekeri bir tencereye koyun ve karıştırarak pişirin.
  2. Bir kapta toz şantiyi süt ile çırpın ve hazır edip dolaba kaldırın.
  3. Pişen muhallebiye vanilyaları ekleyip mikser yardımıyla bir karıştırın ve soğumaya bırakın.
  4. Soğumuş ya da soğuğa yakın ılık bir ısıya gelince öncedne hazırladığınız şantiyi ekleyip mikserde pürüzsüz hale gelene kadar çırpın.
  5. Küçük dikdörtgan bir borcama bir sıra burçak dizip bir sıra kakao bir sıra daha burçak dizip 3 sıra olucak halde dizip üzerine kremadan biraz sürün.
  6. İkinci kat için de burçakların üzerine gelecek şekilde kakaolu bisküvileri dizin kakaoluların üzerine de burçakları dizin.Bu şekilde 3 katlı yaptığımız pastanın üzerine kalan kremayı da güzelce sürdüktan sonra sonra dolaba kaldırıp soğumaya bırakın.
Ve hazır olan pastanızı eğer fotoğraflayacaksanız benim gibi sırt çantasını takmış aceleyle çıkmaya çalışırken fotoğraflamayın!Ama babaannenize sabahın köründe,okula,kütüphaneye gitmeden önce uğrayıp ona yaptığınız pastayı bırakın ve mutlu olun,öyle güzel oluyor ki onların duası ile her türlü sıkıntıya karşı bile gardınızı alarak başlıyorsunuz güne.

19 Kasım 2011 Cumartesi

Kuşüzümlü&Havuçlu Kek

Havuçlu kekler illa ki cevizli ve yanında tarçını ile olur değil mi?
Uzun zamandır kek,kurabiye yapamıyordum malum yoğunluktan,
birde birkaç zamandır aldığım habire alma isteği doğuran Kasımpaşadaki Bahriye fırınının kurabiyeleri ve evde varolan tatlı tarzı şeyler yüzünden de yapamıyordum.
Geçen akşam ertesi gün sınav olmasına rağmen kışın soğuğunu kapatan kek kokusu için en acil tarafında mutfağa girip olan bitenle birşeyler yaptım!
Açıkçası tek kuşüzümlü yapmak istiyordum uzun zamandır niyet ettiğimden ötürü amma velakin buzdolabı başka birşey için açtığımda havuçları görünce onlardan da bir tane aldım ve hususi ne fıstık,ne fındık ne de ceviz ekledim,hatta tarçın koysam mı koymasammı diye zihnimde gittim geldim:-)
Kalıbtan güzel bir şekilde çıkıp havucun verdiği hafif nemliliği birde ılıkken yiyip hissettiğimde ertesi günki sınava dönebildim.

Malzemeler:
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı şeker+1 su bardağının üçte biri kadar şeker 
  • 1 su bardağı süt
  • Yarım su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 3 su bardağı un
  • 1 paket +1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 vanilya
  • 1 su bardağı kuş üzümü
  • 1 adet rendelenmiş havuç
Hazırlanışı:
  1. Yumurta ve şekeri bir karıştırma kabına koyun krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  2. Hazır olan yumurtaya yoğurdu,sütü,yağı ekleyin ve çırpın.
  3. Unu da azar azar ekleyerek mikser yardımıyla karıştırın kek malzemesini,ardından kavartma tozu ve vabilyayı da ekleyin.
  4. Rendelenmiş havucu ve kuş üzümünü de ekleyip tahta kaşık yardımıyla karıştırın.
  5. Yağlanmış kek kalıbına hazırladığınız kek hamurunu dökün ve önceden ısıtılmış 160 dereceli fırına verin.

18 Kasım 2011 Cuma

Kremalı İrmik Tatlısı

Biz çocukken ne meşhur bir tatlıydı!
Gittiğimiz yerlerde bu tatlı ya da bunun gibi bizim dönemin(90 lı yıllarda)belli başlı bazı ürünleri varsa benim yüzüm düşerdi.Annemin evden uyarıları,yetiştirilmemiz nedeniyle yerdik ama ömürümden ömür çalarak yerdim işte,çok katı yapanlar,tarçına boğanlar,şekeri az ama en çok bu tatlı ve bilumum sütlü tatlılarda da rahatsız ettiği gibi aşırı katı yapılmasıydı büyük sorun.Ben bu tarif sonrası hayatımda ilk kez sütlü irmik tatlısı yaptım,annem yapıyordu arada ve ben bir ya da 2 kez yemişimdir ama şimdi yiyorum!
Açık söylemek gerekirse eleştirimde de yanlış anlaşılmasın nimetin her biri güzel ama bazen gerçekten varolan nimetin ahengini bizler bozuyoruz..
***
Bundan önce bir salata tarifini verdiğim ve sofrasından bahsettiğim Esra hatun tarifi verdi.O da benim gibi bu tatlıyı katı sevmiyormuş hatta "istersen kremayı bir pakette koyabilirsin"dedi ama ben yarım ile denedim gayet iyi oldu,isteyen o şekilde de deneyebilir.
Malzemeler:
  •  1 kilo süt
  • 1 su bardağı irmik(dolu dolu)
  • 1,5 su bardağı şeker
  • Yarım paket krema(100 ml)
Üzeri için
  • Hindistan cevizi,tarçın,ceviz içi
Hazırlanışı:

Krema dışındaki üç malzemeyi tencereye koyun.Orta ateşte karıştırarak pişirin.Fokurdamaya başlayan tatlıya kremayı da ekleyip kaşıkla karıştırıp muhallebiye yedirin.Bir iki fokurdattıktan sonra ocağı kapatın.Kare bir borcamın içine biraz tarçın serpin ve ardından hazır olan muhallebinizi borcama boşaltın.Soğuyunca üzerine hindistancevizi,ceviz içi veya tarçınla,kısaca istediğinizle süsleyin.

6 Kasım 2011 Pazar

Nice nice bayramlar göresiniz*

Bayram çocuk varsa
Yaşlıların sohbeti varsa
Kalabalıkların coşkusu varsa
Muhabbetin şen kahkahaları varsa
Sevdiklerinle aynı sofrada olmak varsa
Tatlı yiyip tatlı konuşabilmek varsa
Ve en çokta hala bütün sevdiklerin yanındaysa
Herşey daha bir güzel..

Herkesin sevdiklerinle geçireceği ve bunun tadını unutmayacağı bir bayram dileğiyle..


*Bu bayram da dahil olmak üzere bu deyim babaannemin yıllardır her bayram bize zikrettiğidir..

2 Kasım 2011 Çarşamba

Betüş ile Çikolata Rüyası

Bir pazar günü küçük bir hanımefendi ile kurabiye yapınca o gün hiç unutulmuyor,birde oturup çay sofrası kurunca zevk başka hale bürünüyor hele de parka gidip fotoğraf için sana gülümseyen pozlar vermesi ile çocukların rabbin en güzel lütuflarından biri olduğunu  bir kez daha düşünüp ben dahil herkese nasib eylemesini diliyorum.Salih Emir diye bahsettiğim bizim aile için manevi torun gibi olan beyzadenin kardeşi Betül ile yaptık uzun zamandır yapmayı istediğim kurabiyeleri.Lezzet dergisinin bir ara verdiği çay daveti adlı küçük kitapçığın kapağında idi bu fotoğraf ve çok hoşuma gitmişti,acıbadem'e benzer hali,deneyeceğim deyip hep ertelemiştim ama sonunda denedim.Nefis bir lezzet oldu tarifte ılınınca yiyin demelerinin ılıkken elimle böldüğümde karşılaştığım görüntüde anladım birde ağzınıza attığınızda yayılan çikolatası ile alemi değiştirin uçmaya başlayın çikolata severler.

Malzemeler:
  • 1 yumurta
  • Yarım su bardağı tozşeker
  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • 1,5 çorba kaşığı un
  • 240 gr bitter çikolata(80 gr lıklardan 3 pakete tekabül ediyor)
Hazırlanışı:
  1. Yumurta ve toz şekeri mikserle iyice çırpın.
  2. Tereyağını küçük bir tencerede eritip ocaktan alın.İçine 160 gr.bitter çikolatayı ilave edip çikolatalar eriyinceye kadar karıştırın.
  3. Yumurtalı karışıma soğuyan tereyağlı çikolatayı ilave edip kaşıkla veya mikserle karıştırın.Daha sonra unu ekleyip biraz daha krıştırın.
  4. Son olarak kalan 80 gr.bitter çikolatayı kırarak malzemeye ilave edin.
  5. Tepsiye yağlı kağıt serin.Üzeine karışımdan birer kaşık aralıklı olarak paylaştırın.
  6. Önceden ısıtılmış 160 dereceli fırında en fazla 10-12 dakika pişirin.Ilınınca servis yapın.
 Yanına şekersiz süt ile şunlardan alın birkaç tane:-)

    25 Ekim 2011 Salı

    Kırmızı Beyaz Pide*

    Sabahın beşi birşeyler okumaya çalışıp uyku ile aramdaki bağı iyice bozmaya çalışıyorum.Şu an birçok insan elimizde olan şartların birazına dahi sahip olsa güzel bir uykuya hasretliklerini söndürecekler.Bazen bu tavrımızın da adil olmadığını düşünüyorum ama,çünkü sırf depremmi olması gerekiyor ülkemizdeki yoksulluğun,acziyetin ve yoksunluğun hissedilebilmesi için?
    Halbuki deprem ya da olabilecek herhangi bir afet zaten kambur olan anadolu insanının sırtını biraz daha eğdi ama bu sefer en ağır şekilde eğmiş oldu..
    Önümüz bayram inşallah rabbim onların bayramını herkesten daha güzel eylesin ki yaşadıklarının korkusunu,hüznünü biraz olsun atlatabilmeleri nasip olsun.Ve hiç kimseyi afet veyahut insan eliyle olan ölümlerle imtihan etmesin!
    ***
    Pidenin tarifi  kendi kendime uyguladıklarımdandı ve olumlu sonuç aldığım  önceden yapılmış eklenmiş bir tarifti(geçen hafta başı)ama bir türlü yayınlayamadım,geçen hafta ortası ülkenin geldiği halde pek yayınlamaya sevketmedi açıkçası.Ne yazık ki hala pazar gününün sıkıntısı olsa da inşallah hepimiz birer el uzatmayı kendi nefesimizin hakkı sayıp bunu verebilmeyi başarıp bayrama kavuşuruz.

    Hamuru için:

    2 su bardağı ılık süt
    Yarım su bardağı sıvıyağ
    1 çorba kaşığı tuz
    1 çorba kaşığı şeker
    1 paket yaş maya
    Aldığı kadar un

    İç malzemesi:

    Yarım su bardağı süt
    1,5 su bardağı kadar lor
    1 su bardağı rendelenmiş kaşar
    2-3 adet kırmızı biber
    Tereyağ

    Üzeri için yumurta sarısı

    • Öncelikle un dışında herşeyi derin bir yoğurma kabına koyun.
    • Kabtaki malzemeleri birbirine elinizle iyice karıştırın.
    • Birbirine karışmış bu malzemeyi 10-15 dakika o şekilde bekletin.
    • Beklettiğiniz karışıma azar azar unu ikave edin.
    • Yumuşak bir hamur elde edince de 4-5 dakika iyice yoğurup ılık bir yere mayalanmaya bırakın.
    • İç harcı için de loru,rendelenmeiş kaşar peynirini ve sütü karıştırın.
    • Mayalanan hamurdan cevizden büyük parçalar alıp merdane yardımıyla küçük pasta tabağı boyutunda açın.
    • Açtığınız hamurun orta kısmına malzemeden ekleyip,çok yfak olmadan doğranmış kırmızı biberlerden de ekleyin.Son olarak da çok küçük  parçalar halinde tereyağ da atıp iki ucu birbirine getirip ortada boşluk kalacak şekilde kapatın her iki kenardan.
    • Hazır ettiğiniz pidelere de yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış 200 dereceli fırına verin.
    *Pidenin ismi öylesine aklıma geldi,umarım uygun bir isim olmuştur.Yenildiğinde yoğun peynir ile biberin bileşiminden bu tarz bir görüntü de çıkıyor zati.
    *Bu arada bu hamur ile yaklaşık 13-14 tane çıkabiliyor iç malzemesin son 4 taneye yetmemişti sucuk koyduk,dilerseniz biraz artırabilirsiniz peynirli harcı ya da farklı bir harc koyabilirsiniz. 

      17 Ekim 2011 Pazartesi

      Fındık Kremalı Kek

      Yağmurlu bir sonbahar havasını en cazibeli hale getiren hallerden biri de evde taze demlenmiş çay ile fırındaki kek’in evde yaydığı davetkar kokular o yağmuru,soğuğu daha da bir başkalaştırıyor insanda.Yazmak,okumak istiyor insan o yağmur sakince yağarken elde çay ile..Birde benim gibiler var hem bunları isteyip hem de mutfağa da girip ikisini bir arada yapar iken yorulan gruptan olanlar.Kış  mevsiminin erkenden hissedildiği şu günlerde kek kokunuzun ve çayınızın davetine istekle geleceklerin her daim olması dileğiyle deyip bu akşam yazıyı tadında bırakalım
      Fındık kremasını bugün marketten alırken anneannem gene hatırımdaki sabitlediğim yerden bana  başka baktı.Fındık kremasını çok severdi arada bir-iki çay kaşığı ağzına atardı.Rabbim onu ve onun gibi nice anneanneleri-babaanneleri huzurundaki en güzel yere nasip eylesin inşallah.

      Malzemeler:

      • 130 gr şeker(bir su bardağından 2 parmak eksik geldi bardak ölçüsü ile de)
      • 2 yumurta
      • 2 su bardağı un
      • 2 çay bardağı süt
      • 3 çorba kaşığı(dolu dolu) Krokantlı Fındık Kreması
      • 100 gr dövülmüş fındık(1 su bardağından 1 parmak eksik geldi)
      • 1 paket kabartma tozu

      Hazırlanışı:
      1. Öncelikle yumurtalar ve şekeri krema kıvamına gelinceye dek çırpın.
      2. Katılaşan karışıma fındık kremasını ekleyip iyice karışmasını sağlayın.
      3. Kremayı da karıştırdıktan sonra sütü ekleyip en düşük derecede çırpın(dikkatle çırpın etrafa sıçrayabilir).
      4. Sütü de yedirip ardından sıvılaşmış olan karışıma ununu da azar azar ilave edin.
      5. Un ilavesi de tamamlandıktan sonra kabartma tozunu ve fındığı da ekleyip tahta bir kaşıkla güzelce karıştırın ve yağlanmış kalıba dökün.
      6. Önceden 150-160 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 1 saat kadar pişirin.

      9 Ekim 2011 Pazar

      Yeni yeni yazmak,yeni yeni tatlar denemek vs vs

      Yeni tatlar denemek lazım,yeni sözcükler öğrenip onları bir cümle haline getirip taze nefesler alıp vermek lazım.Her yenilik biraz daha hayatımızı sorgulamamızı ve biraz daha anlamamızı&anlamlandırmamızı sağlayacaktır belki de kimbilir?
      İnsan ölümlerle alışması gerektiklerine zamanla yaklaşıyor,sanki değmese varolmayan birşeymiş gibi gördüklerimiz nefes kadar uzak veya yakın.Zamanla yaşadığımız ruh hali çevremizden çok artık kendimize da sıkıntı verir bu sebeple alışmaktan ziyade bununla yaşamayı öğrenmek ve eğer Allah ve kadere iman da varsa daha rahat varolmayı sağlıyacaktır ki sağlıyor da.
      Bir başkasının seninle aynı yaşadığı acıyı&sevinci onunla aynı şeyi yaşadıktan sonra anlıyormuşsun,şimdi hasbelkader bilen biri olarak demeye çalışıyorum.
      Varolan,devam eden yaşamı ölümle veya ölüm olmadan yokluğunu hissettiklerimize rağmen sürdüreceğiz.Kurduğum şu cümleleri bir klasik deyimmiş gibi sunmakta değil niyetim geçen mart ayından beri ölümle gelen ya da ölüme gerek kalmadan olan hallerden sonra yeni yeni toparlanan ve buna kendini zorlayan biri olarak yazmaktı niyetim sadece..
      Ramazan'ın 16.günü yaptığım ve ertesi günü anneannemde de yediğimiz rahmetli anneanneme de kısmet olan bu 2 tatlıyı yayınlamaktı niyetim aslen.O günlerden beri bilgisayarda fotoğrafları duruyor(ki ömrünü tüketen makinemden çok iyi fotoğraflar çıkmasa da)ancak bugüne kısmet oldu.
      Aslında Papatya'nın bu tatlısını  uzun zamandır yapmak istiyordum ama fındık olmadığı için yapamamıştım yanlış hatırlamıyorsam.Bu tatlı hala aklımda fındıkta var yapacağım.
      İkisi de çok ama çok sevildi o akşamdan çok az kaldı 2 çeşit hani fazla fazla yetsin ertesi güne de fazla artsın derken az kaldı,irmikli olanın kıtırlığı hoşa gidildi şerbetlilerle arası iyi olmayan annem ve onun gibi olan misafirlerimizde Selanik Tatlısında hemfikirdi.
      İki tarif içinde Hayat Cafe'ye ve Yemek Vakti-Aylin'e çok ama çok teşekkürler!
      Tairfleri buraya da ekliyorum ama orjinal görüntüsüne ve kendi sitesinden de bakmak isteyenler için de link veriyorum.
      Parmak Tatlısı(Balparmak)

      1 paket tereyağ(veya margarin)
      1 çay bardağı zeytinyağı
      yarım su bardağı şeker
      1 çay bardağı kaymaklı yoğurt
      1 paket vanilya
      1 paket kabartma tozu
      2 yumurta
      Aldığı kadar un(6 su bardağı kadar)

      İçi İçin;opsiyonel;
      1 kase iri kıyılmış ceviz(içine ceviz koymasanızda gayet güzel oluyor)

      Şerbeti için;

      3,5 su bardağı su
      3,5 su bardağı şeker
      bir kaç damla limon suyu

      Bulamak için;

      Bir kase irmik

      Şerbet için şeker ve suyu bir tencereye koyup kaynatalım.Koyulaşmaya başladığında limon suyunu ekleyip şerbeti soğumaya bırakalım.

      Hamur için un hariç bütün malzemeyi yoğurma kabına alıp unu kontrollü olarak ekleyin.Hamurdan mandalinadan biraz küçük parçalar koparıp elinizle ince uzun açıp içine ceviz koyun.Hamura ince uzun şekil verin irmiğe bulayıp yağlanmış tepsiye dizin(içine ceviz koymuyacaksanız hamuru direk rulo yapıp irmiğe bulayın)

      180 derece ön ısılı fırında tatlılarımızı iyice kızarana kadar pişirelim.Fırından aldığımız parmak tatlılarını 2 dakika dinlendirip soğuyan şerbeti üzerine dökelim.Yaklaşık 2 saat sonra tatlınızı servis edebilirsiniz.

      Afiyet Olsun...

      not:şerbeti döktükten sonra üzerine tepsi örtebilirsiniz ama tatlıyı hamurumsu yaptığı için ben tercih etmiyorum...
      Selanik Tatlısı

      Malzemeler

       4 yumurta
      2 çay bardağı toz şeker (küçük boy)
      1 çay bardağı sıvı yağ
      2 çay bardağı hindistan cevizi
      1 çay bardağı galeta unu
      1 su bardağı un
      1 paket kabartma tozu
      1 portakal veya limon kabuğu rendesi

      Keki ıslatmak için 2 su bardağı soğuk süt
      1 çay bardağı toz şeker


      Hazırlanışı

      Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelene dek çırpın.Sıvıyağınıda ilave edip çırpmaya devam edin.Un hariç kalan malzemeleride ilave edip kaşıkla karıştırdıktan sonra en son ununuda döküp yavaş yavaş karıştırın ve yağlanmış tepsiye dökün (ben kare camlardan kullandım) 180 derece içine batırdığınz kürdan temiz çıkana kadar pişirin.Fırından çıkardıktan 5 dakika sonra önceden şekeri eriyene kadar karıştırdığımız soğuk sütü (kaynatılmayacak sadece karıştırılacak)kekimizin üzerine döküyoruz.Dolapta soğumaya bırakıyoruz.Üzerine ben krem şanti sürdüm ama olmasada lezzetli bir tatlı...
      Afiyet olsun.

      2 Ekim 2011 Pazar

      Mürdüm Erikli&Armutlu Tart

      İnsan çok şey yazmak isteyip bazen yazamıyor.Aklıma ne gelse ya uzun ya da sırası ya da yeri değil vs vs.Bazen sessizlik,suskunlukta çok şey anlatırmış.Bizde böyle anlatalım halimizi,ahvalimizi.
      ***
      Mürdüm eriği ile kekte yapmıştım bundan önce o da güzeldi ben ilk defa kafama esti ve kendi başıma bir tarif oluşturup yaptım.Tedirginde oldum acaba güzel olurmu ya da krema nasıl olur derken bu tart havada bitti ve ertesi gün bir daha yaptım.Mürdüm eriği hazır pazarlarda varken denemenizi nacizane tavsiye ederim.

      Malzemeler:
      • 125 gr tereyağ
      • 1 çorba kaşığı toz badem
      • 1 hamur kabartma tozu
      • 1 vanilya
      • 1 yumurta
      • 1 çorba kaşığı elma sirkesi
      • 2  çorba kaşığı zeytinyağı
      • 3 çorba kaşığı tozşeker
      • 285 gr un
      • 500 gr mürdüm eriği
      • 4 adet armut
      • 5 çorba kaşığı şeker
      • Yarım paket süt kreması(100 ml)

      1.  Öncelikle ufak ufak doğranmış erikleri tavaya koyun ve üzerine de şekeri gezdirin
      2. Şekeri eklenen erikleri orta harlılıkta olan ocağa koyun ve çok su çıkarmadan şekerle biraz yumuşamaya bırakın.
      3. Yumuşadıktan sonra da soyulmuş,fazla ufak olmayacak şekilde doğranmış armutları da ekleyin.
      4. Armutlarla da yaklaşık 5-6 dakika pişirdikten sonra ocağı kapatın ve kremayı ekleyip kaşık yardımıyla karıştırıp soğumaya bırakın.
      5.  İç kısmını hazır ettikten sonra da hamur için yoğurma kabında önce yumuşamış tereyağı şekerle beraber elinizle iyice ezin.
      6. Sonra yumurtayı koyup onuda yedirin ardından sirke ve yağı da ekleyip iyice elinizle karıştın.
      7. Vanilya ve kabartma tozunu da ekleyip karıştırın ve son olarak unu yavaş yavaş ekeleyerek kıvama getirin.
      8. Kıvama gelen hamuru yaklaşık 15-20 dakika buzdolabına kaldırın.
      9. Buzdolabından aldıktan sonra 26 yada 28 cm lik kelepçeli kalıba hamuru yerleştirip kenarlara doğru elinizle açın.
      10. Kenarlarında eşit şekilde yarım kapak olucak halde hamur bıraktıktan sonra hazırladığınız erikli harcı da ekleyip her tarafa eşit yayın.
      11. Erikli harcı eşit yaydıktan sonra kenarlara doğru verdiğiniz hamuru pide kapatır gibi kenarlardan alıp üzerine doğru hafif kapatın.
      12. Hazırladığınız tartınızı 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 1 saat hatta 1 saat 10 dakika kadar  pişirin.
      Not: Aşağıda gördüğünüz "malz.krema yok"yorumunu bırakıp kim uyardıysa çok teşekkürler!Dün yazarken  akşamın yorgunluğu+hasta olmam nedeniyle atlamışım,özürler.

        17 Eylül 2011 Cumartesi

        Fasulye Kavurma

        Bir gün annemler buğday biçerken köyde anneannem de onlara biriyle"Fasulye Kavurması"göndermiş,"o yorgunluğa öyle güzeldi ki bir ekmekten bir sudan birde fasulyeden yiyorduk"diye anlattı annem.
        Dağda çalışıp yorulana ayrı bir lezzetli gelir derdi anneannemde,annemde halen söyler bunu ki haklılarda.
        İçimden birşey yapmak,yazmak pek gelmiyor.Yemek fotoğraflamayalı çok ama çok uzun zaman olmuşken geçen gün evde birşeyler yapma durumunda kalınca bir fotoğraflama için uğraştım kendimle.
        Ne zaman elimde makine yemekleri fotoğrafladığımı görünce "Allah Allah"deyip bir yandan da içten içe gülerdi benim Altın kızlarımdan "2.annem"dediğim "anneannem"..
        Şimdi ne zaman yemek fotoğraflasam bir taraftan anneannem görsünde kendince söylensin isteyeceğim ama bir yandan da olmayacağını bilip hüzün biriktirmeye devam edeceğim.
        ***
        Lazlara ait olan "Turşu Kavurma"gibi değildir yanına muhakkak"Cacık"ile denemenizi tavsiye ederiz.Bizim köye ve civarına ait bir lezzettir.

        Malzemeler:

        Haşlanmış Taze fasulye
        Sarımsak
        Tereyağ
        Sivri Biber
        Tuz

        Hazırlanışı:
        1.  Fasulyeleri haşlayın.Haşlanan fasulyeleri elinize top gibi alıp iyice sıkın suyunu,sıkıca sıkın.
        2. Suyunu sıktığınız fasulyeleri kenara alın ve ardından bir tavaya tereyağ ekleyin göz kararı,tereyağ eridikten sonrada dövülmüş sarımsak ve küçük doğranmış biberleri de ekleyip birkaç kere tavada döndürün.
        3. En son da fasulyeyi ekleyip 4-5 dakika birbiriyle özleşmesini sağlayın ve ardından servis edin.


        Supangle

        Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...