13 Eylül 2008 Cumartesi

Buzlu Börek

ramazan yoğunluklar açısından güzel ama blogum açısından sakin geçiyor farkındayım..
bu ramazan daha rahat birşeyler yazabilirim diye düşünürken tam tersi oldu,bizim evin ilk iftar davetinin sahipleri olan hepsi biribirnden değerli arkadaşlarıma hazırladığımız güzel sofrayı bir türlü fotoğraflayamadım kısmet olmadı..ve şu 2 haftalık zaman zarfında gün içersinde de yeni tarifler denemek yerine olan tariflerle birşeyler hazırladım,zaten daha çok tatlı-hamur işleri kısımlarıyla ilgileniyorum,birde bayat ekmekleri değerlendirecek yeni karışımlar yaptım ama bir türlü onlarda fotoğraflanamadan tüketildi afiyetle,bir dahakine burada olucaklar inşAllah..


az önce yeni bir kitaba başladım yeni birşeylere başlamak hayatımızda olan çizgilerin de yenilenmesini istemeyide beraberinde getiriyor bana da öyle oldu,bilgisayarı açtım bloga birşeyler ekleyebilmeliyim derken arşivde fotoğrafını gördüğüm iki lezzetin tarifinin kaybolduğuu gördüm yılmak yok dedim bu seferde bir sabah kahvaltısında yediğimiz şu şişko görünümlü buzlu börekleri görünce bunu eklemeliyim dedim çünkü çok nefis olmuştu sakın aldanmayın oruçtan sebep abartmıyorum daha acıkmadım:)
muhakkak suya bulama işlemi tarzında börek yapan vardır ama böyle buzlu şekilde yapmadıysanız kesinlikle yapın harika oluyor sadece yaparken biraz elleriniz donuyor o kadar.
Buzlu Börek


Yapılışı:

sütlü veyahut yoğurtlu yaptığınız sosuyla hazırladığınız böreklere iç harclarınıda koyup istediğiniz şekilde sarıp buzluğa atın sonra donmuş börekleri,1 su bardağı suya yarım çay bardağı sıvıyağ gelecek ölçüde hazırladığınız karışıma iyice bulayın içinde iyice karıştırdıktan sonra hemen tepsiye koyup yumurta sarısını sürün bu şekilde bütün börekleri tek yapın,sonrada sıcak fırına verin.

not:sulu karışımınızı böreğin sayısına göre artırabilirsiniz.

1 Eylül 2008 Pazartesi

Çifte kavrulmuş bir ay ve cevizli+maydonozlu ekmekler

güzel bir sabah,güzel bir gün umuduyla uyanmak birde bu sabah eylülün girizgahıysa evet diyorsun güzel bir gün bekliyor,güzel bir ay.
Eylül özel bir ay,belki benim gibi kışı seven birine kışı hatırlattığı ve habercisi olduğu için,belki de edebi değeri her daim yüksek olduğu için,belki de kendi içinde bir asalet barındırdığı için,hepsini kabıma alabilirim.Eylül özel bir ay,dolu dolu geçirilmesi gereken bir ay.üstüne birde bu sene eylül 1 derken özel bir zaman dilimi ramazan da bizi karşılıyor çifte kavrulmuş bir tat,benim için ve birçok kişi için önemli 2 güzel hal bir arada daha ne olsun!
Ramazan ve Eylül'ün yaşattıkları ister birbirine yakın olsun ister olmasın ama ruhta temaşası her biri ayrı güzel zamana giriş yaptık,ilk saatlerinide doldurduk.
umarım Ramazan bize unuttuklarımızı hatırlatma görevi üstlenir,yanımızdakini görmezden gelmişssek eğer görmemizi sağlar,dünyaya sadece kendi isteklerimiz için gelmediğimizi birileri için birşeyler yapmamız gerektiğini hatırlatma görevini üstlenir,nimetimizi paylaşırız her an,umarım herkesin gönlünün muradı hayırlısı ile olur bayrama herkes gönül ferahlığıyla ulaşır,yüzlerde tebessüm,gönüllerde coşku bırakır..
eylülde yanında bize kendine has duruşunu sağlar eylül deyince siyah beyaz anlardır akla gelen yada yerlere dökülmüş sararmış yaprakların savrulmasıdır rüzgarda yada ada da birgündür eylül,istanbul da günce tutabilmektir belki de kimbilir...

ramazan ve eylül ikiside bir arada çok güzel ikiside farklı taraflardan ruhu zenginleştiren,ikiside ayrı noktalarda apayrı lezzetler veren zaman dilimleri,herkesin gönlünce yaşayabilmesi dileğiyle...
***uzun zamandır yayınlanmayı bekleyen bir tarifi yayınlamak istiyorum ama açıkça söylemeliyim ki arşivlerken tarifini yazmayı ya unutmuşum ya da geçenlerde bilgisayar çöktüğünde giden dosyalarla birlikte uçup gitmiş..
aklımda kaldığı kadarıyla veriyorum,malzemeler hasbelkader aklımda ama ölçüleri konusunda emin olamadım,kusuruma bakmayın lütfen,yanlız çok leziz olmuştu abartı sanılmasın çünkü ceviz ile peyniri hem kullanırız yıllardır hemde çok severiz ama maydonoz ile oluşucak bir üçlemenin(ceviz+maydonoz+peynir üçlemesi)bu kadar yakışacağını tahmin etmemiştim.

cevizli+maydonozlu ekmekler


malzemeler:

dilimlenmiş ekmek
peynir
yumurta
iri dövülmüş ceviz
maydonoz
tuz
süt

hazırlanışı:

peyniri,yumurtayı ve sütü önce bir güzel karıştırın iyice biribiryle karışınca ceviz,tuz ve maydonozu ekleyin.ekmeklerede hafif bir tereyağı sürüp hazırladığınız peynirli karışımdan istediğiniz ölçüde sürün ve ısıtılmış fırına verin.üzerleri kızarınca çıkarın fırından çünkü fazla kalınca kuruyabiliyor ekmekler.sıcak sıcak servis edin.

ilk 2 fotoğraf internetten alınmıştır.

24 Ağustos 2008 Pazar

Ayranlı Çorba

köklerden gelen bir damak tadımıdır yada alışkanlık mıdır bilmem ama bizler için vazgeçilmez tatlardan biridir ayranlı çorba ve yapıldığında da çok çok hızlı şekilde tüketilir,sevilir hele de şu sıcak günlerde..
buğdaya önem vermişler bizimkiler,muhakkak ki daha da önemli lezzetler ve önem verenler vardır ama şu yoğurtla karıştırılmışının bile 3-4 çeşidi var,zamanla aktaracağım inşAllah,yoğurtla pişmiş halini sıcak çorba yapan,yemek yapan,böyle soğuk ayranlı çorba yapan var da var yani..

belki de zamanında kısıtlı imkanlar onlara ellerindekinden lezzeti farklı ama malzemeleri üç aşağı beş yukarı aynı olan yiyecekleri yapabilme imkanı sağladığındandır kimbilir,iyiki öyle olmuş bizlere o tavırlarıyla ayna olmuşlar ardımıza bakabildiğimizde birilerinin mücadele edip neler yapabildiğini hissedebildiğimiz zamanlar var diyoruz her ne kadar bazen canlı olarak yetişemesekte onalrın yaşadıklarını dinlemek bile elimizdeki bolluğun kıymetini anlamamış içni yeter de artar bile..
konu nerden nereye geldi ama iyiki de geldi çünkü buğday diye gelip geçilen nimet su gibi birşey,su kadar olmasa da diye birşey diyemiyeceğim çünkü yaşamda her zerrenin kendine ait bir yeri var ne fazla ne eksik herşey o denli uyumlu bu yüzden elimizdekilerin yerlerini oynatmayaalım onları kaybetmemek için kıymet bilelim...
***
Ayranlı Çorba

yarım kilo aşurelik buğday
1 kilo yoğurt+yoğurt
taze nane
su
tuz

Hazırlanışı:

buğdayı ayıklayıp yıkayın,pişirmek için bir tencereye koyun.
göz kararı su ekleyin,yaklaşık buğdayın üzerini bir parmak geçecek kadar,sonrasında suyunu çektikçe(pişmemişse eğer)az az su ekleyin,biraz pişmeye durduğunda 1 kilo yoğurdu ayrı bir yerde iyice çırpın ve yavaş yavaş karıştıra karıştıra buğdayın içine yoğurdu ekleyin.
yoğurtla bir güzel pişen buğdayı soğumaya bırakın.
sonra içinden istediğiniz kadar kaseye alın ve göz kararı yoğurt ekleyin isteğinize göre,bir tutam da taze nane doğrayın içine,çok az da sulandırın ve tuzunuda ekleyince çorbanız hazırdır.

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Beyaz damla çikolatalı kurabiye

geçenlerde gelen misafirlerimiz için yapılan bir sürü güzel yiyeceklerin arasına çeşit olsun diye kendimce birşeyler karıştırdım gene ve bir deneme olduğu için az yaptım açıkçası,belki beğenilmeyebilirdi.
ve sonra misafirlerimiz geldiler bende o arada çikolata soslarını hazırlıyordum üzerine hatta beğenicekmisiniz bilmiyorum bile dedim,herkes görüntünün güzel olduğu konusunda hemfikir tadınıda öyle düşündüler ve masada çayın yanına sunduğumda da gerçekten çok güzel tepkiler aldım ilk yapılmış bir tarif için.
açıkçası ben ilk yediğimde tereyağla yapılmış bisküvi gibi dedim yiyenlerde gevrekliğini çok beğendiler,içindeki hafif kıtır lezzeti sordular bende beyaz çikolata dedim,evet beyaz damla çikolata içinde öyle değişik bir lezzette bıraktı.
umarım deneyecek kişilerde memnun kalırlar ben o gün ilk tarifin verdim birine burda yayınlamakta bugüne kısmetmiş..
Malzemeler:

100-150 gr.kadar tereyağı(ben göz kararı kullanmıştım)
1 çay bardağı beyaz damla çikolata
yarım çay bardağı zeytinyağı
2 çorba kaşığı pudra şekeri
1 vanilya
1 kabartma tozu
aldığı kadar un

Üzeri için:

bitter çikolata
süt
file badem-fındık

Yapılışı:

bütün malzemeleri yoğurma kabınıza alın unu eklemeden önce şöyle birbirine karıştırın elinizle sonra azar azar ununu ekleyin.
orta karar bir yumuşaklığa gelince hamur şekerpare gibi oval-yassı şekiller verin tepsiye dizin ve fırına verin.
çikolatayıda benmari usulü eritin çükolata eriyince göz kararı süt ekleyin ve iyice karıştırın güzel bir kıvama gelince ocaktan alın sonra kurabiyelerin üzerine istediğiniz yoğunlukta gezdirin ve file badem-fındıkla süsleyin.

1 Ağustos 2008 Cuma

sucuklu-mantarlı milföy

uzun bir ara girdi yine..
açıkçası önceki yazıda bahsettiğim gibi geçici bir atalet hali bu(umarım)..
arada pasta-kurabiye yaptım ama fotoğraflamaktan öteye geçemedim bir türlü yayınlayabilme imkanım olmadı,olduğunda da sözcüklerim uygun kelimelerle zihnimde buluşamadı kısmet-şükür ki-bugüneymiş artık birşeyler yapmalıyım istedim.
en sıkışık anlarımda burada verilmesi gereken ciddiyeti gösterdim,halende elimden geldiğince göstermeye çalışıyorum ama sene boyunca ders çalışmaktan başka birşey yapmadığım için herhal avareliği özlemişim.
bu avarelik zamanlarımda sevdiğim insanlarla bir arada olmak ise en güzel yanı bu böreğide öyle güzel bir günde yapmıştım hatta diğer yazıdaki parfeyle aynı gün desem daha iyi,masayı fotoğraflayamamıştım ama o gün nefisti,özellikle yeri benim için gerçekten önemli olan arkadaşım ve şirinesiyle geçen güzel bir gündü diyebilirim..
tarife geçmeden önce şunu belirtmek isterim bu tarz tarifler birçok kişinin evde yaptıklarındandır muhakkak ama ben bu böreği çok beğendim arkadaşımda öyle bu yüzden yayınlamak istedim..

Malzemeler:

7 adet milföy
sucuk
mantar
kaşar peyniri rendesi
1 yumurta sarısı
çörekotu

Yapılışı:

öncelikle mantarlarınızı kendi suyunu çekene kadar haşlayın,sonra yağda sucukla birlikte biraz kavurun(sucuk pişene kadar).
milföy hamurlarını şöyle elinizle biraz açın sonra da üçgen olucak şekilde ikiye bölün,yarı kısmına sucuklu karışımdan koyun,üçgen olucak şekilde kapatın.
hepsini bu şekilde yapıp tepsiye dizin,üzerlerinede yumurta sarısı sürüp fırına verin.
**not:mantar ve sucuk için miktar vermedim isteğe göre değişir..

8 Temmuz 2008 Salı

Sakin tatil ve şeftalili parfe

sakin ve sıcak bir yerden geldim cumartesi günü,şehre ayak basmaya hazırlanırken sıcak ve sıkıntılı bir hava karşıladı,bir yandan ayağımın ağrısıyla beni dahada bir sıktı ve geldiğim yere geri dönmeliyim dedirtti ama nafile işte burdayım artık bizi sarmalayan sıkıcı,bunaltan havanın dibindeyim..
2 gündür birşeyler yazmak için çabalıyorum cumartesi ve pazar ayağımın ağrısı elvermedi ama günlerdir içim içimi yiyor buraya notlar düşememek,mutfaktan taşan kokuları buralara ulaştıramamak canımı sıkmıyor değil ama haziranın ortasından beri atalet sarmış dört bir yanımı ılık bir ilkbahar esintisi gibi olanından..
yalnız 2 gündür kabında sıkıntının olduğu bir atalet var üzerimde,istanbula dönüşün yaramadığını fevkalade belli eden bir durum şu fotoğraflara bakmak bile orada olsam dedirtiyor,ama yaşadım bu sakinliği işte buda güzel diyebilmek için zorluyorum kendimi.

açıkçası sabah kalktım birşeyler karalamak için bilgisayarımdaki office programı gittiğinden beri yazmakta zor oluyor abimin bilgisayarında fotoğrafları hallettim hadi yazı derken olmadı-olamadı bir türlü,sabahın köründe birşeyler yazdım beğenmedim ki iyikide beğenmemişim çünkü demin birşey oldu Tijen ablanın sayfasını gezerken"Çay olsun,kurabiye olsun,dostluk olsun"yazısını okurken beni yazmaya teşvik eden yüzüme hafif ve güzel bir tebessüm bırakan bir hal oldu belkide ruhuma yansıtan bir ışığı oldu yazının kimbilir çünkü oda ekşi maya diyordu benimde geçen hafta tattığım köy ekmeklerinde olan gibi,geleneksel diyordu aynen geçen hafta birilerinin bizim için uğraşlarında gördüğüm şimdi yitmekte olan geleneksel misafirperver anlayış ve lezzetler..
ütopya gibi bir yerdi istanbula bir o kadar yakın bir o kadar uzak her ne kadar orayada şehirleş(ememenin)menin gazabı yavaş yavaş uğrasada olsun genede bozulmayan noktalar vardı ve bunu tatmakta güzeldi.
80'e merdiven dayamış birinin hiç üşenmeden ekmek mayalamasını ve 10 tepsiye yakın ekmeği hazırladığını görünce ağzından bugüne kadar hiç ah bile duyulmayaşınıda bilmek ve bunları bir araya toplamak kendimden utandırdı beni,herkesin misafir etme çabaları o büyük babaannenin günde 3 defa kendi bahçesine inip tamamen doğal,ilaçtan uzak ürünlerine bakması ve bizlerle paylaşması..

ne diyeyim saymakla bitmez uzar gider o yediğim ekmek,ateşteki zeytinyağlı taze fasulye,kendilerinin yaptıkları o mis gibi zeytinin abartacak boyutta yedirecek lezzete sahip olması,o bahçeden gelen tırtıklı ve harika lezzetli salatalıklar daha neler neler...
bu tepsi gibi bir sürü ekmek tepsisi vardı,o ateşi ekmekleri koyabilecek harlılığa getiren,o ekmekleri yapan,nüfusa göre yaşlı bizle kıyaslanınca bizden genç olan büyük babaannenin sayesinde.. malum çiçekçilik denince akla gelen yerlerden biri yalova ve yol üzerindeki herhangi bir camekandaki güller..
bunlarda kaldığımız köydeki kedilerden biri yavrusuyla hallerini görünce kızkardeşim için fotoğrafladım,akşam fotoğrafları hallederkende dedim bir fotoğrafı da senin için ekleyeceğim diye buda onun sevdiklerinden ee onun için fotoğrafladıysak eklemek gerekir değil mi.
gül bahçesinde böyle bir sürü gül vardı demet demet yerlere saçılanlar bile toplansa o bile yeter dedirtecek kadar hepsi biribirinden güzeldi.önce bu gülleri kokladık güzelliklerine bakıp şaştık bahçede sonra...ateş yakıldı öncesinde bahçeden yeni koparılan fasulye ayıklandı ve zeytinyağlı fasulye hazırlandı sağolsunlar hemen ateşe koydular ve lezzetini ömrüm boyunca unutamayacağım 2 tabak yedirten bu lezzeti tattırdırlar.
biter mi hiç?
bitmedide ardından böyle kapalı şekilde lahmacunlar yapıldı sıcacık boş ekmekler de yapıldı ve sıcak sıcak yendi nefisti..
bir ara termalede gittik ama o göz suyu-mide suyu denen sular bu hale gelmiş çok yosunlanmış ve koku var ee insanoğlu yaşadığı alana neler yaptığını görmesse bu olur.
yosunlu görüntüsü değişik duruyordu ama bir yandanda üzücü.
bu güzel zamanlarında bu yol gibi bitmeyen bir şekilde olmasını dilerdim ama ömürde bir nefeslik ya yaşamdan aldığımız tatların hepside tadımlık belkide öylede olmalı,çünkü tatsızda gelebilirdi belkide...


***
ama bu yazıyı artık bir tarif vermeden kapatmamalıyım uzun bir ara oldu malum zaten bu güzelim parfeyi yayınlayacaktım yaptığım gün ama kısmet olmadı,kısmet bu güzelim yaşanmışlıkların ardından olmasındaymış bu tadı yapmama sebep olan güzel insan gibi.

Şeftalili Parfe
Malzemeler:

2 paket krem şanti
2 su bardağı soğuk süt
1,5 pakete yakın burçak
1 su bardağı beyaz damla çikolata
3 adet şeftali

Yapılışı:

Şantiyi soğuk sütle karıştırın kıvamına gelince eğer biraz sulu görünüyorsa 10-15 dakika buzlukta bekletin.
Sonra bisküvileri kırın krem şantinin içine,damla çikolatayıda ekleyin,şeftaliyide soyup ve doğrayıp bu karışıma ekleyin.
Sonra kaşkıkla biraz karıştırın.
Bir kalıba yada ufak bir tepsiye streç film serin ve parfeyi kalıba boşaltın.
Buzluğa koyun ve bir gece bekletin.

24 Haziran 2008 Salı

Dönüş...


özlediklerimle hasret giderirken sözcüklerle buluşmalarım birşeylere çaba göstermelerim zorlaşıyor.
yada yorgunluk sonrası ataletle sarmalanmışım kimbilir..
ama en en kısa zaman zarfında gelmek istiyorum-geliyorum-geleceğim..

13 Mayıs 2008 Salı

Sakinliğe az kala

bazen herşey istenildiği gibi gitmiyor durmak ve beklemek gerekiyor...
zamanda yetmiyor yada yetemiyor..
ben hem zamanı yettiremiyorum hemde teknolojinin sorunsallığına yenik düşüyorum yani 2'side başımda bu aralar..
biliyorum ki herkes güzel tatlar ve lezzetler sunuyordur,güzel etkinlikler yapıp neşeleniyorlardır ama teknolojinin sorunsallığı sayesinde az bir zamanda dahi bakamıyorum.
ben rahat zamanlamalara geçiş yapayım,teknolojik sorunlarda halolsun ortalık sakin bir hale bürünsün inşAllah buralarda olmak dileğiyle...

23 Nisan 2008 Çarşamba

Mantarlı börek--Börek etkinliği/33

Evet bir sürü etkinlik oluyor kimine yetişebiliyorum kimine yetişemiyorum yada hiçbirşey yapamadığımdan katılamıyorum..
Ama bu etkinliğine son anda olsada katılmaktı niyetim ve sonunda sabah böreği yapabilince yetiştim.
Yalnız börek öyle beğenildiki yapıldığı gibi kahvaltı sofrasında bitti.

Evet gelelim etkinliğe ve böreğe öncelikle etkinliğin sahibi arkadaşımız Leziz’e kolaylıklar diliyorum ve sayesinde böyle güzel nefis bir etkinliğe katılabildiğim için ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum,son olarak eklemek istediğim bir şey var ilk gördüğümde aklıma bu tarif gelmişti ama son ana kadar vakit yoktu yapamayacak gibiydim ama kısmet oldu ve sabah yapabildim Leziz arkadaşımızın sayesinde oldu tekrardan teşekkürler sayende uzun zamandır yapmadığımız güzel bir tatla buluştuk..
Bu böreği birebir tarifi uymayabilir ama Oktay ustanın programında gördüm sanki diye hatırlıyorum ama emin değilim.
Eğer orda gördüysem hatrımda cevizde koyulduğuna dair bir şeyler var ama dediğim gibi emin değilim.
O zaman yaptığımda soğanlı mantarlı yapmıştım gene öyle yaptım ve aynı lezzet,nefisti ve ağabeymin böreği bitirmek için çabaları sayesinde hemen bitti börek.
Malzemeler:

3 yufka
2 su bardağı süt
Yarım su bardağı sıvıyağ
2 yumurta
1 yumurta sarısı(üzerine sürmek için)
Çörekotu

İç malzemesi:

Yarım kilo mantar
2 adet büyük boy soğan
Tuz
sıvıyağ

Yapılışı:

Öncelikle mantarları haşlayın kendi suyuyla mantarlar haşlandıktan sonrada soğanları doğrayın yemeklik doğrar gibi ama biraz irice olsun sonra sıvıyağda kavurun.
kavurduktan sonra mantarı ve tuzunu ekleyin 1-2 kere daha döndürüp mantarlada kavurun ve soğumaya bırakın.
sütü,yağı ve yumurtayı iyice çırpın yufkanızın birini tepsiye serin kenarları dışarı gelicek şekilde,sonra sütlü harcınızdan göz kararı her tarafına sürün.
2.yufkanın yarısını bir kata koyun ve gene sütlü harcınızdan sürün her kata bu şekilde eşit ölçüde sütlü harctan yedirin.(yufka büyüktü 1 yufkayla 2 kat oldu)
3.yufkaya geçmeden mantarınızı koyun ve 3 yufkayıda diğer yufka gibi paylaştırarak serin sütlü harcınızı da her kata eşit ölçüde yedirin.
En son kata gelince kenarlarda kalan yufkayıda kapatın üzerine böreğin,yumurta sarısına sütlü harcınızdan 3 çorba kaşığı ekleyip karıştırın öyle üzerine sürün ve fırına verin.

14 Nisan 2008 Pazartesi

Elmalı Turta

Uzunca bir süredir elmalı turta yapamamaktan şikayetçi idim evdekilerin başına ekşiyordum ama arada kaynıyordu onlar başka bir kurabiye ve tatlı çeşidiyle geliyorlardı karşıma:)
Geçtiğimiz Perşembe günü eve bir geldim mutfakta bir tabak elmalı turta çok sevindim çok Nurten abla sağolsun benimde niyetim vardı haftasonuna artık bir elmalı turta yapmak o turtanın tadına varınca ertesi gün eve gelir gelmez hemen yaptım hatta uzun süre yapamamanın acısı bile çıktı 2 tepsi yaptık:)
Bu kadar çok yapıp birde taze tazeyken hemen yayınlayayım bari istedim iyice yoğunlaşan günlere rağmen..Malzemeler:

Hamuru için:

125 gram margarin
2 yumurta
3 çorba kaşığı sıvıyağ
Yarım su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
4 su bardağı un

iç malzemeleri:

6 adet elma
2 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı şeker

Yapılışı:

Öncelikle elmaları soyun ve rendeleyin sonra pişireceğiniz tencereye koyun ardından şekeri ve tarçınıda koyun orta ateşte pişirin.
Yumuşayıp piştikten sonra soğumaya bırakın.
Hamuru için öncelikle yağı eritin ve ılınmaya bırakın.
Ilındıktan sonra un dışındaki malzemeleri ekleyin ve unuda azar azar ekleyerek yoğurun.
Göz kararı hamurun birazını ayırıp buzluğa koyun,kalanınıda yağlanmış borcamınıza veya uygun bir tepsinize elinizle bastırarak yayın.
Sonra pişirdiğiniz elmalı harcıda hamurun üzerine döküp her tarafına yayın.
Buzluktaki hamurunuzuda çıkarıp turtanızın üzerine rendeleyin ve tartınızı fırına verin.

4 Nisan 2008 Cuma

İki renkli un kurabiye

Uzun zamandır yeni yazı ekleyemiyorum,açıkçası hiç vaktim yok.
Mutfakta bir şeyler de yapamıyorum,annem sağolsun onun yaptıklarıda olmasa.
Bu kurabiyeyi de çok önceden yapmıştı bende fotoğraflamıştım ama bir türlü kısmet olmadı yayınlamak şimdi hazır az vaktim varken bir şeyler yayınlamak istedim ve bu güzel kurabiyeler yetişti imdadıma.
Malzemeler:

1 paket margarin
1 su bardağı pudra şekeri
2 yumurta
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
Kakao
Üzeri içi pudra şekeri

Yapılışı:

Kakao ve un dışındaki malzemeleri birlikte yoğurun,yavaş yavaş unu eklemeye başlayın.
Klasik kurabiye yumuşaklığına gelince hamurunuzun yarısı kadarını ayırın diğer yarısını ise kakaoyla yoğurun.
Hamurun kakaosuz olanından şöyle yaklaşık bir elma büyüklüğünde alıp merdaneyle açın boylamasına,eni ise yaklaşık 3-4 parmak kalınlığında olsun.
Sonra kakolu olandanda uzun bir şerit yapın(diğer hamurun boyu kadar yaklaşık) ve arasına koyun yanlarınıda pide gibi kıvırın ve hafif verevli bir şekilde kesin belli aralıklarla.
Tepsinize dizip fırına verin çıktıktan sonrada üzerine bolca pudra şekeri elekle eleyin.

Açıkçası fotoğraflamadım yapılışını ondan sebep anlatırken zorlandım,umarım anlatabilmişimdir..

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...