19 Mayıs 2009 Salı

Zeytinli Çörek

"senin bu en kısa sürelerin çok uzun oluyor be hocam:)"
bu yazı bu cümlenin sahibi sevimli+neşeli arkadaşım Papatya prenses'e dair olsun..
:)
***
son yazımda yazdığı bu yorum hem hoşuma gitti hem kendime kızdım evet şöyle hızlı hızlı yayınlasam ne güzel değil mi ah ah!
neyse bugünümüzede şükür diyelim ne yapalım?
***
son yazıda görünen kahvaltı sofrasının arkadaşlarım için olduğunu orada da belirtmiştim ve onlara kahvaltı harici çilekli pasta,peynirli-sulu börek yaptıktan sonra zeytinli birşeyler yapmak için zihnimde fikirler döndürürken bu tarif ortaya çıktı ki iyiki de çıkmış gerçekten güzel oldu ve çok beğenildi hatta abimin ertesi günü okuluna giderken kahvaltısı da oldu akşam da geldiğinde kalmadı mı o zeytinlilerden? cümlesine nail olmamı sağladı. Zeytinli Çörek

Malzemeler:

1su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı yoğurt
2 yumurta(birinin sarısı üzeri için ayırılıcak)
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kekik
1 kase çekirdekleri çıkarılmış zeytin ve ikiye bölünmüş
Aldığı kadar un
çörek otu

Hazırlanışı:

un ve zeytin dışındaki malzemeleri elinizle güzel karışmasını sağlayın sonrasında zeytinleride ekleyin ve azar azar unu ekleyin.poğaça hamuru yumuşaklığıyla kurabiye hamuru sertliğinde ortalama bir sertlikte hamur elde ettikten sonra ceviz büyüklüğünde yuvarlaklar yapıp yağlı kağıt serilmiş tepsinize dizin.hepsinin bu şekilde yapıp bitirdikten sonra ymurta sarısını sürün ve çörekotu serpip orta ısıdaki fırına verin.


16 Mayıs 2009 Cumartesi

Geçtiğimiz günler..

Bir sürü ahval sığdırdığımız zamanlamalardı vizeler bitti.
Sonra vizelerin ertesi hafta bizde kahvaltı yapacaktık sözleşmiştik arkadaşlarla pasta yapıcaktım ve kahvaltıda yaptık pastada yedik ama 2 arkadaş gelemedi bir daha ki'ne dedik.
Sonra İsmihan teyzemiz geldi bizim tarafa(Avrupa yakası)misafirimiz oldu onunla bir akşam ailece balık yedik.
Sonra arada dost muhabbetleri sığdırdık
Araya güzel tatlar ekledik
Ve ders çalışmadan vazgeçmedik…
Uzunca bir yazı yazma halinde değilim sıcak hava sevmediğimden havanın hem psikolojik hemde fiziki etkisiyle uğraşıyorum.
Kaç zamandır arkadaşlarla vize sonrası üstte görünen kahvaltıdan tutun da çilekli pastalar yapacağım diye tutturmalarıma cevab niteliğinde olan birkaç çilekli pasta fotoğraflarım beni bekliyor yayınlamak babında.
Benim balığım Somon Güveçti tavsiye ederim çok güzeldi birde çikolatalı sufleyi geçenlerde Dilek Pastanesinde yediğimde beğenmemiştim ve boyutununda da sorun vardı o kadar ufaktıki minyatürlerle yarışır cinsten ama buradaki hem lezzeti hem ebat hemde yanındaki dondurması nefisti,Arnavutköy Tesislere yolu düşen balık ve Sufle yemeden geçmesin!
Bu akşam bu görüntüleri paylaşır olalım en kısa zamanda 2-3 çilekli tarifle dönerim inşAllah..
Sıcaklara rağmen tebessüm dileğiyle…

Birde arkadaşlarıma bir zeytinli çörek denemesinde bulundum çok beğendiler fotoğrafta tam görünmesede en kısa sürede tarifini ekleyecğim..

3 Mayıs 2009 Pazar

Kırpık pasta ve..

Gene bir pazar sabahı..
iyiliklerle mi?
hüzünle mi?
sızılarla mı?
nedenlerle mi?
zihnin içinde dönen bir dolu düşünceyle mi?
vs vs diyebileceğimiz herşeyin harmanı bir sabah benim için uyandığımda zihnimde bir yoğunluğu hissetmeme rağmen arkadaşımın ödevi için Balat'a sabah inmemizle iyileşme dozu iyi giden bir sabahtı her ne kadar hala ve ısrarla pazar günlerini sevmesemde!



Sabah sabah böyle bir mahareti görmekte ilginçti bütün saksılar örgüyle kaplanmış!
insan nerede olursa olsun yaşadığı yeri güzelleştirebilir(miş).



Kırpık: 1. Kırpılmış olan. 2. Bölük pörçük.
TDK'ya göre bir anlamıda buymuş.
şimdi bunu neden belirttim çünkü hayatta herşey kendine ait bir anlam barındırıyor isimlendiriliyor bu her ne olursa olsun yaptığınıza verdiğin değeride gösteriyor işte bundan sebepte kendine ait bir adı olmalıydı bende ilk böyle dedim sonra TDK dan bakınca hakkaten uyduğunu da görmek beni mutlu etti.

***
uzun zamandır yaptığım+fotoğrafladığım hatta yurtdışından gelen misafirimize yapmıştım o burda kaldı sonrasında başka bir ülkeye geçip orada da gezip evine dönmesine rağmen ben hala tarifi yayınlayamadım.
açıkçası kremasının ölçülerinide yazmıştım ama bulamıyorum bir türlü bu yüzden göz kararı ölçüler diyeceğim siz istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz.prefiterol gibi diyen var çikolatalı sosunun değişik bir tatla harmanladığını söyleyen var bana göre ise kek kurtarma operasyonu gibiydide diyebiliriz çünkü pandispanya olarak yapmıştım ama kabarmadı ve her zamanki gibi olmayınca kek kabında benim onun üzerinde çalışmalar yapmamı bekledi durdu ve sonunda bu hale dönüştü.

Yapılışı:

Önce çikolatalı sosunuzu pişirin ve soğumaya bırakın.Kek kırıntılarını fındık kremalı kahveyle yaptığım suyla ıslattım--sade nescafe evde olmadığı için fındıklı nescafeyi kullandım--sonrasında süt,şeker,un'dan yaptığım kremayı bir iki taşım kaynattıktan sonra ocaktan aldım soğumasını bekledim ve ardından ıslattığım kekleri içine ekledim kremanın ardından 2-3 tane de muz doğradım içine tahta kaşıkla bir iki kere karıştırdım ve kelepçeli kalıba döktüm bir gece bekledikten sonra çikolatalı sosunuda üzerine döktüm ve çekilmiş fıstık,cevizle süsledim.
not:çikolatalı sosta bir gece önceden yapılmıştı.

26 Nisan 2009 Pazar

Anneannem ve İncirli kek

Akşamdan beri anneannemi birkaç kere arayarak illa ki sabah kahvaltıya gelmesini söyledik durduk ama gelmedi sabah gelirim dedi ve sabah sonunda geldi.
sabah uyandığımda da üzerimde bir rahatlığın hasıl olduğunu görmek anneannemin geleceğini bilmekle mutluluğumu katmerledi ve kek yapmak istiyordum ne yapmalı diye düşünüyorken bu güzel görüntü ve lezzet ortaya çıktı.
Bundan önce hiç incirli kek yapmamıştım hep düşünüyordum amma velakin hep kalıyordu blog arkadaşlarımında az çok nasıl yaptıklarına bakıp,bir şeyler kafamda oluşturup kendimi yumurta çırparken buldum.
Sıvıyağ,yoğurt ve süt olmayan,dolaba baktığımda treyağında az kalması nedeniyle 1 çorba kaşığı tereyağ koyabildiğim yumuşacık nefis bir kek oldu hatta yağ az gelince bir yapayım olmadı bir kere daha deneyip daha fazla yağ koyarak yaparım o zaman yayınlarım diye düşünürken öyle bir şey çıktı ki ortaya hiçbirine gerek kalmadı.

Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
5 adet incir
1 çay kaşığı mahlep
1 su bardağı ılık su
1 çorba kaşığı tereyağ
1 paket kabartma tozu
2,5 su bardağı un

Hazırlanışı:
Öncelikle incirleri yıkayın ve bir kasede suyun içinde 15 dakika bekletin,bekledikten sonra ufak ufak doğrayın.Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelecek şekilde iyice çırptıktan sonra su,tereyağ ve mahlebi koyun ardından azar azar unu ekleyin.Son olarak doğranmış inciri ve kabartma tozunu ekleyip 2-3 kere daha karıştırın ve yağlanmış kalıbınıza döküp fırına verin

19 Nisan 2009 Pazar

Lorlu kurabiye ve yarınki sınav!

Evet yarın ki sınavıma rağmen güncelledim bazılarına duyurulur. Latife bir yana gene uzun ara oldu.Dün bir arkadaşım uzun zamandır blogu güncelleştiremememe vurgu yaptı:)
Hatta “arşiv var ama bir türlü yayınlayamıyorum”diye kendimi savunmaya çalıştım. Ben de bunun üzerine arşivden de yararlanmayıp yarınki sınav öncesi bir kurabiye türettimi. Bu arada biliyorum karışık bir yazı oldu ama aceleyle bu kadar oluyor okuyanlardan anlayış bekliyorum nacizane.
Malzemeler:
1,5 su bardağı tuzsuz lor 
Yarım su bardağı yoğurt 
Yarım su bardağı sıvıyağ 
1 çorba kaşığı elma sirkesi 
1 tatlı kaşığı tuz 
1 çay kaşığı mahlep 
2 yumurta akı 
1 paket kabartma tozu 
Aldığı kadar un

üzeri için:
1 yumurta sarısı susam,çörekotu
Hazırlanışı: Un,yoğurt ve kabartma tozu hariç bütün malzemeleri yoğurma kabınıza alın sonrasında kabartma tozunu yoğurtla bir yerde güzelce karıştırın ve onuda ekleyin,ardından azar azar unu ekleyin. Sakın unu hızla eklemeyin yedirererk azar azar ekleyin ve orta sertlikle bir hamura ulaşınca istediniz şekilleri verip fırın tepsisine dizip yumurta sarısı sürün,üzerine de çörekotu ve susam serpip önceden ısıtılmamış fırına verin.
Dipnot:Loru 2 bardakta olabilir birde tuzlu sevenler tuzunu biraz daha artırabilir.

26 Mart 2009 Perşembe

Arpa Şehriye salatası

güzel bir salatayla uzun aranın önünü keselim inşAllah..
alt kısımda görünen o güzel sofranın güzel lezzetlerinden biriyle,nefis bir salataydı Esra'cığıma buradan tekrar tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.
***
umarım bu tariflerim hızlanacaktır ve bende buranın güzel sorumluluğunu elimden geldiğince yerine getireceğimdir arkadaşları aralıklarla ziyaret ettiğimde gördüklerim şaşırtıyor maşAllah döktürüyorlar elleri dert görmesin herbirşeyleri harika oluyor daha bir hayıflanıyorum o zaman..
ne yapalım sağlık olsun diyelim değil mi?
hele hele Tijen ablanın bahar gelmiş sayfası daha bir coşturuyor insanı..
***

Arpa Şehriye salatası


Malzemeler:

1 paket arpa sehriye
2 adet salcalık tatlı kırmızı bıber
1 tavuk gogsu(kendı suyunda pısecek az sıvı yagda kavurabılırsıniz)
bır paket konserve mantar veya 300-350 gr pısmıs mantar
salatalık tursusu
mısır
bır demet dereotu
az mayonez
zeytınyagı
limon
tuz


Hazırlanışı:


Kuşbaşı doğranmış göğüs etinizi kendi suyuyla haşlayın sonrada isterseniz az sıvıyağda kavurun.arpa şehriyenizi de suda haşlayın,şehriye haşlandıktan sonra süzüp karıştırma kabınıza alın ve içine haşlanmış mantar veyahut hazır konserve mantarlarınızı,hazırladığınız kuşbaşı tavuk etini,salatalık turşusunu,kırmızı biberleri,mısırı,ince doğranmış dereotunu,mayonez,zeytinyağı ve az limon suyu da ekleyip güzelce birbirine kaırşmasını sağlayın.

14 Mart 2009 Cumartesi

Rehavet hali ve tilkilerimle uğraşsamda çok çok güzel bir haftaydı!.

Ankara'ya giderken bir arkadaşımla yolda telefonda konuşuyoruz nasılsın dediğinde"zihnimdeki bütün tilkileri yolda bıraktım dedim"ve öylede oldu dönüşte onları geri aldım valhasıl 1 hafta herşeye güzel ara verdim iyi oldu her ne kadar hala o rehavet hali ve tilkilerimin çakışmasıyla uğraşsamda.. uzunca bir yazı,başında güzel bir girizgah olan birşeyler hazırlamıştım laptopta ama masaüstü bilgisayarımdaki yenilenme nedeniyle programlar eksik ve açmadı yazıyı açıkçası bugünün üzerimde hasıl ettiği sıkıntı halide eklenince şöyle durdum ve kendi başına gidicek hazırlıksız cümleler kurayım istedim bugünün bende hasıl ettiği ruh haline rağmen!.. bugün artık bloguma dair birşeylerde yapmalıyım dedim bununda farkındayım her ne kadar bugüne kadar sorumluluklarım noktasında benden kaynaklanabilecek aksaklıklara izin vermemeye çalıştıysamda bazen hayatımızda kendi içinde sınırsızlıklar olabiliyor ve ipin ucu sizin elinizde gibi görünsede aslında görünmez bir el ve ruh sizin benliğinizde gizli bir hakimiyet sağlayabiliyor.. işte ben bu minvalde bir haldeyken 15 günlük bir gecikmeye uğradı eklemem gereken fotoğraflar paylaşmam gereken yazılar ve tarifler kısmet bugünün payındaymış kısa ve öz cümlelerle inşAllah kotarırım uzun zaman sonra olucak bu yazıyı.. ***
birde bu Ankara gezisinin birde çok güzel özel önemli olaylarından biri de Betül ablanın gül cemaline nail olmaktı,ben çok memnun kaldım sohbeti+hoşluğu ve sayesinde tattığım o sıcacık kaşarlı simit!
tekrar tekrar teşekkürler Betül abla inşAllah en yakın zamanda senle tekrarını yaşamak nasib olur ve güzel olur..
Ankara'ya 2.gidişim ve benim için güzel bir yolculuk unutulmayacak zamanlar hediye eden bir gidiş oldu..her ne kadar herkes bu Ankara sana ne yaptıda geldiğinden beri söylenip duruyorsun desede burdan da bir kez daha söylüyorum az çok nasıl bir kent olduğunu biliyorum ama beni ordaki kendine has hal ve özelliklede sevgisi noktasından ihya edecek derecede güzel sevgiye has insanlarla bulunmam bana Ankaradaymışım hissiyatında nail olmadığı içindir belkide..
birgün benim ilk gittiğim zaman gidemediğim kaleye çıktık ve oradan çok özel ve güzel bir camii,tafsilatlı ihtişamlı görüntüyü sevenler için olmayabilir ama sadeliği özellikle de Anadolunun Osmanlı öncesi dönemindeki sadeliğini sevenlerin çok beğeneceği bir ibadethane Ahi elvan..bu camii eski Ankaranın olduğu bölgede ve kalenin civarında o arnavut kaldırımlı balat minvalindeki dar sokaklarda bir yere gittik Esra'nın annesi Ayşegül teyze sağolsun çok güzel bir börek o mekanın kendine ait bir tadı(adını unuttum öğreneceğim yakın zamanda)ve bizim yaptığımız gibi yapılan o nefis mi nefis içli köfteyi tadmakta ayrı apayrı bir hal oldu..
işte şimdi de bu güzel sofraya geldik Ankara da sağolsun arkadaşım Esra da kaldım.
öncelikle Ankara kazan oldu biz kepçe misali 1 hafta boyunca Esra sağolsun gezindik durduk yedik,içtik,gezdik güzel bir zaman yaşadım sayelerinde, tekrar tekrar sağolsunlar varolsunlar diyorum.. Esra'cığımın evine gelen misafirler için hazırlanan güzel sofradan bu nefis lezzetlerde makinemin şarj azizliğine uğrayınca herşeyi fotoğraflayamadım ama çok güzel bir sofra vede en önemlisi her biri ayrı ayrı leziz olan tatlar vardı ellerine sağlık tekrardan Ayşegül teyzenin ve Esranın..
Mönü:
Arpa şehriye salatası Mercimek köftesi Kıymalı börek Peynirli mayalı poğaça İncirli tatlı Truff
ve işte ne yazık ki dönüş yolu!
not:bu yazımda bazen cümleler kopuk geldiyse yada kelimeler tam rayında birbirlerine sıralanmayıp okuyanları yormuşsa haklarını helal etmelerini dilerim..dedim ya yorgun zihin..

10 Mart 2009 Salı

Ankara,ara tatil,rehavet,güzel tatlar,dostlar vs vs...

Karlı bir görüntüyle açılış yapıyorum ve tez elden tatilden karelerle-gecikmeli de olsa-buradayım inşAllah..

14 Şubat 2009 Cumartesi

Üzümlü kurabiye denemeleri 1 ve birikenler

Uzunca bir zaman olmuş"boşladım burayı"demek yerine benim asıl cevabım ve yazmam gereken bu.
çünkü ideallerim adına uzun zaman önce start noktasından bir çıktım hala koşmaktayım ve arada yaptıklarımın bazılarını diğerlerinin hızına yetiştirebilmek için kenarda tutabiliyorum onları(örnek:burası ne yazık ki),biliyorum belki iyi yapmıyorum ama o ardından daha fazla efor sarfettiğim idealimi çok ama çok seviyorum!
***
işte girizgahı dilin döndüğünce götürmüşüzdür herhal,uzun zamandır buraya ne birkaç çift kelime birleşkesi ne de bir üretkenlik akıtamayan biri dikkate değecek cümleler sarfedip dostların gönlündeki yerini hala taze tutabiliyordur umarım..
Tijen abla'ya bahsettiğim gibi Fikret kızılok parçası misali "inişlerim çıkışlarım"minvalinde olunca ruh,biraz zamanlamalarım birde üstüne üstlük dil kursum+!f istanbulun başlaması ve arada okumalarımı bitirmemin gerekmesi derken üretkenliğim başka ark'ta akar oldu halbuki ben ne kadar özlemişim hamur yoğurmayı!
bu uzun süre içersinde hamarat anne Dilek'ciğim ve Prenses Papatya ebe sobelerle çok aram olmamasına rağmen sağolsunlar beni birkaç kez ebe sobeye dahil ettiler o günlerde varolan yoğunluklar nedeniyle cevablayamadım onları burada onlardan çok özür dileyerek Dileğin son yaptığı ebe sobeyi cevablayarak tarife geçeceğim.
***
Dilekle geçen günlerde yaptığımız konuşma sonrası mimlenmiş ve oda"Her güne bir Dua"adlı eserden yola çıkmış güzel bir dua yazmış ben ise en en yakın ve de okuduğum zaman bana çok iyi gelen son 15-20 sayfasında olduğum ve finaller nedeniyle okumaları aksattığım ama tam benim kalemim olan 2-3 günde bitmesi ala olan eserden birşeyler yazmak istiyorum.
Cemil Meriç/Jurnal'den;
"İnsanla ilgili her ümit,her teselli,her hayal kutsal" cidden üzerinde durulması gereken ve şiar edinilip yaşamı alacağınız perspektifi size ayarlatan bir cümle olabilir amma velakin kitabın taa ilk başlarında kendi başına mamur ayrı bir cümle vardı ki..
"Yalnızca paylaşılmayan acılar bizi yıkabilir!"
ki yazmaya kalksam kitabta çok altı çizilen yerim var ama bunlar yeteri derecede kalır yoksa ben o tarafın yoğunluğuna girersem çıkışı mümkün olmaz.,burası da uygun değil zati.
şu yukarıdaki cümlelerden sonrada tarif bağlamak belki yersiz absürd olucak ama biz gene de zorlayıp birşeyler yapmaya çalışalım.şu fırınlarda pastanelerde bizim çocukluğumuzdan beri varolan üzümlü kurabiyeler vardır yaa benim için özel kurabiyelerdir onlar çok severim ve bir türlüde evde yapılan onlar gibi olamaz.
bende uzun zamandır benzer denemeler kendimce yapmak istiyordum ama kısmet olmadı ve sonunda bu akşam ilk denememi yaptım ona benzeyen olabilmesi için birkaç şey denedim ve evdekiler beğendi ama bence şekeri biraz daha az olmalı yoksa kıyır kıyır güzel bir tat oldu.

Malzemeler:

200-250 gr.tereyağ
1 çay bardağı irmik
2 çay bardağı kuru üzüm
2 yumurta sarısı
1 kabartma tozu
2,5 çay bardağı toz şeker(yalnız bu biraz tatlı oldu 1 olursa tam kararında olur)
aldığı kadar un

üzeri için:bir adet yumurta sarısı

hazırlanışı:

öncelikle tereyağı yoğurma kabına alın ve iyice oda sıcaklığı denilen yumuşaklığa gelene kadar beklesin.sonra un dışındaki bütün malzemeleri de yoğurma kabına koyun ve iyice özleşene kadar yoğurun.sonra azar azar unu ekleyin çok yumuşak bir kıvam olmasın hafif sert bir kıvama gelince elinizle yuvarlayıp tepsiye dizin sonrasında yumurtası sarısını sürüp fırına verin,yalnız fırının ısınmış olmasına gerek yok tepsiyi fırın soğukken koyup fırını açarsanız daha iyi olur.

not:bu arada tereyağ kullanmayanlar margarinle de yapabilir ama bizde margarin kullanılmadığı içni tereyağla yapıldı kurabiye.

24 Ocak 2009 Cumartesi

Yeni zamanlara yeni başlangıçları güzelliklerle yapmak..

Gönlümden geçen gibi yazacağım bugün hazırlık yok
ve vaktimde yok şu an masamda pazartesi günkü finallerim için notlarım beni bekliyor sonra ingilizce çalışmam lazım vs.vs.vs.
hayatımız böyle geçiyor işte bekleyenler+beklenenler+bekletilenler bir devir daim misali
halbuki sıkması lazım değil mi ama öyle olmuyor koştururken neyin ne olduğunu bazen farkedememekten aynısımıydı diyecek zamanlar kalmıyor buda güzel.. Burçakcığım güzel bir etkinlik düzenlemişti birçok kişinin bildiği gibi yeni zamanlarımıza merhaba derken hediyeleşmemizi ve biribirini tanımayan insanların birbirine karşı neler yapabileceğini gösterecek kadar güzel bir etkinlik işte onun aslında acemi üyesiyim ben hatta bu geç yayınlamamdan da belli oluyordur..
öncelikle özürler burçakcığım geç yayınlamam için ve bana çıkan kişinin şok etkisini de bu kadar çabuk veremediğim için!
halbuki bana Burçak çıkmış ve evde onun paketini görünce çok çok sevindim,harika birşeydi sonra birde o renkleri harika ve bana fazlasıyla uygun olan çift kişilik american servis ve kahve harikaydılar içine katılmış samimiyet ve sevgiyle,çifte kavrulmuş bir tat bıraktı ruhta..

yüreğine sağlık
böyle sıfır ego bulunan bir işe bahane olduğun için emeğine yüreğine ömrüne sağlık,bereket..
Allah razı olsun diyelim ve gelecek güzel günlerin umarım böyle güzel hatırlanır,gururun,kasavetin uğramadığı zamanlarla dolu olması dileğiyle çok çok teşekkürler!!!

9 Ocak 2009 Cuma

Pekmezli cevizli kek

Son günler herkes için her açıdan zor akan zamanlar,
zamanın bana yetmediği anlarda bazı insanlar belkide zamanın tükenmesi bitmesi için dua ediyorlar kendi kıyametlerini yaşarken
ben ise günün 24 saatini nasıl uzatabileceğimi hesaplıyorum yada benim gibi daha niceleri
sonuçta bir gerçek var ki zaman yetsede akıyor yetmesede
ve geçen her zaman aleyhimize çünkü demişler ya
"Geçen gün ömürdendir"
yani amiyane tabirle cepten yiyoruz...
acaba durdurabilseydik zamanı şu günlerde ne isterdik kimbilir?

***

hüzün tırmıklayan bir yazıya göre bir tarif yayınlayacağım ama bende Miss Zerrin'ciğim gibi yazıya bağlanamama halleri yaşadım,hoş o her halükarda çok güzel yazıyı bağlıyor tarifine benim gibi acemilik çekmiyor.
en iyisi sözü uzatmadan ben hafif tatta ve Tijen ablama doğru yollamak istediğim kendi karışımım kek tarifime geçeyim.
Malzemeler:

2 yumurta
3 çorba kaşığı pudra şekeri
yarım su bardağı eritilmiş tereyağ
yarım su bardağı yoğurt
2 çorba kaşığı haşhaş ezmesi
1 ,5 çay bardağı dövülmüş ceviz
1 çay bardağı dut pekmezi
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu

üzeri için:Pekmez

Hazırlanışı:

Yumurtalar ile pudra şekerini çırpın şöyle krema kıvamına gelinceye kadar(zaten pudra şekeri olduğu için toz şekerden daha çabuk kıvama geliyor)sonra ise eritilmiş tereyağınızı,haşhaş ezmenizi ve yoğurdu bir yerde güzel karıştırın yumurtalı karışıma ekleyin.
ardından pekmezide ekleyip güzelce karıştırın ve azar azar unu ekleyin en sonda kabartma tozunu ve dövülmüş cevizi ekleyip yağlanmış kalıb veya tepsinize koyun karışımınızı(çok büyük ebatta değildi tepsim).

açıkçası şu notları eklemek isterim.

1.çok tatlı olmuyor ve ben tatlı seven biri olmama rağmen bana hafif ve güzel geldi.
2.üzerini pekmezle sununca çok güzel oluyor en güzel tarafıda o.
3.pekmez tadını hissediyorsunuz ama benim pekmezim yoğun kıvamda olduğu için belki de daha sulu olanda farklı olabilir de bilemiyorum.

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...