29 Ocak 2008 Salı

Geleneksel Tatlılar--Sahrap'ın Lor tatlısı

Logosu tatlı,içeriği tatlı,sahibi hepsinden tatlı bir etkinlikteyiz bu ayda.
Açıkçası ilk gördüm"Geleneksel Tatlılar"etkinliğini çok hoşuma gitti her şeyiyle,bir sürü fikir oluştu zihnimde ama vakitsizlik ve evdeki hesap çarşıya uymaz deyiminin bugünlerde hayatıma yansıması nedeniyle kaldı.
Salihanın izniyle arşivden bir tatlıyla katılıyorum.
Kısmet bu güzel lezzetin 2. kez görücüye çıkmasınaymış, açıkçası iyide olmuş çünkü çok ama çok güzel bir tatlıdır kendisi:)
Hafif hanımeller tadını veriyor fırından çıkarttığınız ilk an hem kokusuyla hemde kurabiye niyetine yerseniz tadıyla ama sonraki halide enfes..
Sözü daha fazla uzatmadan binbirçeşni aşmız Salihaya ve bizi buluşturacağı nefis tatlara bırakıyorum birde kolaylıklar diliyorum.

22 Ocak 2008 Salı

Pestilli Yumurta--Açi Pastiğıni--

Rahmetli dedem ne çok severdi bunu “insanı tok tutar acıktırmaz”derdi hep.
Ramazanlarda sahurda yerdi bunu başkada bir şey yemezdi,kahvaltıdada çok severdi.
annem geçenlerde yaptığında ve her yaptığında dediği gibi “babam çok severdi”dedi evet dedemle bütünleşmiş bir lezzetti her ne kadar ben çok yemesemde köklerimin geldiği yerlere ait bir tattır ve ailedede sevenleri vardır.
Memleketten getirdiği pestillerle yapmıştı bunu annem açıkçası o pestiller yalnız bile nefisler.

Not:bir düzeltme yapmalıyım bu arada,demin annemle misafirimiz olan akrabamız muhabbet halindeyken pestilli yumurtadan konuştuk ve unuttuğum bir ayrıntıyı fark ettim hatta iki.
Bizim dilce olan adını sormamıştım anneme birde Elaziz yöresine ait diye not düşmemişim çünkü akrabamız belirttinmi bunları dedi yooo dedim:)
Tamam hemen yazıyorum diye söz verdim.
zazaca olan orjinal ismide ekledim,umarım imla hatam olmamıştır çünkü sözlük yok elimde zazacaya dair.
Malzemeler:

Pestil
Yumurta
Tereyağ

Yapılışı:

Pestilleri doğrayıp ıslatın sonrada tavaya tereyağınızı koyun,tereyağ eridikten sonra pestilleri ekleyin biraz yağda çevirin ve yumurtaları kırın.
işte bu kadar kolay bir lezzet,bu arada eğer pestiller fazla kuruysa ılık suda biraz bekletebilirsiniz.

18 Ocak 2008 Cuma

Karstan gelenler ve hatra düşenler...

Annemin sivri topuklu terliklerinde buluşurdu sevinçlerimiz bazen,bazende lila renkli sivri uclu ve topuklu ayakkabılar bazende çocukluk hayallerimizde buluşurdu bakileşicek dostluğumuzun tohumları.
Bu tohumlar büyüyecekti serpilecekti gün gelicek birbirimize verdiğimiz sıcak gülümsemede uzaklardan dönüşlerde hasretle kucaklayışlarda fidelerini vericekti.
Zaman geçtikçe yıllanmışlık daha bir bağlılık hediye edicekti,uzaklıklar araya girince anlaşılıcaktı yıllara ne katılmış ne verilmiş.
Haşhaşlı simit dendikçe hatırlanıcak,sabah yürüyüşlerinde akla düşecek,yada parçak dedikçe olsaydı da oda yeseydi diyeceksiniz.
Şu resimdekilerin aklıma getirdikleri değil bunlar,bana onu getirenin gönlüme yıllarca nakşettikleri bu sözcükler ama sadece bir parçası şimdilik döküleni.
Gravyer her dediğimde+yediğimde“Zeynep ne alemsin”sözünü hiç unutmayacağım birinden bahsediyorum.

Çocukluk arkadaşım Fatmadan,Çarşamba günü istanbula geldi ve bu güzel lezzetlerden getirdi bende az zamanda elimde makine hemen çektim birkaç resim,sonra bunları eklerken yazmaya başladım bu cümleler çıktı gerisini bıraktım aktı öyle,dahada yazılır,yazılması gerekenlerdendir…

12 Ocak 2008 Cumartesi

Annemin yoğurtlu keki

Günlerdir mutfağa yiyecek birşeyler yapmak için değilde olanı almak-yemek için giriyorum:)
Birşeyler yapamıyorum ve 2.dönem dahada yoğun günler bekliyor.
Arşivde bir sürü fotoğraf,makinede ayrı fotoğraflar var yayınlanmak için ama onları yazacak düzenleyecek kadar bile oturamıyorum bilgisayarın başına,bugün bari birşeyler yazayım istedim ondada bir türlü seçemedim.
Sonra da kek bölümüm yok daha bir türlü kek yayınlayamadım hele ıslak keki ünlü biri olarak:)))
Fırsat olmuyor derken bende annemin geçen biz evde yokken 1 saat içinde çaya gelecek misafirler için yaptığı keki yayınlayayım diye düşündüm..
Hamur işlerine düşkün olmayıp daha çok sağlıklı beslenmekten yana olan annemin benim yıllardır bildiğim klasik kekiyle bu bölümün açılışını yapalım.
Yıllarca yoğurtla değil sütle daha güzel olur kek desemde annem yoğurtta da ısrar etmiştir ve bu keki de yoğurtla yapılmıştır.Birde çok güzel olmuştur hatta ceviz içi az kalmış birazı içine çökmüş birazı da üstüne konulmuş ama az gelmiş olmasına rağmen çok nefisti.

Malzemeler:

3 yumurta
1,5 subardağı şeker
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Limon kabuğu rendesi
Ceviz içi
Aldığı kadar un

Yapılışı:

Yumurta ve şeker iyice çırpılır.
Yoğurdu,sıvıyağ ve aldığı kadar unu sırayla koyun.Sonrada vanilya,kabartma tozunu ve limon kabuğu rendesini koyun.
Ceviz içini de istediğiniz kadar koyun(biz geçen abarttık çok koyduk kek kadar ceviz vardı nerdeyse:))yağlanmış kalıba ya da tepsiye dökünp üzerine de bol ceviz ekleyip fırına verin.

31 Aralık 2007 Pazartesi

Yeni Yıl hayr getirsin herkese...

Bir sene daha tükettik!
Kimisi nasıl tükettiğini fark etmeden,kimisi zaman geçsede ulaşmak istediklerime ulaşayım derken,kimisi zaman dursa ve akmasa derken vs.vs.
Herkesin farklı farklı düşünceleriyle yaşadıklarıyla geçti ve son saatlerindeyiz.
Kendimden yola çıkayım hemen,geçen sene yoğun-yorucu-biraz sızılı geçti umarım yeni bir sene her şeyi dozunda yaşattırır bizlere.
Mutluluğun dozunda hüznün ise yaşanılacaksa kararında yaşanacağı,yoldaşınızın umut olacağı bir sene dilerim...

28 Aralık 2007 Cuma

Brokoli Çorbası

Sabah tam çıkıyorum annem arada bir şeyler söylüyor,bende o arada size brokoli çorbası yapacağım diyorum arada tamamlar kaynadı eee akşam eve geldim annem çorba yapmış neyse sabır çektim sabır sabır:)
Ertesi gün yaparım dedim oldumu dersiniz hayır, ama ismihan teyze(misafirimizdi onun için yapıldı bu çorba:))gitmeden birgün(yani 2 gün sonra) önceye yetiştirdim ve yaptım azmin zaferi:)
Sonuç nedir çok beğendiler 2 kase içtiler.
Hatta çok baskı yaptım bakın benim kendi başıma yaptığım bir şey,doğru söyleyin benim mucitliklerimden dedim onlarda karşısında 2.kaseyi bile istediler o kadar beğenmişler:)


Malzemeler:

1 paket brokoli
5 su bardağı su
2 su bardağı süt
1 havuç
1 soğan
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çorba kaşığı tereyağı
Tuz

Yapılışı:

Soğanı yağda biraz kavurun,brokolileri elinizde biraz bölerek içine atın havucuda sonrasında koyun yaklaşık 5 dakika daha kavurun orta ateşte.
Sonrasında ise suyunu ve sütün bir bardağını koyun tuzunuda ekleyin ve sebzelerin iyice yumuşamısını sağlayacak kadar ocakta pişsin.
Pişen çorbamızı sonra blendırdan geçirin ve tekrardan ocağa alıp içine kalan bir bardak sütü daha koyup kaynamasını bekleyin bir iki taşım kaynatıp altını kapatın.
Sonra tereyağınızı ayrı bir yerde eritin ve çorbanızın üzerine gezdirin.

25 Aralık 2007 Salı

İçli Truff---En en tatlı etkinlik:)

Sahibinin tatlılığıyla hazırlanan bir etkinlik bu sefer misafir olduğumuzda.
Sevgili Burçin'in"en tatlı hediyeler etkinliği"enlerden giden bir etkinlik,blogundada bahsettiği gibi.
En tatlı kurabiyeler,kekler,pastalar,tatlılar,çikolatalar ve şekerlemeler.
Burçincim öncelikle benide bu tatlı etkinliğe kabul ettiğin için teşekkürlerimi iletip kolay gelsin diyorum sana.

Ben de açıkçası kararsızdım hangi enle katılsam:)
ahududu reçelli kurabiyeylemi yoksa bayramda hazırladığım trufflarlamı.
Geçtiğimiz günlerde haftasonu bir araya geldiğimiz arkadaşlarımada truff yapıp götürmüştüm ısrarla onlarda tarif isterken truff ağır basar oldu.
Burçincim izninle bu sebepten bende trufflarda karar kıldım.
Ama truff’ların hazırlık aşamasındakileri anlatmadan olmaz:)

Gece olmuş 2 arefe gününün 2 si birde bu yani:)
Ben mutfaktayım derste çalışmam lazım,sabaha anneanneme kahvaltıyada poğaça yapmak lazım eee mutfakta bir sürü iş var bir yandan tatlının şerbeti bir yandan bayramın 1.günü gideceğimiz ziyaret için truff yapmaktaki kararlılığım derken ben 00:50 gibi işlere koyulmuştum ve dedimki bu gidişle bu kadar iş varken ben ancak 4 e doğru uyurum içimdende dua ediyorum Allahım yardım et çabuk bitsin bu işler:)
Ben böyle derken bir baktımki saat 2:15 te benim bütün işim bitmişti o arada trufflar için baktım buzluktada kek yok eee sabah market açık olurmu derken kek bile yaptım:)
Rabbim duamı kabul eyledi ve bütün işlerim hemen bitti,mutfağın ışığını kapattığımda huzurlu bir şekilde odama geçebilecektim,her şey hallolmuştu şükür!

Not:birde içlerinin görüntüsünü çekemedim herkesten özür diliyorum,bir türlü mümkün olmadı telaştan. İçli truff

Malzemeler:

200-250 gr. Sütlü kuvertür
1 paket krema
3 dilim kakaolu kek

İçine:

Tane fındık
Beyaz damla çikolata

Üzeri için:

Hindistan cevizi
File antep fıstık
Beyaz damla çikolata

Yapılışı:

Kremayı tencereye alın(ben içi derin ufak boydaki bir tencerede yaptım)şöyle bir kere fokurdadığı an ocaktan alın.
İçine doğradığınız-parçaladığınız çikolataları koyun ve iyice eriyene kadar karıştırın.
Sonra dolaba koyun ve takriben 7-8 saat sonra dolaptan alın içine ufaladığınız kekleri atın iyice karıştırın,tatlı kaşığıyla toplar alıp elinizde yuvarlayın.
İçli köfte yapar gibi içini oyup içine fındık koyun,kimisine de damla çikolata koyun.
Ve zevkinize göre istediğinizle süsleyebilirsiniz üzerini.
Benim yaptıklarımda üzeri file fıstıklı olanlarda fındık var,hindistancevizli olanlarda damla çikolata var,fotoğrafta olan üzeri damla çikolatalı olanlar ise boş onlarda içsiz:)
Umarım beğenirsiniz,herkese en güzelinden hayırlı seneler diliyorum şimdiden.

Not:hazır truff tarifi yayınlamışken bir dipnot daha ekliyorum izninizle,ilk truff yapıcağım zamanlarda bir sürü tarif baktım blog arkadaşlarımdan ve bir sürü sayfadan,az çok herkesin verdiği tarifler yakındı birbirine bende kendimce birşeyler yaptım,hepinize teşekkürlerimi sunar hakkınızı helal edin derim.

22 Aralık 2007 Cumartesi

Yoğun Fındıklı Kurabiye


Sevgili Ayşe'nin 8.porselen demlik çay saati etkinliğine hangi tarifle katılsam diye düşünürken arşivde resimlere bakıyordum,makinede olan resimlere baktım sonra( kardeşim isim sahibi:) )bu yoğun fındıklı kurabiyede karar kıldım.
Bu kurabiye benim gene bir şeyler olmalı,ıhlamurun yanında şöyle hafif bir tat olmalı gibi sözcüklerimin arasında çıktı ee fena da olmadı,yanlız şekeri biraz az oldu ama gerçekten fındığın yoğunluğu nefisti ayıptır söylemesi:)
isme gelince kardeşime nasıl olmuş buda benim karışımlardan deyince yoğun fındıklı bir tat dedi ve beğendiğini söyledi.
Ayşeye-ikizlerin annesine bu etkinliğe benide davet ettiği için çok teşekkür ediyorum ve kolay gelsin diyorum.
Malzemeler:

yarım paket margarin
3 çorba kaşığı süt
5 çorba kaşığı pudra şekeri(ben 3 koydum az geldi,5 tam olur)
1 su bardağı dövülmüş fındık
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
un(aldığı kadar)
Yapılışı:

margarin klasik deyimle oda sıcaklığında olsun:)
sonra diğer malzemeleri(un hariç)iyice bir karıştırın-yoğurun.
sonra azar azar unu ekleyin klasik kurabiye kıvamına gelince yuvarlayıp fırın tepsisine dizin ve fırına verin.
afiyetler olsun sıcacık çayınızın yada benim gibi ıhlamurunuzun yanında:)

20 Aralık 2007 Perşembe

Bayramınız bayram ola,gönlünüz muhabbetle dola...

Bayram demek sevinç demek mutluluk demek.
Büyüklerimizin sevecen tebessümünü almak,küçüklerimizin o güzel kalplerinden verdikleri samimi sevgiyi alabilmek bunlar en güzel anlar..
Aslında bayram tebriğimi anneciğimin açtığı güzel baklavaların fotoğrafları eşliğinde yapacakken bazı aksilikler çıkınca birazdan gideceğimiz büyüklerimize hazırladığım trufflarla kısmet oldu(ama baklava sağlam korkmasın kimse,gelene var yani:)).

Bunlar 2 özel isim için,biri benim için vazgeçilmezlerden olan hayatımdaki yerinin önemini kelimelerle anlatamayacağım rahmetli olan dedemin(annemin babası)erkek kardeşi büyük amcaya gideceğiz,diğeri ise annemin kendi teyzesi kadar sevdiği babamın teyzesi olan cici anneme gideceğiz.
Cici annem tatlıya çok düşkündür ve çok beceriklidir leziz şeyler yapar(hatta pırasada not düştüğüm öykü cici annemle ilgilidir)büyük amcamız ise maharetlidir bu sene yapmışmı bilmiyorum(çünkü hastaydı kendisi) ama her sene tatlıyı o yapardı:)
Onların tebessümünü almaya gider iken sizlerede benden sevgiyle kucaklamalar,burada günlerdir en sıkıcı anımda bile oturduğumda yeni yorumlarıyla beni rahatlatan,beni tebriklerinde unutmayan bütün blog arkadaşlarımın ve tüm İslam aleminin bayramının mübarek olmasını diler,gönlünüzden düşenlerin sizin önünüze en güzel şekilde gelmesini temenni eder hayırlı bayramlar dilerim…

18 Aralık 2007 Salı

Fırın Sütlaç-Sütlaç etkinliği

Açıkçası niyetim sütlaçla katılmaktı etkinliğe ama o kadar yoğunum ki fırsat bulsam ne ala:)
bu yüzden arşivden-blogumun ilklerinden olan Fırın Sütlaç'la katılabildim.
ee bu kadar yoğunlukta katılmasam neden olmaz derseniz sütlaç benim çocukluk lezzetlerimden ve benim için çok ama çok önemli tatlardan.
sütlaç açıkçası küçümser demeyelim ama basite alınan bir tatlı gibi gösteriliyor kimi zaman
daha zahmetli daha zor olanlarla kıyas yapılıyor halbuki her bir nimetin ayrı bir lezzeti var ve herkesin güzel emeği var.
ve tabiki sütlaçın ayrı bir lezzeti var (bence tabi) her yediğimde bir 2. sini yememek için zorda tutabiliyorum kendimi bazen tutamıyorumda kaçıyor ipin ucu kaçıyor:)))
bu etkinlik harika olmuş hakikaten,etkinlik sahibimiz Selda'nında dediği gibi herkesin farklı bir tarzı vardır bu şekilde hepsinden haberdar oluyoruz ne güzel.
Seldacım sana çok ama çok teşekkürler bu güzel etkinlik için,aynı zamanda kusuruma bakma arşivimin-blogumun ilklerinden olan Fırın Sütlaç'la katıldığım için.

13 Aralık 2007 Perşembe

Zeytinyağlılar Etkinliği-Kuşüzümlü Zeytinyağlı Pırasa ve Yer Elması

Yıllar önce ben çocukken dayımlarda kahvaltıdayız yumurta salatasına Zeytinyağı koymuşlardı yememiştim bu kokuyor diye. birkaç zaman sonra annem arkadaşına Zeytinyağı getirtmişti baktım annem salataya koymuş yiyemiyorum kokuyor bu ne böyle benimkine koymayın dedim:)
Evvel zaman içinde gider gelirken ömrümüz,bakarımki ben Zeytinyağsız salata yiyemez olmuşum bana o salata,salata gibi değilde tatsız tuzsuz bir şey olmuş…
Dahada önemlisi birgün hayalim Zeytin ağacı yetiştirmek o ağaçların yanıbaşında-dibinde yaşlanabilmek…
Yaa işte böyle zeytine dair baya bir sözcük çıkabilir devam edersem o yüzden Aysel ablanın mis gibi zeytin kokulu etkinliğine girizgahı kısa tutalım ve ona çok ama çok teşekkür edelim.
Aysel ablanın ve bu etkinliğe emeği geçen geçemeyen herkesin ellerine-yüreğine sağlık deyip sözü şu güzel nimetlere bağlayalım…
Etkinliğe benimde nacizane katkım 2 yemekle ki bu pırasanın benim için anısıda var birgün anlatırım inşAllah…Kuşüzümlü Zeytinyağlı Pırasa

Malzemeler:

1 kilo pırasa
2 havuç
Yarım çay bardağı pirinç
1 çay bardağı zeytinyağı
Tuz
1 tatlı kaşığı Şeker
Yarım çay bardağından biraz fazla kuşüzümü
4 diş sarımsak

Yapılışı:

Zeytinyağla,havucu az bir suyla 10-15 dakika kadar pişirin.
Sonra doğranmış pırasalarınızı,minik minik doğranan sarımsakları,tuzunu ve şekerini ekleyin.
Sonra bir iki kaynama gelince pirincide üzerine gezdirirek ekleyin ve bir kere karıştırıp kısık ateşte bırakın ağır ağır pişsin.
Artık pişmesinin son aşamasında ise kuş üzümlerini üzerine gezdirip ağzını kapatın,takriben 2-3 dakika daha ocakta durduktan sonra kapatın ocağı.
Yer Elması

Malzemeler:

Yarım kilo yer elması
1 tane havuç
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Yarım çay bardağı pirinç
3 diş sarımsak
Yarım tatlı kaşığı şeker
Tuz
Dereotu
su

Yapılışı:

Öncelikle pırasadaki gibi havucu ve zeytinyağını suyla pişirin(yer elması çabuk piştiği için iyice pişmesi gerekiyormuş,annem öyle söyledi:)).
Sonra doğranmış yer elmalarınızı da ekleyin tencereye ve ardından doğranmış sarımsağı,tuzu vede şekeride ekleyin kısık ateşte pişsin.
Yemek pişerken pirincide ayrı bir yerde haşlayın sonra yemek pişince haşlanan pirincide üzerine gezdirin ve bir kere güzelce karıştırın(fazla karıştırırsanız çabuk dağılırlar).
En sonra yemeğin altını kapatıp ince ince kıyılmış dereotunuzu üzerine gezdirin ve kapağını kapatın.
Herkese afiyetler olsun.
Anneciğimin bir diyeceğide var,iki yemeğede limonu yerken sıkılıcakmış:)


Herkese afiyetler olsun...

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...