21 Ocak 2011 Cuma

Hurmalı Kurabiye

Birkaç denemem olmuştu hurmalı kurabiyeye dair ama en son karar kıldığım bu hamur ile yaptığım oldu.Birkaç tarifte de bakınmıştım ama dediğim gibi birkaç denemede bulundum tarifleri birbirine kattım ve sonunda bu tarifte karar kıldım.Bu sebeple yaklaşık 2 senedir yoğun istekli bir halde yapıyorum!Fıstıklı olanı da yakında yayınlayabilmek ümidim ki fazla bir fark yok aralarında.
Yalnız birkaç detay önemli.
Hamurunu gerçekten ince tutmaya özen gösterilirse bu kurabiyenin gevrekliği hissediliyor.
Birde mümkünse fırında çok aşırı tutmayın hamur ince olduğu için kavrulabiliyor kurabiyeler.


125 gr tereyağ
3 çorba kaşığı elma sirkesi
1 yumurta
1 vanilya
1 kabartma tozu
Aldığı kadar un
Hurma

 Hazırlanışı:
  • Öncelikle hamur için un ve hurma dışındaki bütün malzemeyi bir yoğurma kabıan alıp iyice elinizle harmanlayın ve karıştırın.
  • Ardından azar azar unu ekleyip orta yumuşaklıktaki bir kıvama geldikten sonra hamurdan ceviz yada biraz daha ufak parçalar alıp ortasını parmağınızla açın.
  • İçli köfte yapar gibi açtığınız bu hamurun içine çekirdeği çıkarılmış hurmayı ekledikten sonra hamurunuza hurma gibi hafif uzun-oval şekil verip yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin ve 170 derecede ısıtılmış fırına verin.Yaklaşık 15-20 dakika fırında pişirin.
Bu hamuru isterseniz yuvarlak şekilde de yapabilirsiniz.
Bizim hurmalarımız BAE den gelmişti ve vakumlu hafif ezik olan paketlerden.Ama burada alıp yapılıcaksa hafif yumuşak hurmaları seçmeniz nacizane tavsiyedir.
 

18 Ocak 2011 Salı

7 sınavdan sonra güzel bir pazar

Pazar günleri dışarı çıkmıyorum!Eskiden de pazar günlerini çok sevmezdim ama şimdi de sevmesemde o kahvaltı keyfi ve gazete keyfini düşlediğim an güzelleşiyor gözümde.Haftaiçinin dışarıda geçen günleri nedeniyle elzem birşey olmadığı müddetçe evdeyim.Bu pazar ise daha kalabalık bir kahvaltı vardı.Ailece görüştüğümüz 2-3 ailenin bayan üyeleri çocuklarıyla birde akrabamız derken kalabalık bir kahvaltı ve muhabbetin bol olduğu bir gün geçirildi.İnsanın yorgunluğunu da bir haftada geçen 7 sınavın stresinide bir anda atıyor böyle güzel zamanlar..Allah herkesin evinden böyel bereketli,huzurlu,neşeli günleri eksik etmesin!
 Zahter ve Antep biberi ile karıştırılmış halis zeytinyağı
Annemin Poratakal reçeli-şekerlemesi
tarifini en kısa zamanda vereceğim.
Sosisli Rulolar

15 Ocak 2011 Cumartesi

Sebzeli Tel Şehriye Pilavı

Annemin favori tariflerinden geçen sene Kuzulukta 2 yada 3 kere yaptılar.Açık söylemek gerekirse pilav mı salata mı ismi tam bilemiyoruz.Annem bu tarifi televizyonda bir programda görmüş(yanlış hatırlamıyorsa)o zamandan beri de yapıyor.Bence daha çok salata yerine kullanılabilir öğlen oturmalarına vs..

1 kase tel şehriye
2 havuç
6 dal taze soğan
1 kase mısır
1 çorba kaşığı domates salçası
Tuz
2 çorba kaşığı tereyağ
1 çorba kaşığı sıvıyağ

Hazırlanışı:

1)Tereyağ ve sıvıyağ ile tel şehriyeyi kavurun.
2)Altın sarısı rengine ulaşınca önce rendelenmiş havucu,küçük doğranmış soğanı,mısır,salçayı ekleyin.Son olarakta tuz ve 1 kase kaynar su ekleyin.
3)Şöyle bir karıştırdıktan sonra kapağını kapatıp kısık ateşte pişmesini bekleyin.Pişen pilavınızın altını kapatın ve demlenmeye bırakın.Demlendikten sonra sıcak servis edin.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Çıtır Kurabiye

Geçen hafta pazar günü(26.12.2010)sonunda aylardır deneyeceğim kurabiyeyi denedim.Uzun zamandır kabartma tozu-vanilya-çikolatalı sos gibi bilumum paketlerin arkasındaki tarifleri denemek için biriktiriyorum ve bu onların arkasından denediğim 3.yada 4. tarifim.Ufak değişiklilklere,ya da düzeltmelere ihtiyac gerekse de genel olarak her birinden de ayrı memnun kaldım,benim gibi yeni yeni bu tariflere merak saran varsa kabartma tozunu boşalttıktan sonra bir arkasına bakmasını nacizane tavsiye ederim:)
Annem birde ertesi gün ben okuldayken birşey için aradı birde bana diyor ki"zeynep bu kurabiyeyi bloga da eklemişmiydin"hayır henüz değil dedim.Meğersem o gün 1-2 misafir gelmiş ve çok beğenmişler annemde onlara blogu adres göstermiş:)
Malzemeler:

200 gr yumuşak margarin(ben tereyağ ile yaptım malum bizim evde margarin kullanılmıyor:))
2 yumurta sarısı
1 limon kabuğu rendesi
Yarım su bardağı tozşeker
1,5 su bardağı yulaf ezmesi
2 su bardağı elenmiş un(açıkçası yarım su bardağı daha un aldı)
1 paket kabartma tozu

Üzerine yumurta akı ve file badem

Hazırlanışı:

Un dışındaki malzemeleri önce bir karıştırın.Ardından azar azar ununuzu ekleyin.Kıvamını alan hamurunuzu unlanmış tezgahta 3 mm kalınlığında açıp çay bardağı yardımı ile kesin.Yağlanmış fırın tepsisine,yada yağlı kağıt ile kaplanan fırın tepsisine sıralayın.Üzerlerine yumurta akını sürüp file badem serpin.170 derece ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin.

*Tarif:Dr.Oetker

1 Ocak 2011 Cumartesi

Kuzu etiyle Brüksel Lahanası

Bu sabah erken saatlerde mutfakta birşeyler yaparken aklımda da yemeklerin oluşturulması vs gibi konuları düşünüyorum.Bütün nimetlerden oluşan bu tarifler nasıl çıktı ortaya,herkes bizim de kendimizce yaptığımız ya da yapmaya çalıştığımız gibi karışımlar mı denedi,yaptı?
Öyledir herhalde diye de bir yandan da çıakrımlarda bulundum.Ben de o sırada "hurmalı kurabiye"yapıyordum.O kurabiyenin de hamurunu nasıl yapsam,hurmasını nasıl eklemeliyim gibi sorularla deneme yanılma yöntemiyle yapmıştım kurabiyeyi,sonunda istediğim tadı yakaladım.Amme velakin hala yayınlayacağım!
Ben karıştırmaktan bahsederken buraya zaman zaman kendimce yaptığım  karışımları eklerken de birini es geçmemek lazım!
Az çok blogu bilenler,takip edenler bilirler..Birde karıştırma işlerinin aslolan ismi var bizim evde"Annem".Geçtiğimiz günlerde almış 2 paket brüksel lahanası dolabta karşılaştık kendileriyle birkaç gün sonrada bu yemek olarak gördüm mutfakta.Bu arada tarif yayınlamak senin işlerle zor oluyor anne diyorum arada o da ne yapmış etmiş resmen herşeyi kendince saymış,bölmüş,çarpmış.Tarifi anlatırken 16 arpacık soğan deyince şaka mı dedim?Yooo saydım dedi "ee sen hep diyorsun tam olsun"

  • Küçük bir dipnot olsun.Yeni bir yıla güzel bir yemekle çentik attık,hadi hayırlısı..


Kuzu etiyle Brüksel Lahanası

2 paket brüksel lahanası
15-16 tane arpacık soğan(annem resmen saymış,aslında 16 tane bak dedi akşam:))
1 çorba kasesi haşlanmış nohut
1 çorba kasesi haşlanmış mısır
200 gr kuzu eti(kuşbaşı)
1 tatlı kaşığı ince çekilmiş toz biber
1 çorba kaşığı ince çekilmiş domates kurusu
4 diş sarımsak
Tuz
1 tatlı kaşığı kuyrukyağı(annem bunu eklemiş ama olmayanlar tereyağ ya da zeytinyağı kullanabilirler)

Hazırlanışı:

1)Etinizi tavaya koyun.Ocağa koyduğunuz tavanın altını kısık ateşte ayarlayın,suyu çekilene kadar pişsin.
2)Hafif sotelenen ete soğanı,sarımsağı ekleyip tekrar bir soteleyin.Brüksel lahanasının suyu çekilip piştikten sonra sotelenen etli karışıma lahanayı ekleyip biber,dometes kurularını da ekleyin.
3)1 çay bardağı kaynar su ekleyip tuzunu atın.Kaynadıktan sonra ocağın altını kısın ve ağır ağır pişsin.
4)Lahanaların pişip pişmediğini kontrol ettikten sonra yemeğiniz pişmiş ise eğer nohutu,mısırı da ekleyip hafifçe bir karıştırın birbirine.1-2 kaynama geldikten sonra ocağı kapatın.

31 Aralık 2010 Cuma

Peynirli Ispanak salatası

Eve geldim aşağıdan(birkaç saat önce yani yeni bitirdiğimiz perşembe akşamı) basıyorum zile kapıyı açan yok!Elimde bir sürü poşet neyse sabır dileyip açtım kapıyı sonra çıktım eve kimse yok.Telefonumu evde unuttuğumdan birşeyden de haberim yokAma annem çorba yapıp bırakmış sağolsun birde pazartesi günün alınan körpecik kuru hem de kuzu diye anılan ıspanaklar yıkanmış!Bende annemle bundan önce yaptığımız bir ve çok beğendiğimiz bu salatadan kendime göre yapmak istedim.Salatayı hazırladım baktım güzel poz da verir gibi eee neden makine alınmasın..Hoş akşamları kötü çıkan şu fotoğraflar nedeniyle resmen pazar günü gün ışığına tarifleri yetiştirmeye çalışıp hep hüsrana uğruyorum çünkü günler kısa!
Neyse tavuk suyu çorbanın ardından bu salata birde şu dondurulmuş balıklardan 2-3 parça tamamdır.
Yalnız başına yenilen bu yemeğe Ntv ve Cnn Türk teki haberler-haber programları eşlik ederken sonlandı.
Perşembe gününü de kotardık geriye miladi senenin son günü kaldı yani şu an içinde bulunduğumuz ilk saatlerinin tükettiğimiz son gün.

Bu arada koca bir yılı daha devirdik..Allah dünya üzerinde varolan özellikle sesine ses olunamayanlara daha çok ulaşıldığı bir sene nasip eylemesi dileğiyle..
Herkese yeni gelen yılda huzurla bir sene dilerim..

Peynirli Ispanak salatası

Ispanaklarınızı güzel yıkadıktan sonra kurumaya bırakın.Kuruyan ıspanakları elinizle parçalayıp salata kasesine-tabağına koyun.Ardından üzerine önce havuç rendesi(rendenin küçük tarafıyla rendelenmeli),rendelenmiş beyaz peynir ekleyin.Zeytinyağ,tuz ve nar ekşisi ile hazırladığınız sosunu da üzerine gezdirin.Son olarakta zeytinel süsleyip servis edin.

*Israrla tavsiye edilir bu salata!Çiğ ıspanak diye gözü korkan olmasın inanın tabağı temizlerken buluyorsunuz kendinizi:)

27 Aralık 2010 Pazartesi

Islak Kek

Bizim çocukluğun baş tatlılarındandı "ıslak kek".Çocukken annem ile gittiğimiz ev oturmalarında ağız tatlılarından olan bu güzel keki yalnız herkes yapamazdı.Kimisinin adı ıslak kek ama kendisi kuru olmaktan beter kimisi de üzerine hafif dokundurulmuş bir şekilde ıslak kek gibi durmaya çabalayan ortaya karışık birşeydi.Bir akrabamız vardı onun ki içlerinde ortalamaya vurduğumuzda en iyisi diyebileceğimizdi,akrabanın ismi bana kalsın:)
Ufak yaştan beri meraklı olduğum bu mutfak macerası içinde hiç tarifini almadıklarımdandır Islak kek.Hiçbir tarifini doğru dürüst alıp uyguladığım yoktur.Ama her yapanı az biraz izledim ve sonunda kendimce ortaya karışık birşeyler çıkardım.Ben yaptığımdan beri "bu nasıl bu kadar çok ıslak oluyor?"diye sorulara maruz kaldım ama her seferinde de ölçüde tam zorlandım.Sonunda ölçülerimi de tam oturtunca benim ıslak kekim de buralarda salınabilir dedim..
Biliyorum birçok kişinin anneannesine kadar uzanıcak bilinen tarifler listesindedir.Ama şu deyim var ya"her yiğidin yoğurt yiyişi ayrıdır"demişler yaa bizimkisi de o hesap işte..Her evin bir Islak kek macerası vardır!
 
Malzemeler:

3 yumurta
2 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvıyağ
2 su bardağı süt
1 vanilya
1 paket+1 çay kaşığı kabartma tozu
3 su bardağı  un
3 çorba kaşığı kakao

Üzerine isterseniz Hindistan cevizi serpebilirsiniz

Yapılışı:

1)Yumurta ve şekeri yaklaşık 8-9 dakika kadar iyice katı krema kıvamına erişinceye dek çırpın.Ardından yağını ekleyip bir çırpın sonrada sütü ekleyip karıştırdıktan sonra kakoyu ekleyip iyice bir çırpın pütürlülük gidene kadar.
2)Bu sıvı karışımdan tam 4 çorba kepçesi bir kenara ayırın.
3)Unu yavaş yavaş ekleyin.Son olarakta kabartma tozunu ekleyip yağlanmış(kara yada yuvarlak olan)tepsiye dökünÖnceden ısıtılmış 170 derecede olan fırına verin.
4)Kek piştikten sonra çıkartın hemen ve orta ılıklılığa erişince önce bir dilimleyin ardından her tarafına yayılıcak şekilde kenara ayırdığınız sıvı karışımı üzerine dökerek yedirin.

  • kekin çok sıcak olmamasına muhakkak dikkat edin çünkü öbür türlü pişirebilir keki o zamanda ıslak olmayabilir.

26 Aralık 2010 Pazar

Arnavut Ciğeri

Yeni tarifler denemeliyim..
İyi denemeler yapmalıyım..
Makalelerimi okumalıyım..
Orhan Pamuk okumamı bitirmeliyim.
Yarın sabah erken uyanmalıyım.
Bloguma yeni bir yıla girmeden önce bir sürü tarif yazmalıyım.
Hayatıma dair cümleler kurup şöyle bir bakıp kendi kendime direktifler ya da tavsiyeler vermeliyim ve bu arada da dış seslere de açık olmalıyım.
Düşünüp düşünüp düşünüp...
Neyse ne çok şey yapmalıymışım değil mi?
Şimdi bir ciğer olsa da yesek ve bütün bu meli-malı ekleri ile sıkıcı duran cümleleri ardımızda bıraksak!
***
Farkındayım bir ciğer tarifi öncesi ironik cümleler yada hafif müstehzi ifadeleri getirecek bir tantana oldu ama yazmak su akar yerini bulur misali gelişince anlamını yakalıyor yoksa gerisi fasa fiso..
Annemin ciğer ile özellikle bunu da yaz,şunu da belirt illa ki dediği dipnotları alt kısımda.Bu dipnotları önemseyin derim çünkü iyi bir verim,lezzet için ideal olan tecrübeyle sabittir onun yanında yetişmeye çalışan bir çırak olarak!

Malzemeler:

1 kilo ciğer
Un
Tuz
Karbonat
Sıvıyağ
Pulbiber

Hazırlanışı:

1)Buzdolabı poşetinin içine biraz un koyun.Ardından tuz ve karbonatı da ekleyip harmanladıktan sonra ciğerden biraz içine koyup poşeti sallayıp unlanmasını sağlayın.
2)Unlanan ciğeri poşetin içinden alın ve unun fazlalıklarını silkeleyip kızdrılmış yağın içine atın.
3)Ciğerler hazır olunca servsi tabağınıza hemen çıkartın.Tabağa aldıktan sonra bol pulbiber üzerine atıp karıştırın.
 
  • Yağ iyi kızarmış olmalı muhakkak!
  • Havlu kağıt üzerine alınmamalı ki hafif yağ dibinde olmalı imiş.
  • Unu iyi silkelenmeli yağı yakmasın
  • Yağ önceden kızartma yapılmış olmamalı(patates gibi vs)temiz yağ olucak
  • Annem aslında buzdolabı poşetinde değilde kendi kesekağıdı yapıp o tarz bir kağıt poşette karıştırmış çünkü öyle daha iyiymiş.
  • Kırmızı soğan,sumak ve maydonoz ile yapılan soğan salatası da en güzel yarenliğidir bu lezzetin.
  • Ciğerleri uzun uzadıya yağda bırakıp yakmayın çünkü bu mümkün oluyor fazlasıyla.

21 Aralık 2010 Salı

Portakallı Kek

Geçen hafta Kakaolu ve üzeri bol çikolatalı bir kek yapayım dedim.Ama üzerine o kadar çok çikolata koymuşum ki(!)ağırlıktan dibe çökmüş yani suyun kaldırma gücü yokmuş:)
Velhasılı kelam dün Alesten çıkmış eve döndüm bir türlü sıklıkla güncelleyemediğim blogum için birde şöyle gazete okurken eve yayılıcak kek kokusu hatrına nefis bir portakallı kek yapmak istedim şöyle her tarafından portakal lezzeti baskın olan..
Dün yaptım bu keki ve son dilimini kahve içmeye inerken komşumuza götürdüm.
Yaklaşık 1 saat önce aynı kekten 2 ölçü yaptım gene,güzel oldu ama küçük kalıbtaki kalıba biraz yapışmasın!

Yani sözün özü şu son yaptığım çikolatalı kek kadar fazla yapışmadı Allahtan!

Ama gördüğünüz gibi dünkü ne güzel çıktı..Niye mi yazdım bütün bunları?Tabi ki yarın okulda kekten tadacak arkadaşlara açıklama yapmayıp bloga tıklayın nacizane bu hafif şekli bozulmuş kekin hikayesini okuyun demek için..Eeee herkese anlatmak yerine buraya 1 kere anlat kafi değil mi? :)
Portakallı Kek

Malzemeler:

4 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı sıkılmış portakal suyu
1 su bardağından 2 parmak eksik sıvıyağ
1 kabartma tozu
3-4 portakal kabuğu rendesi
3-3,5 su bardağı un

Hazırlanışı:

1)Yumurtaları şeker ile krema kıvamına gelinceye kadar çırpın.Ardından portakal suyu ile bir çırpın sonra sıvıyağına ekleyip yaklaşık 1 dakika çırpın.
2)Unu da azar azar ekleyin ve son olarak kabartma tozu ile portakal kabuğu rendesini ekleyip yağlanmış kalıbınıza dökün.
3)Önceden 179 derecede  ısıtılmış olan  fırına verin.

17 Aralık 2010 Cuma

Kolay Profiterol

İlk bu tarifi gördüğümde "aaa ne güzel ve pratik"demiştim..Ama bunun üzerinden baya geçti.Birkaç blogda rastlamıştım ama ben Pınarın Klubesinde ilk gördüm ve oradaki tarife göre yaptım.Yaptığım gün bitti!Babaanem çok beğendi.Arkasından bir yakınımız var o da  çok beğendi.Üzerinden 4-5 gün sonra tekra rbu sefer 2 ölçekle yaptım.Yani biz bu tatlıya çok alıştık pratiklikten öte herkesi şaşırtan derecede Profiterol'e benzerliği var.Pınar'a çok ama çok teşekkürler tarif için..Tarifi aynen oradan alıp yazdım isteyen sayfayı da ziyaret edebilir.Eğer benim gibi ilk defa deneyecek olanlar varsa ya da yapmak isteyenler ısrarlar tavsiye edilir!

Malzemeler:
  • 1 paket etimek
Beyaz Krema:
  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı un
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 1 paket vanilin
  • 1 poşet toz krem şanti
Çikolata sos:
  • Hazır çikolata sosu(2.5 su bardağı süt ile hazırlanıyor).
  • Çikolata sosunuzu kendiniz de yapabilirsiniz. Kakao, süt, şeker ve nişasta ile.. Ama Dr Oetker in sosu çok ideal bunu tarif için.
Yapılışı: Vanilya ve krem şanti hariç malzemelerle kremanızı koyu olana kadar pişirin. Ocağın altını kapattıktan sonra vanilyanızı da ekleyip mikser ile çırpın. Böylece içindeki pütürler kaybolacaktır. Ilıyan kremaya toz krem şantinizi ekleyip mikserle çırpın. Etimekleri geniş bir kaba (oval geniş borcamlar olabilir) kırarak ekleyin. Her bir dilimi yaklaşık 4-6 ya bölmelisiniz. Kremayı mikserle çırptıktan sonra soğutmadan etimeklerin üstüne dökün. Kremanın etimeklerin arasına girmesi için salata harmanlar gibi karıştırın.En son çikolata sosunu hazırlayıp ılıttıktan sonra bu karışımın üstüne dökün. File badem,fındık yada hindistancevizi ile arzunuza göre süsleyebilirsiniz.Afiyet Olsun.

14 Aralık 2010 Salı

Puslu Kıtalar ve bir mime çok ama çok gecikmiş cevab..

28 kasım'da güzel bir mimde geçti ismim..Amma ben bu mimlemenin üzerinden yaklaşık 11-12 gün sonra yazabilme fırsatına erişebildim ne yazık ki!Hatta sayın Nesrin ablaya söz de verdim bu geçtiğimiz pazartesi yayınlayacağım diye ama benim hesaplar hep çarşıya uymayan cinsten oluyor bu dönemlerde..Öncelikle kendisinden herkesin önünde çok ama çok özür dilerim..Ben pek mimlemelerle uğraşabilen ve bunlara çok davet edilmiş biri değilim.Ama böyle özel ve güzel olanlar kabul edilmeyecek gibi değil tadında ve hoş birbirimize dair güzel fikirleri bilebilmek adına da çok zengin ve güzel oluyor.
Şimdi mimleme de esas kitaplıktan herhangi bir kitabı seçmekti.Amma velakin açıkçası ben bizim büyük ve kalabalık kitaplığımızdan bu seçimi bir türlü yapamadım.Ya elime attığım benim olmayanlardan ya da ne zaman aldığımı hatırlamayacak kadar eski çıktı.Bende benim için büyük ehemmiyete sahib olan kitabım "puslu kıtalar atlası"gönlümüz  her daim seçtiği,seçeceği kitap olarak not düşmek istedim..
"Puslu Kıtalar Atlası"felsefe profesörü İhsan Oktay Anar'a ait..Benim için anlamını kelimeleri birbirine birleştirmeye çalışsam yetmecek cümleler ve anlatamayack tıynetsizlikte birleşimler olacağı için pek birşey yazmayacağım..
Galatasaray'da daima gittiğim sahafların olduğu Aslı han pasajında sık uğradığım bir sahaf vardır..Her dükkana bakarım orada da genelde bana uygun kitaplar dergiler vs denk gelir ve sahibi de iyi hoş biridir..Orada gördüm zaten kapaktaki kalyon yetiyor insana!
Evde Amat vardı ama beni o kitpa kadar çekmedi sanki gizli bir el al diyor ve İhsan Oktay Anar'ın tadını almamı bu kitabın sağlayacağını içerden bir el sağlıyor..Velhasıl aldım ve aldığım gibi 2 günde mi ne bitti ki Öss'ye hazırlandığım zamandı ve otobüste gider gelirken okudum..Hatta dershaneye yada eve yaklaşmayayım otobüste devam etsin bende okumaya devam edeyim demiştim..
Neyse dediğim gibi benim için gözü kapalı seçmek istesemde gönlümden 1.geçeceklerdendir bu kitap.
"bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmenkti. acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altından gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir alem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı. oysa uzun ihsan efendi, dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi. her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı. kuran'ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardına gizlenen herkes, dünyayı onun gibi okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı. dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu dünya'nın şahidi olmaktı."(puslu kıtalar)

Bu cümlelerin üzerine daha ne denir ki?Uzun İhsan efendiye buradan selam olsun!Evet dünyanın bir masal olduğuna sizi inandırıyor..Kitab bitiyor ve rüyadan uyandığınızı hissediyorsunuz hatta tekrardan kitaba dönüp o aleme gene geri dönmeliyim hissi ile..2.kez okuyacağım yakın zamanda.Herkese nacizane tavsiyemdir.
İnceliğin için çok ama çok teşekkürler!Ve koskoca uzun bir zamanda bir türlü cevablayamadığım için özürler!

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...