22 Temmuz 2009 Çarşamba

Güzel hava ve İrmikli çörekler

Hava çok güzel bugün,harika bir rüzgar balkondan baktığımda denizi pırıl pırıl parlatan güneşin hali ve berrak bir manzara..Sabahtan beri şöyle dışarı çıksam bir yerde kitap okusam deyip durdum ama bir türlü çıkamadım artık kısmet öğlene yada akşamüstüne diyelim yalnız çıkaiblen bugün muhakkak dışarı çıksın İstanbul bugün serin ve güzel tam benim sevdiğim hal serin ve yakmayan güneş!..
***
Geçtiğimiz pazartesi çocukluk arkadaşım Fatma çocukları annesi ve benim annem,kardeşim haliç kıyısına indik hep söylüyorduk ama birt türlü kısmet olmadı hazır annemde biraz toparlanmışken kös kös oturmayıda sevmediği içinde harika oldu onun adınada..Sahil güzel ve hava serindi hatta bir ara üşüdük bile diyebilirim işte oraya birşeyler hazırlarkan bu irmikli minik lezzetleri yaptım,hesapta ben poğaça yapıcaktım ve karakız köfte ama baktım teyzemin yolladığı peynirleri de kullanayım,aa hamura ekliyeyim bunu derken herkesin gerçekten beğendiği bir lezzet çıktı ortaya.Bundan önce de bir irmikli poğaça yapmıştım hatta arkadaşım fotoğraflarını çekmişti ama bir türlü bulamıyorum tarifi yazdığım kağıtı bu yüzden bu sefer gene kendimce birşeyler karıştırdım.

İrmikli köy peynirli minik çörekler


Malzemeler:


1 Su bardağı irmik
1 Su bardağı yoğurt
Yarım su bardağı sıvı yağ
2 Yumurta(birinin sarısı ayırılıcak)
2 Kabartma tozu
2 Tatlı kaşığı şeker
Yaklaşık 2,5 su bardağı köy peyniri rendesi
aldığı kadar un


Üzerine:Ayırdığımız yumurta sarısı
susam

Hazırlanışı:

Un dışındaki bütün malzemeleri karıştırma kabına koyun ve iyice bir elinizle karıştırın bütün malzeme birbirine karıştıktan sonra azar azar unu ekleyin ve poğaça için olan yumuşaklığa gelince elinizde cevizden biraz büyükçe olacak şekilde yuvarlayıp hafif bastırın ve tepsiye dizin.Bu şekilde yapıp bittikten sonrada yumurta sarısını da sürün ve susamda üzerine ekledikten sonra fırına verin.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

Sonunda cheesecake yaptım ve geldim..

Bugün arkadaşım esra blogu neden güncellemiyorsun dediğinde bir sürü şey sıraladım..Sınavlardı önce o bitecekti ben blogta hızlanıcaktım ama sınavlarım bittiği gibi annemin rahatsızlığı ve aniden ameliyat edilmesiyle zaten kısmi bir şok hali ve sonrasında onun evde ıstırahat süreci.Ne birşeyle ilgilenecek zaman nede zaman olsa da hal mecal bıraktı..Hamdolsun biraz daha herşey toparlanınca ağız tatlanmasını uzun uzun zamandır yapacağım dediğim cheesecake ile yaptık hatta bu cheesecake için malzemeleri de sınavlarımın bitişine doğru eve stoklamıştım ve kararlıydım yapacağım diyordum ama o zaman yapamadım işte kısmet şükür ki annem biraz daha toparlanınca zaten tatil süresince mutfakta geçen zaman süresi zarfında ağzımızı da tatlaandırıcak bu lezzeti denedim ve güzelde oldu.İlk denemem için çok olumlu tepkiler aldım ki en son dışarda,güzelde bir yerde yediğim cheesecake'ten daha da güzel olmuş,tabi yanlı tepki gibi saymassanız benim yorumumu:)
,,,
Açıkçası ilk denememde önce bir sürü cheesecake yapımlarına baktım az çok belli bir hazırlanışı var ve herkesinkinde sadece birkaç farklılık var ama rutin olanlar aynı.Bende kendimce birşeyler yapmaya çalıştım hatta 3 yumurta çok mudur diyordum ama 3 yumurta koyarım genede derken akşam anneanneme çıktığımda gelirken yumurta alma niyetiylede çıkmıştım amma velakin geç dönünce evdeki 2 yumurta işimi gördü ve bence 2 yeterli oldu.Birde nişastayla mı,unla mı diye kararsız kalınca un da karar kıldım bakalım bir dahakine birde nişastayla deneyeceğim.Yalnız arkadaşlardan nişastayla yapan varsa önerilerini yada tadının nasıl olduğunu,farklı mı yada aynı mı gibi fikirlerini paylaşırlarsa çok memnun kalırım.
***
Bu arada Hz.Muhammed'in yani Peygamberimizin Miraca çıktığı bu özel günün tüm İslam alemine hayr ile gelmesini dilerim.Kandilin(m)iz mübarek olsun "Dua"ile daim olsun... Vişneli Cheesecake

Malzemeler:

2 Paket Burçak bisküvi
Yarım çay bardağı süt
2 çorba kaşığı tereyağ(öyle dolu dolu değil yalnız)
2 Yumurta
1 Su bardağı şeker
1 Paket krema
2 Vanilya
2 Kutu labne
1,5 Çorba kaşığı un

Vişneli sosu için:

1 Su bardağı vişne
2 Tatlı kaşığı mısır nişastası
1 Su bardağı vişne suyu
4 Çorba kaşığı şeker

Hazırlanışı:

Bisküvileri elinizide ufalayın tereyağıda ekleyin sonra sütü de ekleyin.Sonra iyice kıvama gelince alt tabanı yağlı kağıtla kaplanan ve kenar kısımları da yağlanan kelepçeli kalıbın önce alt kısmına sonrada kenarlarıda biraz kaplayacak şekilde elinizle yayın.Karıştırma kabında önce yumurta ve şekeri iyice çırpın krema kıvamına gelene kadar,sonra ayrı bir kapta süt kremasıyla vanilyayı katılaşıncaya kadar çırpın,ardından labneleri ekleyin ve gene çırptıktan sonra bu karışımı yumurtalı karışıma ekleyin.Son olarak unu da ekleyin bir kere daha çırpın ardından hazırladığınız bisküvili tabanın üzerine yavaş yavaş dökün.Kalıbı bir tepsinin içine koyun ve öyle fırına verin.Üzeri kızarıncaya kadar ve keki salladığınızda orta bir kıvama erişince fırından alın.Vişneli kısmı için de vişneleri doğrayın(isterseniz bütünde olur)üzerine şekeri de ekleyin,sonra vişne suyuyla nişastayı ezin ve vişnelerin üzerine ekleyin ocakta kıvama gelene kadar pişirin sonra ocaktan alın ve soğumaya bırakın.Cheesecake'n üzerine yavaş yavaş yayın sonra buzdolabına koyun ve 1 gece bekletin.

6 Haziran 2009 Cumartesi

Babaannenizle kahvatı edebilmenin yolları:)

Bu pastanın hatırına bu sofra kurulabildi..
Çünkü babaannemi bu pastayla ikna edebildim.2 hafta önce Babaannemi binbir sözle ancak bize getirmeye razı edebildim oda pastanın hatrına:) Babaannem pasta-tatlı çok çok sever anneannemde yer ama onun belli sevdikleri var ama babaaannem hele pastalara bayılır bundan sebep babaannemi getirebilme kozumuz pasta!
Bu sofrada 2 altın kızda vardı yani babaannem ve anneannem,aslında kendilerince haklılar ben daha onların yaşının 3'te birindeyken evimden ayrı yerde yatıya kalmasam daha memnunum elzem bir durum olmadıkça.
İşte böyle durmadıkları gibi kahvaltısını eder etmez anneannem hadi hadi demeye başladı babaannem dur daha pasta var deyip onu durdurdu:)
tam durum komedisi,Allah'tan öğlene kadar oturdular pastalarını afiyetle yiyip 2 altın kız yavaş yavaş evlerinin yolunu tuttu..
Babaanneme yarım saat yalvarma halinde"kal bak annem akşama şunu yapacak bunu yapacak"dedik ama nafile kalmadı,sonra annemin yaptığı güzelim patatesli yemeği kaçırdı.
bu kadar sözden sonra görüntüler ve annemin karışımı olan bu yemeğe geçelim,yemeği ısrarla tavsiye ederim patatesin herşeyi güzel ama bu çok çok harika olmuştu!
Mihaliç peyniri,Keçi peyniri,Beyaz peynir,Dil peyniri.Benim gibi bir peynirsevere göre bir tabak:)Annemin haşlanmış patatesler üzerinde yaptığı çalışmalarla yeni bir yemek daha eklendi listemize. Akşam ne yapsam telaşındayken dolabtaki haşlanmış patateslerden birşeyler yapayım diye sesleri geliyordu annemin mutfaktan,sonra sofraya bu güzel tat geldi.
Açıkçası sofranın sonunda herkes bu yemekten 2 tabak yemiş olarak kalktı yani nefisti!

Kuru domatesli patates kavurma:

Malzemeler:


haşlanmış patates
kuru domates
soğan
sarımsak
salça
kavurma
biber
tuz

Hazırlanışı:


soğanı güzel kavurun sonra kavurmanızı ekleyin(bizimkisi kıymadan yapılan kavurmaydı,isteyen et kavurma ekleyebilir)onlada güzel bir kavurun ardında sarımsak,kuru domates,biberi ekleyin.
haşlanmış patatesleride küp küp doğrayıp ekleyin en son tuzunuda kayup birkaç dakika daha ocakta tutup altını kapatın.

not:Malzemeleri göz kararı verdim çünkü annemde o şekilde yapmıştı.

19 Mayıs 2009 Salı

Zeytinli Çörek

"senin bu en kısa sürelerin çok uzun oluyor be hocam:)"
bu yazı bu cümlenin sahibi sevimli+neşeli arkadaşım Papatya prenses'e dair olsun..
:)
***
son yazımda yazdığı bu yorum hem hoşuma gitti hem kendime kızdım evet şöyle hızlı hızlı yayınlasam ne güzel değil mi ah ah!
neyse bugünümüzede şükür diyelim ne yapalım?
***
son yazıda görünen kahvaltı sofrasının arkadaşlarım için olduğunu orada da belirtmiştim ve onlara kahvaltı harici çilekli pasta,peynirli-sulu börek yaptıktan sonra zeytinli birşeyler yapmak için zihnimde fikirler döndürürken bu tarif ortaya çıktı ki iyiki de çıkmış gerçekten güzel oldu ve çok beğenildi hatta abimin ertesi günü okuluna giderken kahvaltısı da oldu akşam da geldiğinde kalmadı mı o zeytinlilerden? cümlesine nail olmamı sağladı. Zeytinli Çörek

Malzemeler:

1su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı yoğurt
2 yumurta(birinin sarısı üzeri için ayırılıcak)
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kekik
1 kase çekirdekleri çıkarılmış zeytin ve ikiye bölünmüş
Aldığı kadar un
çörek otu

Hazırlanışı:

un ve zeytin dışındaki malzemeleri elinizle güzel karışmasını sağlayın sonrasında zeytinleride ekleyin ve azar azar unu ekleyin.poğaça hamuru yumuşaklığıyla kurabiye hamuru sertliğinde ortalama bir sertlikte hamur elde ettikten sonra ceviz büyüklüğünde yuvarlaklar yapıp yağlı kağıt serilmiş tepsinize dizin.hepsinin bu şekilde yapıp bitirdikten sonra ymurta sarısını sürün ve çörekotu serpip orta ısıdaki fırına verin.


16 Mayıs 2009 Cumartesi

Geçtiğimiz günler..

Bir sürü ahval sığdırdığımız zamanlamalardı vizeler bitti.
Sonra vizelerin ertesi hafta bizde kahvaltı yapacaktık sözleşmiştik arkadaşlarla pasta yapıcaktım ve kahvaltıda yaptık pastada yedik ama 2 arkadaş gelemedi bir daha ki'ne dedik.
Sonra İsmihan teyzemiz geldi bizim tarafa(Avrupa yakası)misafirimiz oldu onunla bir akşam ailece balık yedik.
Sonra arada dost muhabbetleri sığdırdık
Araya güzel tatlar ekledik
Ve ders çalışmadan vazgeçmedik…
Uzunca bir yazı yazma halinde değilim sıcak hava sevmediğimden havanın hem psikolojik hemde fiziki etkisiyle uğraşıyorum.
Kaç zamandır arkadaşlarla vize sonrası üstte görünen kahvaltıdan tutun da çilekli pastalar yapacağım diye tutturmalarıma cevab niteliğinde olan birkaç çilekli pasta fotoğraflarım beni bekliyor yayınlamak babında.
Benim balığım Somon Güveçti tavsiye ederim çok güzeldi birde çikolatalı sufleyi geçenlerde Dilek Pastanesinde yediğimde beğenmemiştim ve boyutununda da sorun vardı o kadar ufaktıki minyatürlerle yarışır cinsten ama buradaki hem lezzeti hem ebat hemde yanındaki dondurması nefisti,Arnavutköy Tesislere yolu düşen balık ve Sufle yemeden geçmesin!
Bu akşam bu görüntüleri paylaşır olalım en kısa zamanda 2-3 çilekli tarifle dönerim inşAllah..
Sıcaklara rağmen tebessüm dileğiyle…

Birde arkadaşlarıma bir zeytinli çörek denemesinde bulundum çok beğendiler fotoğrafta tam görünmesede en kısa sürede tarifini ekleyecğim..

3 Mayıs 2009 Pazar

Kırpık pasta ve..

Gene bir pazar sabahı..
iyiliklerle mi?
hüzünle mi?
sızılarla mı?
nedenlerle mi?
zihnin içinde dönen bir dolu düşünceyle mi?
vs vs diyebileceğimiz herşeyin harmanı bir sabah benim için uyandığımda zihnimde bir yoğunluğu hissetmeme rağmen arkadaşımın ödevi için Balat'a sabah inmemizle iyileşme dozu iyi giden bir sabahtı her ne kadar hala ve ısrarla pazar günlerini sevmesemde!



Sabah sabah böyle bir mahareti görmekte ilginçti bütün saksılar örgüyle kaplanmış!
insan nerede olursa olsun yaşadığı yeri güzelleştirebilir(miş).



Kırpık: 1. Kırpılmış olan. 2. Bölük pörçük.
TDK'ya göre bir anlamıda buymuş.
şimdi bunu neden belirttim çünkü hayatta herşey kendine ait bir anlam barındırıyor isimlendiriliyor bu her ne olursa olsun yaptığınıza verdiğin değeride gösteriyor işte bundan sebepte kendine ait bir adı olmalıydı bende ilk böyle dedim sonra TDK dan bakınca hakkaten uyduğunu da görmek beni mutlu etti.

***
uzun zamandır yaptığım+fotoğrafladığım hatta yurtdışından gelen misafirimize yapmıştım o burda kaldı sonrasında başka bir ülkeye geçip orada da gezip evine dönmesine rağmen ben hala tarifi yayınlayamadım.
açıkçası kremasının ölçülerinide yazmıştım ama bulamıyorum bir türlü bu yüzden göz kararı ölçüler diyeceğim siz istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz.prefiterol gibi diyen var çikolatalı sosunun değişik bir tatla harmanladığını söyleyen var bana göre ise kek kurtarma operasyonu gibiydide diyebiliriz çünkü pandispanya olarak yapmıştım ama kabarmadı ve her zamanki gibi olmayınca kek kabında benim onun üzerinde çalışmalar yapmamı bekledi durdu ve sonunda bu hale dönüştü.

Yapılışı:

Önce çikolatalı sosunuzu pişirin ve soğumaya bırakın.Kek kırıntılarını fındık kremalı kahveyle yaptığım suyla ıslattım--sade nescafe evde olmadığı için fındıklı nescafeyi kullandım--sonrasında süt,şeker,un'dan yaptığım kremayı bir iki taşım kaynattıktan sonra ocaktan aldım soğumasını bekledim ve ardından ıslattığım kekleri içine ekledim kremanın ardından 2-3 tane de muz doğradım içine tahta kaşıkla bir iki kere karıştırdım ve kelepçeli kalıba döktüm bir gece bekledikten sonra çikolatalı sosunuda üzerine döktüm ve çekilmiş fıstık,cevizle süsledim.
not:çikolatalı sosta bir gece önceden yapılmıştı.

26 Nisan 2009 Pazar

Anneannem ve İncirli kek

Akşamdan beri anneannemi birkaç kere arayarak illa ki sabah kahvaltıya gelmesini söyledik durduk ama gelmedi sabah gelirim dedi ve sabah sonunda geldi.
sabah uyandığımda da üzerimde bir rahatlığın hasıl olduğunu görmek anneannemin geleceğini bilmekle mutluluğumu katmerledi ve kek yapmak istiyordum ne yapmalı diye düşünüyorken bu güzel görüntü ve lezzet ortaya çıktı.
Bundan önce hiç incirli kek yapmamıştım hep düşünüyordum amma velakin hep kalıyordu blog arkadaşlarımında az çok nasıl yaptıklarına bakıp,bir şeyler kafamda oluşturup kendimi yumurta çırparken buldum.
Sıvıyağ,yoğurt ve süt olmayan,dolaba baktığımda treyağında az kalması nedeniyle 1 çorba kaşığı tereyağ koyabildiğim yumuşacık nefis bir kek oldu hatta yağ az gelince bir yapayım olmadı bir kere daha deneyip daha fazla yağ koyarak yaparım o zaman yayınlarım diye düşünürken öyle bir şey çıktı ki ortaya hiçbirine gerek kalmadı.

Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
5 adet incir
1 çay kaşığı mahlep
1 su bardağı ılık su
1 çorba kaşığı tereyağ
1 paket kabartma tozu
2,5 su bardağı un

Hazırlanışı:
Öncelikle incirleri yıkayın ve bir kasede suyun içinde 15 dakika bekletin,bekledikten sonra ufak ufak doğrayın.Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelecek şekilde iyice çırptıktan sonra su,tereyağ ve mahlebi koyun ardından azar azar unu ekleyin.Son olarak doğranmış inciri ve kabartma tozunu ekleyip 2-3 kere daha karıştırın ve yağlanmış kalıbınıza döküp fırına verin

19 Nisan 2009 Pazar

Lorlu kurabiye ve yarınki sınav!

Evet yarın ki sınavıma rağmen güncelledim bazılarına duyurulur. Latife bir yana gene uzun ara oldu.Dün bir arkadaşım uzun zamandır blogu güncelleştiremememe vurgu yaptı:)
Hatta “arşiv var ama bir türlü yayınlayamıyorum”diye kendimi savunmaya çalıştım. Ben de bunun üzerine arşivden de yararlanmayıp yarınki sınav öncesi bir kurabiye türettimi. Bu arada biliyorum karışık bir yazı oldu ama aceleyle bu kadar oluyor okuyanlardan anlayış bekliyorum nacizane.
Malzemeler:
1,5 su bardağı tuzsuz lor 
Yarım su bardağı yoğurt 
Yarım su bardağı sıvıyağ 
1 çorba kaşığı elma sirkesi 
1 tatlı kaşığı tuz 
1 çay kaşığı mahlep 
2 yumurta akı 
1 paket kabartma tozu 
Aldığı kadar un

üzeri için:
1 yumurta sarısı susam,çörekotu
Hazırlanışı: Un,yoğurt ve kabartma tozu hariç bütün malzemeleri yoğurma kabınıza alın sonrasında kabartma tozunu yoğurtla bir yerde güzelce karıştırın ve onuda ekleyin,ardından azar azar unu ekleyin. Sakın unu hızla eklemeyin yedirererk azar azar ekleyin ve orta sertlikle bir hamura ulaşınca istediniz şekilleri verip fırın tepsisine dizip yumurta sarısı sürün,üzerine de çörekotu ve susam serpip önceden ısıtılmamış fırına verin.
Dipnot:Loru 2 bardakta olabilir birde tuzlu sevenler tuzunu biraz daha artırabilir.

26 Mart 2009 Perşembe

Arpa Şehriye salatası

güzel bir salatayla uzun aranın önünü keselim inşAllah..
alt kısımda görünen o güzel sofranın güzel lezzetlerinden biriyle,nefis bir salataydı Esra'cığıma buradan tekrar tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.
***
umarım bu tariflerim hızlanacaktır ve bende buranın güzel sorumluluğunu elimden geldiğince yerine getireceğimdir arkadaşları aralıklarla ziyaret ettiğimde gördüklerim şaşırtıyor maşAllah döktürüyorlar elleri dert görmesin herbirşeyleri harika oluyor daha bir hayıflanıyorum o zaman..
ne yapalım sağlık olsun diyelim değil mi?
hele hele Tijen ablanın bahar gelmiş sayfası daha bir coşturuyor insanı..
***

Arpa Şehriye salatası


Malzemeler:

1 paket arpa sehriye
2 adet salcalık tatlı kırmızı bıber
1 tavuk gogsu(kendı suyunda pısecek az sıvı yagda kavurabılırsıniz)
bır paket konserve mantar veya 300-350 gr pısmıs mantar
salatalık tursusu
mısır
bır demet dereotu
az mayonez
zeytınyagı
limon
tuz


Hazırlanışı:


Kuşbaşı doğranmış göğüs etinizi kendi suyuyla haşlayın sonrada isterseniz az sıvıyağda kavurun.arpa şehriyenizi de suda haşlayın,şehriye haşlandıktan sonra süzüp karıştırma kabınıza alın ve içine haşlanmış mantar veyahut hazır konserve mantarlarınızı,hazırladığınız kuşbaşı tavuk etini,salatalık turşusunu,kırmızı biberleri,mısırı,ince doğranmış dereotunu,mayonez,zeytinyağı ve az limon suyu da ekleyip güzelce birbirine kaırşmasını sağlayın.

14 Mart 2009 Cumartesi

Rehavet hali ve tilkilerimle uğraşsamda çok çok güzel bir haftaydı!.

Ankara'ya giderken bir arkadaşımla yolda telefonda konuşuyoruz nasılsın dediğinde"zihnimdeki bütün tilkileri yolda bıraktım dedim"ve öylede oldu dönüşte onları geri aldım valhasıl 1 hafta herşeye güzel ara verdim iyi oldu her ne kadar hala o rehavet hali ve tilkilerimin çakışmasıyla uğraşsamda.. uzunca bir yazı,başında güzel bir girizgah olan birşeyler hazırlamıştım laptopta ama masaüstü bilgisayarımdaki yenilenme nedeniyle programlar eksik ve açmadı yazıyı açıkçası bugünün üzerimde hasıl ettiği sıkıntı halide eklenince şöyle durdum ve kendi başına gidicek hazırlıksız cümleler kurayım istedim bugünün bende hasıl ettiği ruh haline rağmen!.. bugün artık bloguma dair birşeylerde yapmalıyım dedim bununda farkındayım her ne kadar bugüne kadar sorumluluklarım noktasında benden kaynaklanabilecek aksaklıklara izin vermemeye çalıştıysamda bazen hayatımızda kendi içinde sınırsızlıklar olabiliyor ve ipin ucu sizin elinizde gibi görünsede aslında görünmez bir el ve ruh sizin benliğinizde gizli bir hakimiyet sağlayabiliyor.. işte ben bu minvalde bir haldeyken 15 günlük bir gecikmeye uğradı eklemem gereken fotoğraflar paylaşmam gereken yazılar ve tarifler kısmet bugünün payındaymış kısa ve öz cümlelerle inşAllah kotarırım uzun zaman sonra olucak bu yazıyı.. ***
birde bu Ankara gezisinin birde çok güzel özel önemli olaylarından biri de Betül ablanın gül cemaline nail olmaktı,ben çok memnun kaldım sohbeti+hoşluğu ve sayesinde tattığım o sıcacık kaşarlı simit!
tekrar tekrar teşekkürler Betül abla inşAllah en yakın zamanda senle tekrarını yaşamak nasib olur ve güzel olur..
Ankara'ya 2.gidişim ve benim için güzel bir yolculuk unutulmayacak zamanlar hediye eden bir gidiş oldu..her ne kadar herkes bu Ankara sana ne yaptıda geldiğinden beri söylenip duruyorsun desede burdan da bir kez daha söylüyorum az çok nasıl bir kent olduğunu biliyorum ama beni ordaki kendine has hal ve özelliklede sevgisi noktasından ihya edecek derecede güzel sevgiye has insanlarla bulunmam bana Ankaradaymışım hissiyatında nail olmadığı içindir belkide..
birgün benim ilk gittiğim zaman gidemediğim kaleye çıktık ve oradan çok özel ve güzel bir camii,tafsilatlı ihtişamlı görüntüyü sevenler için olmayabilir ama sadeliği özellikle de Anadolunun Osmanlı öncesi dönemindeki sadeliğini sevenlerin çok beğeneceği bir ibadethane Ahi elvan..bu camii eski Ankaranın olduğu bölgede ve kalenin civarında o arnavut kaldırımlı balat minvalindeki dar sokaklarda bir yere gittik Esra'nın annesi Ayşegül teyze sağolsun çok güzel bir börek o mekanın kendine ait bir tadı(adını unuttum öğreneceğim yakın zamanda)ve bizim yaptığımız gibi yapılan o nefis mi nefis içli köfteyi tadmakta ayrı apayrı bir hal oldu..
işte şimdi de bu güzel sofraya geldik Ankara da sağolsun arkadaşım Esra da kaldım.
öncelikle Ankara kazan oldu biz kepçe misali 1 hafta boyunca Esra sağolsun gezindik durduk yedik,içtik,gezdik güzel bir zaman yaşadım sayelerinde, tekrar tekrar sağolsunlar varolsunlar diyorum.. Esra'cığımın evine gelen misafirler için hazırlanan güzel sofradan bu nefis lezzetlerde makinemin şarj azizliğine uğrayınca herşeyi fotoğraflayamadım ama çok güzel bir sofra vede en önemlisi her biri ayrı ayrı leziz olan tatlar vardı ellerine sağlık tekrardan Ayşegül teyzenin ve Esranın..
Mönü:
Arpa şehriye salatası Mercimek köftesi Kıymalı börek Peynirli mayalı poğaça İncirli tatlı Truff
ve işte ne yazık ki dönüş yolu!
not:bu yazımda bazen cümleler kopuk geldiyse yada kelimeler tam rayında birbirlerine sıralanmayıp okuyanları yormuşsa haklarını helal etmelerini dilerim..dedim ya yorgun zihin..

10 Mart 2009 Salı

Ankara,ara tatil,rehavet,güzel tatlar,dostlar vs vs...

Karlı bir görüntüyle açılış yapıyorum ve tez elden tatilden karelerle-gecikmeli de olsa-buradayım inşAllah..

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...