26 Temmuz 2011 Salı

Patlıcanlı Makarna

 Sıcak havanın çökerttiği rehavet birde yaşadığımız gelgitlerin bileşkesi daha bir yılgınlık veriyor.Burası bir yemek blogu melankolinin anlamının hakkının verilme yeri değil ama netameli bir ruhun havası yüzünüze çökmüşse şen-şakrak bir cümle yığını kuramıyorsunuz.Dürüstçe bunları yazmak daha fazla değiştiriyor yüzünüzün halini ruhunuzun yıkıntı halini..
İnsan anlattıkça bazen yenildiğini hisseder ama rahatlamanın verdiği hafifliktir o sırada anlayamadığım.
Dünya konuştukta düzelicek iyileşicek diyorsak herkesin cümlelerini esirgemediği ve inancı,umudu eksiltmediği bir gelecek inancıyla hadi gülümseyelim!

Dün bir sürü işten sonra annemle ne yapsak diye düşünüp son karar "patlıcanlı makarna mı yapsak ?"diye sorduğumuz sorunun cevabı olarak çıktı karşımıza bu güzel lezzet.
Biliyorum içinizden"e tabi herbirine güzel lezzet diyorsun çünkü sen yapıyorsun"diyen çıkabilir haklılık payı yüksek ama gerçekten deneyip beğenmeyen çıkanlar muhakkak yazsın bilelim.Herşeyi eğrisiyle doğrusuyla bilirsek net cevablarımız olabilir.

Hiç denememiştim bundan önce patlıcanla makarnayı sadece bir kere bir dergide görmüştüm ama sadece görüntüsü aklımdaydı tarifi hiç hatırlamıyorum,kendimce denedim ve annemde çok beğendi.Deneyenlerin de beğenmesi dileğiyle.
3 orta boy soğan
3 domates
3-4 diş sarımsak
3-4 adet sivri biber
Yarım paket makarna
3 adet patlıcan(orta boy)
2 çorba kaşığı zeytinyağ
250 gr yemeklik kıyma
Pul biber
Tuz

Üzeri için:

Nane
Rendelenmiş kaşar peyniri

Hazırlanışı:
  • Tavaya önce yağı koyup ardından yemeklik (küçük küçük)doğanmış soğanları ekleyip kavurun.
  • Soğanlar biraz kavrulduktan sonra minik doğranan sivri biberleri de,sarımsağı da ekleyip kavurmaya devam edin.
  • Ardından kıymayı da ekleyip kıymayla birlikte kıymayı kavurun.
  • Kıyma kavrulurken patlıcanları alacalı şekilde soyup küçük küçük doğrayın.Doğranan patlıcanları tuzlu suya koyun ve biraz tuzlu suda bekletin.
  • Makarna suyunu da ocağa koyun kaynayan suya tuz ekledikten sonra yarım paket makarnayı da ekleyip 9-10 dakika haşlayın.
  • Kıyma kavrulduktan sonra rendelenmiş domatesi,pul biberi ekleyip ocağın altını açın ve harlı ateşte 2-3  dakika çevirin.
  • Tuzlu suda bekleyen patlıcanları 1-2  kere sudan geçirip tuzunun gitmesini sağlayın ve avucunuzda iyice suyunu sıkıp kıymalı karışıma ekleyin.
  • Patlıcanlarla beraberde harlı bir şekilde 4-5 dakika kavurun ve arından tavanın kapağını kapatıp ocağı kısın.
  • Haşlanan makarnayı süzgece alın üzerinden bir soğuk suda geçirip kenara koyun.
  • Patlıcanların pişip pişmediğini kontrol edin,fazla yumuşamasın orta yumuşaklıkta pişsin.yaklaşık 6-7 dakika yeterli olabiliyor.
  • Patlıcanlarda piştikten sonra makarnayı,tuzunu da ekleyip birbirine karışmasını sağlayın.Ağzını kapatıp kısık ateşte makarnayla da beraber 2-3 dakika ocakta tutun.
  • Altını kapadığınız makarnayı servis tabağına alıp isterseniz kaşar peyniri ve doğranmış nane ile servis edin.

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Çevreci Omlet

Bugünlerde cümleler kısa tutulsa..
Herkes cevab peşinde koşup karşısındaki sorulara boğmasa
Umudu olanların o güzel umudlarını kırmak adına birileri kendi umutsuzluklarıyal  karşısındakini yormasa,yıkmasa.
Zaman akarken dalga sesi gibi cüretkar rahatlatan sesler fon müziği olsa parazit sesler uzak olsa
Suretler gönülden,sesler kulaklardan kazınmasa
Unutulmalı diye zorla kafamıza kazınmaya çalışılanlar unutulmasa
Beklentiler olmasa ve gönülden geçenlere ket vurulmasa
Karşımızdakinin özgürlüğü bir diğerinin mutsuzluğu olmasa
Ya da birinin mutluluğu diğerinin ebedi mutsuzluğu olmasa
Umut fakirin ekmeği değil dünyanın nimeti olsa
Ya da bütün se-sa ile noktalanan cümlelerden se-salar atılsa yaşam ne kolay ve de ne kadar mutlu olur değil mi?
Aynı Akdeniz&Ege'nin havasındaki neşe ve neşeli ruhlar gibi!
***
Pazartesi sabahı bugün yeni bir hafta başlıyor,herşeyin dün beni tadıyla bu şaşırtan omlet gibi herkesi şaşırtıp mutlu etmesi dileğiyle!Çünkü şaşırıp mutlu olunca daha bir fazla oluyor mutluluk oranı..
Biliyorum adı ilginç gelicek ama dün anneannemden dönerken ne güzel böyle bir ad çünkü bir sürü ot aldı.Yayınlanmak üzere yapılmış bir tarif değildi öyle ne varsa karıştırdım gibi birşey oldu ama tadını hiç böyle beklemiyordum hatta reyhan kötümü yapıcak derken cidden çok beğendik ki ben yumurta çok sevmem!Birde omlet tarifi de verilir mi derdim ben ama öneri mahiyetinde de veriliyormuş kendi kendime ders verdim.

Çevreci omlet :-)

  • Yumurta
  • Maydonoz
  • Dereotu
  • Reyhan
  • Nane
  • Mihaliç,abaza,beyaz peynir
  • Tuz
  • Tereyağ
Yumurtaları kırıp iyice çırpın.Reyhan,maydonoz,dereotu,naneyi yıkayıp ince ince kıyın.Ardından yumurtaya karıştırın sonrada içine 2-3 çeşit peynirden az az ekleyin(isteyen sadece beyaz veya kaşar peynir).Tavaya koyduğunzu tereyağ eriyince omleti de boşaltın ve kısıkta pişirin.Ters çevirip diğer tarafınında pişmesi sağlanınca servis tabağına alın.

19 Temmuz 2011 Salı

Sodalı&Yoğurtlu poğaça

Ne kadar uzun bir zaman olmuş?
Son 3-4 aydır yaşamımıza dair her türlü sızı,sevinç,sıkıntı açıkçası birbirine  geçmiş bütün zıtlıkları bu aciz bünyelerimizde topladık aile boyu ve bireysel olarak!
Blogumu hergün düzenli açıp hatta bazen gün içerisinde fazlasıyla açan biri olup hiç içimden ne bişey yapasım ne de yazasım gelmeyeceğimi deseydi birii nanmazdım ama oluyormuş işte.
Hayırlısı deyip işin içinden kendimi hem sıyırmak hemde bizi biz eden en yücesine sığınıp tevekkül etmekten başka bir niyetim yok.
Bugünlerde geçicek belki etkisini ömrümün sonuna kadar hissediceğim ama bundan hiç gocunmayacağım..
***
Bugünlere güzel bir tat olan geçtiğimiz pazar günü bizim yarı sosyolog yarı tarihçi ve tam gazeteci Esra hanımın güzle manzaralı balkonuna misafir idik diğer Sosyolog İsmehan ile.
Onlara giderken poğaça götürmek için mutfağa girdim sabah sabah ve uzun zamandır bu işlerden uzak kalmanın nasıl bir özlem getirdiğini gördüm.Bir önceki akşamda anneannemde Bulgur pilavı yaparken bunu daha da fazla hissedip zevk almıştım sanki ilk defa mutfağa giriyormuş gibi..

Yoğurtlu poğaça klasiktir çocukluğumuzdan beri ama ben birde soda da katsak ne olur dedim ve arkadaşlarımda annemlerde çok beğendiler.

Malzemeler:

1 şişe soda
1 su bardağı yoğurt
Yarım su bardağından biraz fazla sıvıyağ
2 kabartma tozu
2 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
3 yumurta (birinin sarısı ayrılıcak)
Aldığı kadar un

İç harcı:peynir,zeytin.kısaca ne isterseniz.

Hazırlanışı:

  • Un dışındaki malzemeleri elinizle karıştırın.
  • Ardından azar azar unu ekleyip sert olmayacak şekilde bir hamur elde edin.
  • Bu hamuru 15-20 dakika dinlenmeye bırakıp ardından istediğiniz iç harcı ile hazırlayıp fırın tepsisine dizin.
  • Üzerlerine yumurta sarısı sürüp 200 dereceli önceden ısıtılmış fırına verin.
*Yumurtaları 2 tane koyucaktım ama yanlışlıkla diğerini de kırmışım!Bu sebeple 3 tane oldu aslında isteyen 2 ile de yapabilir.Yalnız böyle de bir fazlalığı olmadı.

4 Haziran 2011 Cumartesi

Tatlı yesek tatlı da konuşsak?

Bugünlerde tatlı yiyip tatlı konuştuğumuzda da öyle gitse herşey?
Yakınımızda olan herşey bizi etkiliyor ki illa yakın olmasına da gerek yok "vicdan"ile yaşayan herkes kendi ruh kabının aldığı ölçüde etkilenir olandan bitenden,yaşanacaklardan vs vs.
Bugünlerde herşey üst üste gelip etki alanımızın ne kuvvette olduğunu ölçer gibi.Hastalıklar,kişisel sızılar,çevrede olup bitenler,dersler,sorumluluklar!
Bunlar çoğaltılabilir ama bugün bir hocamızın derste dediği gibi"siz yaşadığınız alanda ne kadar düzeltilmesi gereken şey görürseniz dünya size o kadar bunaltıcı,sıkıcı gelir"bu sebeple gördüklerimizin bizim düzeltmemize muhtaç olduğunu hissedip kendimizi büyük güç olarak görüp huzursuzluğun en büyüğüne sahip olmaktansa öyle veya böyle orta yollar yada varolanla götürmeyi tercih etsek?
Neyse tadın netamelide olsa gene de hamdolsun dediğimiz günlerde bu güzel pastayı ağız tadı adına hem mecazen hem de madden yedik,sevdik.
Umarım deneyenler de severler!
Kakaolu Çilekli Pasta

Malzemeler:


5 yumurta
3 türk kahvesi fincanı şeker
4 türk kahvesi fincanı un
1 kabartma tozu
1 çorba kaşığı kaynar su
1 çorba kaşığı sıvıyağ
2 çorba kaşığı kakao
 
Çilek
Keki ıslatmak için 1,5 su bardağına yakın süt
Tart jöle
İri dövülmüş fıstık

Ara kreması:

4 su bardağı süt
2 çorba kaşığı nişasta
2 çorba kaşığı un
2 vanilya
5 çorba kaşığı şeker
Yarım paket(100 ml)krema

Üst krema için:

Creme ole yi 2 su bardağı süt ile çırpın

Hazırlanışı:
  • Önce kek için yumurta ile şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  • İyice kalınlaşıp köpük köpük olan yumurta ile şekere yağı ve suyu ekleyip bir çırpın.Ardından unu,kabartma tozunu ve son olarak kakaoyu ekleyip iyice karışmasını sağlayın.
  • Yağlı kağıt ile alt tabanını kaplanan kalıba kek hamurunu döküp önceden 160 dereceye ısıtılmış fırına verin.
  • Kek pişerken krema dışındaki bütün malzemeleri tencereye koyun ve karıştırarak pişirin.
  • Pişen kremaya biraz orta sıcaklığa geldikten çiğ kremayı ekleyip mikserle 3-4 dakika çırpın.
  • Pişen keki çıkarttıktan sonra ılınmaya yakın üçe  ayırın.
  • 3 pandispanya katını ayrı arı süt ile ıslatın.
  • Islanan kekin ilk katına kremadan biraz sürün ardından yarıya bölünen çilekleri dizin.Ardından diğer kat içinde aynı işlemi yaptıktan sonra son kat ile de kapatın.
  • Süt ile hazırladığınız creme oleyi pastanın üzerine güzelce kapatacak şekilde sıvayın.
  • Ardından yarıya bölünen çilekleri uzunlamasına hafif dik yerleştirin.
  • Bu işlem bitince de üzerinde ki tarife göre tart jöleyi hazırlayın ve soğumadan  çileklerin üzerine fırça yardımıyla sürün.
  • Son olarak iri dövülen fıstıkları da kenarlarına koyun.
*Fıstık az kalmıştı gece 3 te bulamayacağım için bu kadar ile yetinmek zorunda kaldım.
*Bu arada fırça ile sürme yöntemini hiç denememiştim geçenlerde Aslı'dan görünce denedim ve çok iyi oldu.Bundan önce tart jöle ile hüsran dolu çalışmalarım olmuştu amma bu sefer barıştık.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

İki renkli Reçelli Kurabiye


Yemeği sevmek güzeldir ama bazi güzel şahsiyetler daha bir severler ve onlarla takıldığınızda güzel lezzetlere de ortak olmak vardır.Böyle güzel insanlardan olan ismi lazım değil bir arkadaşımız geçen gün bir sempozyum sırasında arada verilen kurabiyelerden peçeteye toplayıp masaya getirince buna benzer bir kurabiye ile tanışma fırsatı yakaladık!
O yediğimizin içine harç gibi koyup reçel ile pişirmişler ve reçel macun hale gelmişti,öyle de denedim ama ondan çok memnun kaldığım söylenemez.çünkü dediğim gibi çok kuruyup macun kıvamına erişiyor reçel.Bende böyle denedim memnun kaldık şu an hatta çayımın yanında nefis bir lezzet olarak salınıyor.
Yemeği seven o arkadaşıma katılıyorum herkes onun gibi güzel ve dürüstçe yemeği hem sevip hem de dile getirebilse değil mi?

Malzemeler:


125 gr tereyağ
2 çorba kaşığı pudra şekeri 
2 yumurta akı
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1,5 su bardağı nişasta
1,5 su bardağı  un
1 adet buz
1 çorba kaşığı kakao

İçine herhangi bir marmelat(ben ahududu kullandım,annemin vişne marmelatı bittiği için)
Hazırlanışı:
  • Öncelikle oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını,yumurta aklarını,pudra şekerini,kabartma tozu,vanilyayı ve buzu yoğurma kabına alın ve karıştırın.
  • Birbirine güzelce harmanlandıktan sonra azar azar un ve nişastayı ekleyin.
  • Buz büyük ise eğer erimesini beklemeden de çıkartabilirsiniz.
  • Yumuşak bir kıvam elde ettiğiniz hamurunuzu ikiye bölün.
  • İkiye böldüğünüz hamurdan birine kakaoyu ekleyip iyice yoğurup kakaoyu yedirin.
  • Biri beyaz biri kahverengi olan hamurdan yarım ceviz büyüklüğünde parçalar alıp ikisini elinizde birleştirerek yuvarlayın.
  • Yuvarladığınız hamurların içine elinizle çukur açıp fırın tepsisine dizin.
  • Altı pembeleşmeye durunca pişen kurabiyelerinizi fırından çıkarın ve kaşık yardımı ile çanak kısımlarına reçel koyun.
*Nacizane önerim,un ve nişastada azaltmaya gidebilirsiniz eğer kıvama gelirse hamurunuz.

    29 Mayıs 2011 Pazar

    Bitter Çikolatalı Puding ile güzel bir Pasta

    Vakit şehir insanının problemi ne yazık ki!Birçok iş ile uğraşıp aslında birçok gereksiz şeye zaman harcadığımızın farkına varıp bunu içimizde daha da sıkıcı bir şekilde hissediyoruz.Çünkü gün içerisinde yaptığımız herşeyin ne kadar değerli ve gerekli olduğunu düşünüp yapmamız gerektiğini kendimize kanıtlamak için bir çeşit savunma hareketinde bulunuyoruz,eğer bunu yapmassak yapacağımız herşey bir zorunluluktan öteye gidemez  ya yapmayıp atalete ya da bizi biz yaptığına inandıklarımızla uğraşmayı seçeriz ki aslında bu olsa ne güzel olur değil mi?
    İşte orası da bir soru işareti eğer bu soruları sorabiliyorsak gün içerisinde yaşadığımız o sıkıcı ve bizim vaktimizi alan işler sayesinde oluyor,pragmatist bir bakış açısı geliştirip en sıkıcı anın muhasebesinde de bir sebep-sonuç ilişkisi ile durumu kurtarabiliriz.
    Biliyorum çapraşık ve karmaşık bir cümleler yumağı ile "vakit"ile olan sorunumuzu özetlemeye çalışıyorum ama bu durum için saatlerce yazılabilir,konuşulabilir.Vakit bizim için şu an bazen farkında olduğumuz bazen olmadığımız bazende olmak istemediğimiz bir değer.
    Herşeyin yitirildiği zaman değer bulduğu günümüzde biz vakit ile de aramıza böyle tuhaf bir ilişki kuruyoruz ve bunun üzerinden prim toplayacak cümleler kurup yazılar çiziktiriyoruz aynen şu an benim yaptığım gibi.
    "Bu hamur çok su götürür"lafzını dolduracak minvalde yazabilirim eğer durmassam amma velakin durmalıyım ki yukarıda bahsettiğimiz bu "vakit"ile problemi olup buraya yemek blogu olduğunu arada hatırlatabilen sahibesi yani "ben" basit ama leziz,hafif ama tekrar yedirten bu pastayı anlatabilsin ve paylaşsın.

    Bu pastayı bizim meşhur simetri uzmanımız,milim şaşmadan kestiği kekler ile ünlü Nurcan getirmişti birgün gene her daim toplandığımız  kahvaltılarımızdan birine bende hemen "nasıl yaptın"diye sorup "aaa cidden hazır pudingle,bu kadar kolay ve güzel"diyerekten yapacağım deyip hemen yaptım.Bu pastada şu üçlünün uyumu ile bu tad yakalanıyor yoksa olmuyor.Evde fındık yoktu ceviz mi olsa derseniz ben burada boşuna anlatmış olurum bu sebeple Fındık+Burçak yada Altınbaşak+Bitter çikoatalı puding ile size akşama tatlı!

    Farkındayım çok basit bir tatlı hatta bunca becerikli blog sahiplerinin yaptıklarının yanında "neden yayınlıyorum"da dedim ama her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır misali bende kendi damak tadıma dair olanı yayınlayayım dedim ve bu akşam olsaydı gene yerdim 3 dilim.

    Nurcan'ın Bitter çikolatalı Pudingli Pastası


    1 paket bitter çikolatalı pudingi üzerindeki tarife göre pişirin ve biraz orta ılıklığa gelmesini sağlayın.Ardından burçakları(2 paket kullandım küçük dikdörtgen tepsiye)dizin ve bir kat krema sürün sonra bir sıra daha bisküvi ve krema en son tekrardan 3.kat bisküviyi de dizip son katına da kremayı sürüp üzerine bolca iri kıyılmış fındık serpin.

    Pastanın sahibesine bugün gene senin pasta çok güzel anlatıyorum yapın diyorum diyince,bunun şeklinin hafif dik durup yapılan pastadan olduğunu o gün getirdiği zaman  klasik bisküvili pasta gibi yaptığını belirtti,bilginize.

    22 Mayıs 2011 Pazar

    Bir pazar sabahı yürüsek mi,bir önceki gün tadılan poğaçaların benzerlerini mi denesek?

    Dün bizim cumartesi grubu ile toplandığımızda çay soframızda buna benzer mini poğaçalar vardı,hani pastanelerde olur minik spesiyal poğaçalar.Benim de niyetim buna benzer birşeyi denemek ve aslında patatesli ve peynirli yapmaktı amma velakin aksilikler sepetinden bugünlerde bize çok şey çıktığı için buzdolabının bozukluğu nedeniyle peynirliler hayal oldu!Anneannemden akşam getirilen yoğurt ile peynir de gelicekti ama ne yazık ki annem unutmuş.Aslında sabah birde Balat'a yürüşte plandaydı amma mutfakta tam 4-5 dakika düşüdüm"yürüsem mi,poğaça denesem mi?"balkona gidip malzemeleri getirdim sonra odama çekildim gene düşündüm sanki dünyayı kurtaracağım!Poğaçalar galip geldi ve istememe rağmen yürüşe gidemeyip bu minik lezzetleri yaptım ve iyiki de yapmışım sabahtan beri kaç tane yediğimi hatırlamıyorum.Gevrekliği ve patatesin kuru olmaması tam istediğim gibi idi,pastanelerde yediğim bu minikleri artık buna benzer karışımlarımla yapmaya devam edeceğim.Minik poğaça eylemleri devam edecek!
    İnsanın kendini taltiflendirmesi hoş olmuyor belki ama cidden bunu bende çok beğendim ve böyle yersem bir daha yapmaya korkacağım.

    Patatesli Minik Poğaçalar
    Malzemeler:

    1 su bardağı eritilmiş tereyağ
    Yarım çay bardağı sıvıyağ
    1 su bardağı yoğurt
    3 yumurta (birinin sarısı üzeri için ayrılıcak)
    1 çay bardağı ince kıyılmış badem
    2 kabartma tozu
    3 tatlı kaşığı şeker
    1 tatlı kaşığı tuz
    Aldığı kadar un

    İç harcı için

    3 orta boy patates
    1 su bardağı süt
    Karabiber
    Tuz

    Hazırlanışıı:
    •  Patatesleri soyup kür şeklinde doğrayıp haşlayın.
    • Haşlanan patatesleri süzgece alın ve soğumaya bırakın.
    • Soğuduktan sonra da sütü,tuzu,karabiberi ekleyin ve ezip karıştırın.
    • Hamuru için de un dışındaki malzemeleri karıştıın birbirine ve ardından azar azar ununu ekleyin.
    • Yumuşak bir hamur elde edince hamuru biraz dinledirin
    • Ardından dinlenen hamuru merdane ile çok kalın olmayacak şekilde açın ve büyük çay bardaklarıyla yuvarlaklar  kesin ve ortalarına patatesli harctan koyup kapatın.
    • Fırın tepsisine dizdiğiniz minik poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürün ve susam serpip önceden ısıtılmış 200 dereceli fırına verin.
    *Patatesleriniz büyük olursa 2 de yeterli olabilir.Ben orta boy olduğu için 3 tane kullandım az birşey de harc arttı.
    *Mini fırına göre olan tepsilerle 3 tepsi çıktı bu sebeple yumurta sarısı yetmeyebilir çünkü 3.tepsiye yetmedi. 
    *Birde fotoğrafları yakın çekim çektiğimden büyük dursalarda bunlar gerçekten minikler:)

    3 Mayıs 2011 Salı

    Ev Kurabiyesi


    Yaklaşık 2 veya 3 hafta önce kütüphanedeyim ve annem arıyor.Telefonu açtım annem fırının ayarı ile ilgili bir şey soruyor ardından kurabiye diyor.Bende sonunda “anne hayırdır ne yapıyorsun”dedim ve annem de “gazetede gördüğüm bir  kurabiyeyi”dedi.Başladık telefonda onu öyle yap o da der şu nerde yani ders çalışma arası kurabiye koordinatları yanında annenizin söylevleri ile de geçebiliyor.Hoş bizim insanımızın ders çalışması ya da genel olarak çalışması nedir ki?2 saat çalışma 3 saat yeme-içme-muhabbet!
    Bunu tek ben demiyorum bazı arkadaşlarımın işyerindeki çalışma+muhabbet hallerini dinleyip birleştirdiğimde genel tablo bu çıkıyor.Ne yapalım keyif bizim millete yakışıyor yahu!
    ***
    Bu tarifi aslında annem çok önceden almış gazeteden ama kenara koymuş ancak bugünlerde denedi  ve çok ama çok beğendik.Annem yalnız kurabiyeleri fazla yumuşak bırakmasınlar güzelce pişirsinler dedi  öbür türlü çok yumuşak olabilirmiş,pembeleşene kadar pişmeli.Hem link veriyorum hemde oradakini alıp yayınlıyorum.

    Ev Kurabiyesi*

    2 yumurta
    1 çay kaşığı karbonat
    ½ su bardağı erimiş tereyağı
    1 tatlı kaşığı portakal ve limon kabuğu rendesi
    ½ su bardağı yoğurt
    1,5 su bardağı şeker (zevke göre az veya çok)
    4 su bardağı un (gerekirse biraz fazla)
    1 yumurta sarısı+1tatlı kaşığı su (yüzüne)

    Hazırlanışı:
    • Bir kapta tüm malzemeleri karıştır. 
    • Alabildiği kadar unla kulak memesi yumuşaklığında hamur yap. 
    • Avuçla yuvarlayarak tepsiye diz. 
    • Üzerine yumurta sarısını su ile çırp, sür, fırında pişir.

    *Zaman gazetesinin haftasonu ekinden alınmıştır.

    1 Mayıs 2011 Pazar

    Endişe ile gider günler selamete doğru

    3 gündür blogumla ilgili olan mailden ötürü sorun yaşayıp ve buranın sıkıntıya düşmesi,mail adresimin elden gidecek olması,üstüne vize döneminde bu sorunu yaşamak derken geçti gitti..
    Bugün 13.sınav ve ardından güzel geçen dakikalar birde üzerine geldiğimde mailimi kuratarabildiğimi görmek birde en en önemlisi anneannemi iyi görmek,daha ne olsun?
    Neyse daha ne olsunun da cevabı vardır ama o da bize kalsın...

    Geçtiğimiz pazar yaptığım ve o gün bugündür kalan sınavlarla uğraşmaktan tekrar yapamadığım ama cidden çok çok güzel olup anında biten bu kek ile hafif tadı sorunlu olan bugünlere güzel bir tat etmeye çalışalım..

    Limonlu Kek

    Malzemeler:

    2 yumurta
    1 su bardağı şeker
    Yarım su bardağı sıvıyağ
    1 su bardağından 2 parmak eksik süt(isteyen farklı sütte kullanabilir,manda sütü kullanmıştım ilk yaptığımda keçi sütü gibi farklı sütte kullanılabilir)
    1 limon kabuğu rendesi
    2 su bardağı un
    Yarım limon suyu
    1 kabartma tozu

     Hazırlanışı:
    • Yumurtaları ve şekeri  krema kıvamına gelinceye kadar çırpın.
    • Ardından sütü,yağını ekleyip düşük seviyede karıştırın.
    • Sonrasında unu ve limon rendesini ekleyin.
    • Son olarak limon suyunu ekleyin ve karıştırmadan o suyu koymanın ardından tam üzerine de kabartma tozunu dökün.Limon suyunun üzerine döküldüğü için kabartma tozu hemen kabarırken düşük seviyede karıştırın ve 150-160 derecede önceden ısıtılmış fırına verin.
    *İlk yaptığımda bu şekilde eklememiştim kabartma tozunu ama bu sabah(cumartesi sabahı) yaptığım zaman öyle rastgeldi ve gerçekten etkisi oldu kabarmasında.Bu sebeple bu şekilde eklemek ve belirtmek istedim nacizane.
    Bu arada yazı önceden yazılıp ancak bugün yayınlanınca güncellemeler olabiliyor:)bugün(cumartesi sabahı)yaptığımı belirtmek gibi

    23 Nisan 2011 Cumartesi

    Su akar yolunu bulur?

    Zaman akar durur 
    biz deriz ki bu yaşadıklarımızı nasıl kaldıracağız
    ya da unutmamız gerekenler nasıl unutulucak ve o sırada nasıl yükü kaldırılıcak
    ama bir bakarız su akar yolunu bulur misali unutulması zor olanlar yavaş yavaş buğulu bir görüntü gibi olmaya başlar..
    Unutulmak istemeyenler de bazen gün gelir tozlu sayfalarda yerini alır ve sadece o toz alınacağı zaman açılır kırıntılarla hatırlanır ve gene geçilir diğer tarafa..
    Dileğimiz değilde ödevimiz olsun herbirine aynı mesafe ile yaklaşmak ve hüzünler ile bilenmeden yaşamayı,sevinçler ile de kendimizi kandırmadan yaşamayı öğrenmek hedef olsun zihnimize yazılan gönlümüze nakşolan!
    ***
    Son zamanlarda artık sadece pazar günü mutfağı ziyaret edebildiğim için herşey durdu,seyrekleşmenin de ötesine gitti.Geçen hafta bu yemeği yaptım birde kabartma tozunun arkasında gördüğüm bir kek ama kek kalıbtan çıkarken bizi hüsrana uğratınca güzel fotoğraf karesi veremedi.Tavuk etini çok seven biri değilim ama ne hikmettir şu fırın poşetinde yapılınca çok seviyorum.Geçtiğimiz günlerde sebze ile de yapmıştım ama fotoğraflayamadım dahi!

    Fırın poşetinde Mantarlı Tavuk

    Malzemeler:

    1 kilo kuşbaşı tavuk eti
    1 kilo mantar
    2 büyük boy soğan
    1 çorba kaşığı biber salçası(hatta büyük boy servis kaşığı da olabilir)
     2 büyük servis kaşığı zeytinyağı
    Tuz
    1 çay kaşığı şeker
    Kimyon
    Kekik
    Kırmızı biber

    Hazırlanışı:

    • Mantarları yıkayıp istediğiniz boyda doğrayın(ben büyük doğradım).
    • Harlı ateşte tavda birkaç dakika soteleyin.
    • Soğanı yemeklik doğrayın ve bir küçük tavada yağ ile biraz kavrulmasını sağlayın.
    • Fazla kavurmadan soğanın içine salçayı ekleyip birbirine karıştırın.
    • Derin bir kaba tavuğu,sotelenmiş mantarı,hazırladığınız salçalı soğanı ekleyin.
    • Baharatları istediğiniz ölçüde,şekeri de ekleyerek kaşıkla güzelce birbirine karıştırın.
    • Fırın poşetinin içine biraz un serpiştin.
    • Unlanmış poşetin içine harcınızı koyun.
    • Ağzını bağladığınız poşeti fırın tepsisine veya bir borcama koyup 200-250 arası ısıda önceden ısıtılmış fırına verin.
    • Yaklaşık 1 saate yakın pişirebilirsiniz.
    *Yalnız bu ölçüyü 2 poşete bölerseniz daha iyi olur bir dahakine bende öyle yapacağım çünkü fotoğrafın iyi olmamasının sebeplerinden biri de odur.Birbirine çok yapıştı etler zannımca:)



    3 Nisan 2011 Pazar

    Patates Çorbası

    Yaz geliyor diye üzülüyordum ki geçtiğimiz hafta güzel soğuktu ve bu haftada da devam edicek gibi.
    Yaz aylarını pek sevmem hoş herşey lazım bizler için ama bana yaz ayları ve onun habercisi ilkbahar hep yaramamıştır güzel şeyler getirmemiştir..Klasiktir her ademoğlu gibi kötü birşeyleri zamana,mekana anlam yükleyip onları kötü ilan etme hadisesi tabi ki bende de var bu sebeple yaz mevsimi ile aramızda koca bir mesafe var.
    Bugünlerde mutfağa girmeye ne hal mecal ne de keyif var..Kek istiyordu bu akşam canım uzun zamandan beri onu bile yemek istemiyorken..
    Ruhumuzun tellerinde kopukluklar olunca ya da dilde dökülmeye çalışan cümleler varolunca daha bir zor oluyor sırtımızdaki "yaşam"ın içerik kısmı.
    Bu içerik kısmının daha ala olduğu zamanlarda bir akşam sırf çorba içmek istiyorum deyip yaptığım ve hala tadı damağımda kalan tam bana göre olan çorba ile bu sıkıntılı günlerden kurtulmayı dileyelim Allahtan!


    Malzemeler:

    3 adet orta boy patates(evde küçük boy vardı ben 6 ufak boy patates kullandım)
    4 su bardağı su
    1 çorba kaşığı un
    1 tatlı kaşığı tereyağı
    1 su bardağı süt
    Tuz

    Üzerine:Pulbiber,dereotu

    Hazırlanışı:
    • Kabukları soyulmuş ve dörde bölünmüş patatesleri su ile birlikte tencereye alıp yumuşayana kadar pişirin.
    • Daha sonra patatesi  blenderdan geçirin.
    • Bir tencerede un ve tereyağını kavurup,yavaşça sütü ekleyin.
    • Bu karışıma blendırdan geçirdiğiniz patatesi katın ,tuzunu ayarlayın ve 5 dakika daha kaynamaya bırakın(kıvamı koyu olursa su ilave edebilirsiniz.)
    • Üzerine pulbiber serpin ve dereotu ile süsleyebilirsiniz
    *Kıvamı koyu olursa su ilave edebilirsiniz denmiş orada ama ben onun yerine süt ekledim göz kararı isterseniz su ya da süt ekleyebilirsiniz.Hatta sonra bekleyince de katılaşınca ben gene süt ekledim.
    Üzerine de dereotu yoktu diye kuru ekmekleri az yağ ve biberle bir karıştırdım ve ekledim böyle de tavsiye ederim nacizane.
    Şubat 2011'e ait Sofra dergisinden alınmıştır.

    Supangle

    Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...