14 Mart 2009 Cumartesi

Rehavet hali ve tilkilerimle uğraşsamda çok çok güzel bir haftaydı!.

Ankara'ya giderken bir arkadaşımla yolda telefonda konuşuyoruz nasılsın dediğinde"zihnimdeki bütün tilkileri yolda bıraktım dedim"ve öylede oldu dönüşte onları geri aldım valhasıl 1 hafta herşeye güzel ara verdim iyi oldu her ne kadar hala o rehavet hali ve tilkilerimin çakışmasıyla uğraşsamda.. uzunca bir yazı,başında güzel bir girizgah olan birşeyler hazırlamıştım laptopta ama masaüstü bilgisayarımdaki yenilenme nedeniyle programlar eksik ve açmadı yazıyı açıkçası bugünün üzerimde hasıl ettiği sıkıntı halide eklenince şöyle durdum ve kendi başına gidicek hazırlıksız cümleler kurayım istedim bugünün bende hasıl ettiği ruh haline rağmen!.. bugün artık bloguma dair birşeylerde yapmalıyım dedim bununda farkındayım her ne kadar bugüne kadar sorumluluklarım noktasında benden kaynaklanabilecek aksaklıklara izin vermemeye çalıştıysamda bazen hayatımızda kendi içinde sınırsızlıklar olabiliyor ve ipin ucu sizin elinizde gibi görünsede aslında görünmez bir el ve ruh sizin benliğinizde gizli bir hakimiyet sağlayabiliyor.. işte ben bu minvalde bir haldeyken 15 günlük bir gecikmeye uğradı eklemem gereken fotoğraflar paylaşmam gereken yazılar ve tarifler kısmet bugünün payındaymış kısa ve öz cümlelerle inşAllah kotarırım uzun zaman sonra olucak bu yazıyı.. ***
birde bu Ankara gezisinin birde çok güzel özel önemli olaylarından biri de Betül ablanın gül cemaline nail olmaktı,ben çok memnun kaldım sohbeti+hoşluğu ve sayesinde tattığım o sıcacık kaşarlı simit!
tekrar tekrar teşekkürler Betül abla inşAllah en yakın zamanda senle tekrarını yaşamak nasib olur ve güzel olur..
Ankara'ya 2.gidişim ve benim için güzel bir yolculuk unutulmayacak zamanlar hediye eden bir gidiş oldu..her ne kadar herkes bu Ankara sana ne yaptıda geldiğinden beri söylenip duruyorsun desede burdan da bir kez daha söylüyorum az çok nasıl bir kent olduğunu biliyorum ama beni ordaki kendine has hal ve özelliklede sevgisi noktasından ihya edecek derecede güzel sevgiye has insanlarla bulunmam bana Ankaradaymışım hissiyatında nail olmadığı içindir belkide..
birgün benim ilk gittiğim zaman gidemediğim kaleye çıktık ve oradan çok özel ve güzel bir camii,tafsilatlı ihtişamlı görüntüyü sevenler için olmayabilir ama sadeliği özellikle de Anadolunun Osmanlı öncesi dönemindeki sadeliğini sevenlerin çok beğeneceği bir ibadethane Ahi elvan..bu camii eski Ankaranın olduğu bölgede ve kalenin civarında o arnavut kaldırımlı balat minvalindeki dar sokaklarda bir yere gittik Esra'nın annesi Ayşegül teyze sağolsun çok güzel bir börek o mekanın kendine ait bir tadı(adını unuttum öğreneceğim yakın zamanda)ve bizim yaptığımız gibi yapılan o nefis mi nefis içli köfteyi tadmakta ayrı apayrı bir hal oldu..
işte şimdi de bu güzel sofraya geldik Ankara da sağolsun arkadaşım Esra da kaldım.
öncelikle Ankara kazan oldu biz kepçe misali 1 hafta boyunca Esra sağolsun gezindik durduk yedik,içtik,gezdik güzel bir zaman yaşadım sayelerinde, tekrar tekrar sağolsunlar varolsunlar diyorum.. Esra'cığımın evine gelen misafirler için hazırlanan güzel sofradan bu nefis lezzetlerde makinemin şarj azizliğine uğrayınca herşeyi fotoğraflayamadım ama çok güzel bir sofra vede en önemlisi her biri ayrı ayrı leziz olan tatlar vardı ellerine sağlık tekrardan Ayşegül teyzenin ve Esranın..
Mönü:
Arpa şehriye salatası Mercimek köftesi Kıymalı börek Peynirli mayalı poğaça İncirli tatlı Truff
ve işte ne yazık ki dönüş yolu!
not:bu yazımda bazen cümleler kopuk geldiyse yada kelimeler tam rayında birbirlerine sıralanmayıp okuyanları yormuşsa haklarını helal etmelerini dilerim..dedim ya yorgun zihin..

10 Mart 2009 Salı

Ankara,ara tatil,rehavet,güzel tatlar,dostlar vs vs...

Karlı bir görüntüyle açılış yapıyorum ve tez elden tatilden karelerle-gecikmeli de olsa-buradayım inşAllah..

14 Şubat 2009 Cumartesi

Üzümlü kurabiye denemeleri 1 ve birikenler

Uzunca bir zaman olmuş"boşladım burayı"demek yerine benim asıl cevabım ve yazmam gereken bu.
çünkü ideallerim adına uzun zaman önce start noktasından bir çıktım hala koşmaktayım ve arada yaptıklarımın bazılarını diğerlerinin hızına yetiştirebilmek için kenarda tutabiliyorum onları(örnek:burası ne yazık ki),biliyorum belki iyi yapmıyorum ama o ardından daha fazla efor sarfettiğim idealimi çok ama çok seviyorum!
***
işte girizgahı dilin döndüğünce götürmüşüzdür herhal,uzun zamandır buraya ne birkaç çift kelime birleşkesi ne de bir üretkenlik akıtamayan biri dikkate değecek cümleler sarfedip dostların gönlündeki yerini hala taze tutabiliyordur umarım..
Tijen abla'ya bahsettiğim gibi Fikret kızılok parçası misali "inişlerim çıkışlarım"minvalinde olunca ruh,biraz zamanlamalarım birde üstüne üstlük dil kursum+!f istanbulun başlaması ve arada okumalarımı bitirmemin gerekmesi derken üretkenliğim başka ark'ta akar oldu halbuki ben ne kadar özlemişim hamur yoğurmayı!
bu uzun süre içersinde hamarat anne Dilek'ciğim ve Prenses Papatya ebe sobelerle çok aram olmamasına rağmen sağolsunlar beni birkaç kez ebe sobeye dahil ettiler o günlerde varolan yoğunluklar nedeniyle cevablayamadım onları burada onlardan çok özür dileyerek Dileğin son yaptığı ebe sobeyi cevablayarak tarife geçeceğim.
***
Dilekle geçen günlerde yaptığımız konuşma sonrası mimlenmiş ve oda"Her güne bir Dua"adlı eserden yola çıkmış güzel bir dua yazmış ben ise en en yakın ve de okuduğum zaman bana çok iyi gelen son 15-20 sayfasında olduğum ve finaller nedeniyle okumaları aksattığım ama tam benim kalemim olan 2-3 günde bitmesi ala olan eserden birşeyler yazmak istiyorum.
Cemil Meriç/Jurnal'den;
"İnsanla ilgili her ümit,her teselli,her hayal kutsal" cidden üzerinde durulması gereken ve şiar edinilip yaşamı alacağınız perspektifi size ayarlatan bir cümle olabilir amma velakin kitabın taa ilk başlarında kendi başına mamur ayrı bir cümle vardı ki..
"Yalnızca paylaşılmayan acılar bizi yıkabilir!"
ki yazmaya kalksam kitabta çok altı çizilen yerim var ama bunlar yeteri derecede kalır yoksa ben o tarafın yoğunluğuna girersem çıkışı mümkün olmaz.,burası da uygun değil zati.
şu yukarıdaki cümlelerden sonrada tarif bağlamak belki yersiz absürd olucak ama biz gene de zorlayıp birşeyler yapmaya çalışalım.şu fırınlarda pastanelerde bizim çocukluğumuzdan beri varolan üzümlü kurabiyeler vardır yaa benim için özel kurabiyelerdir onlar çok severim ve bir türlüde evde yapılan onlar gibi olamaz.
bende uzun zamandır benzer denemeler kendimce yapmak istiyordum ama kısmet olmadı ve sonunda bu akşam ilk denememi yaptım ona benzeyen olabilmesi için birkaç şey denedim ve evdekiler beğendi ama bence şekeri biraz daha az olmalı yoksa kıyır kıyır güzel bir tat oldu.

Malzemeler:

200-250 gr.tereyağ
1 çay bardağı irmik
2 çay bardağı kuru üzüm
2 yumurta sarısı
1 kabartma tozu
2,5 çay bardağı toz şeker(yalnız bu biraz tatlı oldu 1 olursa tam kararında olur)
aldığı kadar un

üzeri için:bir adet yumurta sarısı

hazırlanışı:

öncelikle tereyağı yoğurma kabına alın ve iyice oda sıcaklığı denilen yumuşaklığa gelene kadar beklesin.sonra un dışındaki bütün malzemeleri de yoğurma kabına koyun ve iyice özleşene kadar yoğurun.sonra azar azar unu ekleyin çok yumuşak bir kıvam olmasın hafif sert bir kıvama gelince elinizle yuvarlayıp tepsiye dizin sonrasında yumurtası sarısını sürüp fırına verin,yalnız fırının ısınmış olmasına gerek yok tepsiyi fırın soğukken koyup fırını açarsanız daha iyi olur.

not:bu arada tereyağ kullanmayanlar margarinle de yapabilir ama bizde margarin kullanılmadığı içni tereyağla yapıldı kurabiye.

24 Ocak 2009 Cumartesi

Yeni zamanlara yeni başlangıçları güzelliklerle yapmak..

Gönlümden geçen gibi yazacağım bugün hazırlık yok
ve vaktimde yok şu an masamda pazartesi günkü finallerim için notlarım beni bekliyor sonra ingilizce çalışmam lazım vs.vs.vs.
hayatımız böyle geçiyor işte bekleyenler+beklenenler+bekletilenler bir devir daim misali
halbuki sıkması lazım değil mi ama öyle olmuyor koştururken neyin ne olduğunu bazen farkedememekten aynısımıydı diyecek zamanlar kalmıyor buda güzel.. Burçakcığım güzel bir etkinlik düzenlemişti birçok kişinin bildiği gibi yeni zamanlarımıza merhaba derken hediyeleşmemizi ve biribirini tanımayan insanların birbirine karşı neler yapabileceğini gösterecek kadar güzel bir etkinlik işte onun aslında acemi üyesiyim ben hatta bu geç yayınlamamdan da belli oluyordur..
öncelikle özürler burçakcığım geç yayınlamam için ve bana çıkan kişinin şok etkisini de bu kadar çabuk veremediğim için!
halbuki bana Burçak çıkmış ve evde onun paketini görünce çok çok sevindim,harika birşeydi sonra birde o renkleri harika ve bana fazlasıyla uygun olan çift kişilik american servis ve kahve harikaydılar içine katılmış samimiyet ve sevgiyle,çifte kavrulmuş bir tat bıraktı ruhta..

yüreğine sağlık
böyle sıfır ego bulunan bir işe bahane olduğun için emeğine yüreğine ömrüne sağlık,bereket..
Allah razı olsun diyelim ve gelecek güzel günlerin umarım böyle güzel hatırlanır,gururun,kasavetin uğramadığı zamanlarla dolu olması dileğiyle çok çok teşekkürler!!!

9 Ocak 2009 Cuma

Pekmezli cevizli kek

Son günler herkes için her açıdan zor akan zamanlar,
zamanın bana yetmediği anlarda bazı insanlar belkide zamanın tükenmesi bitmesi için dua ediyorlar kendi kıyametlerini yaşarken
ben ise günün 24 saatini nasıl uzatabileceğimi hesaplıyorum yada benim gibi daha niceleri
sonuçta bir gerçek var ki zaman yetsede akıyor yetmesede
ve geçen her zaman aleyhimize çünkü demişler ya
"Geçen gün ömürdendir"
yani amiyane tabirle cepten yiyoruz...
acaba durdurabilseydik zamanı şu günlerde ne isterdik kimbilir?

***

hüzün tırmıklayan bir yazıya göre bir tarif yayınlayacağım ama bende Miss Zerrin'ciğim gibi yazıya bağlanamama halleri yaşadım,hoş o her halükarda çok güzel yazıyı bağlıyor tarifine benim gibi acemilik çekmiyor.
en iyisi sözü uzatmadan ben hafif tatta ve Tijen ablama doğru yollamak istediğim kendi karışımım kek tarifime geçeyim.
Malzemeler:

2 yumurta
3 çorba kaşığı pudra şekeri
yarım su bardağı eritilmiş tereyağ
yarım su bardağı yoğurt
2 çorba kaşığı haşhaş ezmesi
1 ,5 çay bardağı dövülmüş ceviz
1 çay bardağı dut pekmezi
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu

üzeri için:Pekmez

Hazırlanışı:

Yumurtalar ile pudra şekerini çırpın şöyle krema kıvamına gelinceye kadar(zaten pudra şekeri olduğu için toz şekerden daha çabuk kıvama geliyor)sonra ise eritilmiş tereyağınızı,haşhaş ezmenizi ve yoğurdu bir yerde güzel karıştırın yumurtalı karışıma ekleyin.
ardından pekmezide ekleyip güzelce karıştırın ve azar azar unu ekleyin en sonda kabartma tozunu ve dövülmüş cevizi ekleyip yağlanmış kalıb veya tepsinize koyun karışımınızı(çok büyük ebatta değildi tepsim).

açıkçası şu notları eklemek isterim.

1.çok tatlı olmuyor ve ben tatlı seven biri olmama rağmen bana hafif ve güzel geldi.
2.üzerini pekmezle sununca çok güzel oluyor en güzel tarafıda o.
3.pekmez tadını hissediyorsunuz ama benim pekmezim yoğun kıvamda olduğu için belki de daha sulu olanda farklı olabilir de bilemiyorum.

29 Aralık 2008 Pazartesi

Yeni zamanlar-dakikalar-saliseler..

Özel ve güzel birgün
Hicri:1430 –Muharrem 1
Himmetine nail olmayı hikmetinden sual olunmamayı dileyerek yeni bir yıla girizgah yapmış olalım inşAllah.
Bu sene hicri ve miladi takvim yakın zamanlara düştü her ikiside aynı ark’ta akıyor sonuçta umarım gelen her yeni gün-zaman kararlı ve emin bir zamandır hakkımızda..
Yeni zaman dilimlerimiz hayr ve dua ile ola..

***

dün sabah bütün gazetelerde Gazzeden gelen o-maalesef ki-bilindik fotoğraf,gözleri açık bir erkek ceseti ve etrafta kanlar için de yatan bir sürü insan..
bunlar olurken bazı şeyleri yapmak içimden gelmiyor
ama ne yazık ki bir sürü insan kulak tıkayabiliyor,halbuki ölümün hele de böyle gelen ölümlerin ne ideolojisi olmalı nede bir rengi-ırkı herkes aynı dili konuşmalı yere yığılan bedenler için herkes aynı sözcükleri aynı hıçkırıkları atabilmeli şu an açlıkla yada yaralarıyla uğraşan ufak bir çocuk için..

biliyorum burada yemekler yayınlıyoruz sıcaklık ve samimiyet dolu cümleler eşliğinde ama dışarda bizden ayrı da bir yaşam var onlara kulak tıkamak hiçte vicdani gelmiyor,2 gündür yediğimden de utanır oldum.
umarım yeni zamanlar insanların bir kereliğine dünyaya gelindiğini farkettiği vicdanlarını bildikleri tanıdıkları zamanları getirir..

içimden inanmak gelmesede genede ÜMİT diyorum,dünyanın neresinde acı çeken insanlar varsa hepsi için ÜMİT!

14 Aralık 2008 Pazar

Bayramdan kalanlar

Bir bayram daha geçti gitti ömürden,akan zamanlara bir yenisi daha eklendi.
Bu eklenen zamanların kimisi böyle fotoğraflandı,kimi ise hafızaya nakşedilen fotoğraflar oldu 101 yaşındaki sara teyzenin annesi gibi.
O kadar dinç o kadar tatlıki unutmak mümkün değil maşallah.
Velhasıl güzel anlar zamanlar kaldı.Umarım gelecek bayramları her birimiz sevdiklerimizle,seveceklerimizle karşılarız ve yaşarız..

Antepten gelen kuru sebzeler acur,biber,patlıcan görüntüleri çok güzeldi yayınlamak istedim.Annem, bayram için sarmaların yanına yaptı. Acurun kurusunu ilk defa yedim ve yememişlere de muhakkak tavsiyemdir.
Bayramın 4. günü teyze kızım ve çocuklarıyla edilen kahvaltı kalabalık,bol sesli ama güzel oldu.
***
Sofrada koca bir servis tabağıyla görünen salatada havuç salatası var. Malum bizim evde kahvaltıda yazın domates salatalık,kışın ise havuç salatası yenir.
Herkese muhakkak tavsiyemdiri,bir denemeliler. Yeterince zarar görmüş bünyelerimizi kışın kış yiyecekleri,yazın yaz yiyecekleri ile beslesek en azından birşeyler yapmış oluruz.

1. Havuçları rendenin büyük rende kısmıyla değil küçük rende kısmıyla rendelerseniz güzel oluyor.
2. Sonrasında üzerine doğranmış maydonoz ve zeytinyağı(o gün maydonoz bitmişti kıvırcıkla idare ettik ama maydonozla bir başka güzel)
3.işte mis gibi bir salata hele de peynirle yenirken harika bu salata,ısrarla tavsiyedir.

Bir peynir tutkunu olarak peynir tabağı olmazsa olmazlardan trabzon tel peynir,kaşar peynir,beyaz peynir.
Dipnot eklemeden geçemeyeceğim peynir tabağındaki o süsünü incelemeyen kalmadı desem abartı olmaz.Kimisi fındık sandı kimisi nohut. Hatta kuzenim eliyle kaldırmaya çalışmış.Sonra ben dedim o onun süsü ama biri de "sormadan geçmez mi diyorum?"yok daha sormayan çıkmadı harika ya!

8 Aralık 2008 Pazartesi

Bayram gelmiş...

kimine bir çift ayakkabı
kimine bir çift çorap
kimine kavurma
kimine bayram harçlığı
kimine bir poşet et
kimine tabak tabak tatlı
kimine el öpme merasimi
kimine uzun bir tatil
kimine yeni kıyafetler
kimine hatırlanacağı gün
kimine ise kutsal topraklarda yaşadığı coşku ve DUA!
vs.vs.vs.

birçok kişi için ayrı bir anlam taşıyan bir bayram bu bayramda..
herkesin arzu ettikleri gibi,hayallerindeki gibi bir bayram yaşaması dileğiyle Kurban Bayramınız mübarek olsun!..

2 Aralık 2008 Salı

Tarçın&fındık+eskilerin buluşması..

Açıkçası bu tarifi eklemeden önce bir sürü cümle birikmişti zihnimde yazılmak için ama bilgisayarda resimleri hazırlarken hepsi uçtu herhalde..
***
Geçen hafta bu güzel nefis sofranın sahibine misafirdik arkadaşlarımla,ziyaretimizde tatlı mı tatlı bebeğinide görmeye gitmiştik Nurcihan'ın birde adaşımdı bebeği çok tatlıydı,zaten bebekler çok tatlı Alah her birine uzun sıhhatli ömür nasib eylesin aileleriyle birlikte..
Geçenlerde gülnihal senin tarçınlı kurabiyelerden istiyor canım deyince oda hazır gelmişken bende bu kurabiyelerimden yaptım arkadaşa götürmek için,hatta bundan önce çok sık yapardım ama uzun süredir yapmadığım için biraz unutmuşum tarifini aklımda kalanla yaptım ve birde fındığını da kavurdum nefis oldu.
***
bu arada ilginçte birşey oldu biz yolda arkadaşlarla konuşuyoruz meryem ablamıza da diyoruz senin pizzandan isteriz yakın zamanda diye sanki bu ses nurcihan'ada duyurulmuş olucak ki onlara bir gittik 2 tepsi pizza bu kadar olur yani söylediklerimiz dua niyetine geçmiş sanki.
pizzada,kurabiyeside hele o dolmalar,salata,karadut reçeli her biri ama her biri nefisti sakızlı muhallebisi çok hafifti burdan da ellerine sağlık diyorum tekrardan..
Tarçın fındık buluşması

Malzemeler:

200-250 gr.tereyağ(margarin kullanmak isteyen bir paket kullanabilir bu ölçülere)
2 yumurta
1 su bardağı pudraşekeri
1 su bardağı iri dövülmüş fındık
2 tatlı kaşığı tarçın
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

Yapılışı:

Öncelikle iri dövülmüş fındığı teflon tavada kısıkta kavurun(benim gibi hem derse bakayım deyip hemde üstünde unutmayın fındığı)güzel kavrulunca ocağı kapatın soğumaya bırakın.
Soğuduktan sonra karıştırma kabınızın içine alın ve un dışında bütün malzemeleri önce bir yoğurun.
Sonra özleşen malzemelerin içine azar azar unu ekleyin,yumuşak bir kıvama gelince elinizle yuvarlayıp tepsiye dizin ve fırına verin.
Odamdan görünen bahçede bu ağaç şu an çok gözalıcı durumda onun güzel görüntüsü de çıksın istedim pek iyi çıkamasada..
not:arkadaşlar tarifinde 1-2 eksiği önce unutmuşum sonra ekledim bana hatırlatmalarınız için çok teşekkürler ve ayrıca dalgınlığım için de herkesten özürler..

18 Kasım 2008 Salı

Kum saati gibi ömür..

İnad güzel bir haslet değildir belki,belki de buna inat mı demeliyiz bilemiyorum ama yaptığım işlerin üzerinde sebatkar ve inatçı bir kişilikle durduğumu hem bilirim hem de böyle söylenir…
Bu blog işine girerken de bunu bu denli ciddiyetle götürmekle beraber, “her şeye rağmen”sözcüğünün boşa çıkmayacağı bir anlayışla da hareket etmeye dikkat etmeye çalıştım. Şükür ki öyle de devam ettirmeyi umuyorum ama son günlerde aksayan bir halde gidiyor, uzun uzun aynı görüntü çıkıyor sayfayı ziyaret eden güzel insanların karşısına ve bu benim içimi kemiren son günlerdeki bir sürü şeyin arasına çentik atıyor bende varım diye..
Ben herkesten “izninizle”diyerek bu aksamaların biraz daha uzayacağını dile getirmek istiyorum evet önümdeki 2 hafta zorlu sınavlarla uğraşacağım 2 hafta bir şeyler yapmak istesemde yapmaya belki zaman da bulsam bile vicdanımla isteklerimin arasında kalacağım,çok ekstrem bir durum olmassa—annemin üretkenliklerini fotoğraflayabilirsem o ayrı—ben gene böyle uzun uzadıya aynı görüntülerle karşılaştırabilirim sizin gibi güzel insanları…
Umarım ruhumdan geçenleri uygun cümleler eşliğinde aktarabilmişimdir,umarım samimiyetimi anlamak için illa halimi görmenize gerek kalmadan da beni en iyi anlattığına inandığım “yazmak” düsturuyla ifademi en iyi şekilde sunabilmişimdir..
Bazı yapılanlar kolay olabilir ve çevredeki blog arkadaşların maharetli ellerinden daha da iyisinin çıktığı-çıkacağı cinstende olabilir ama çevremden o basit diye tabir edilenler için bile nasıldı tarif dendiğini görünce yayınlamak istedim,birde herkesin eli farklı bunu kabul edelim aynı şeyi 5 kişiden yersiniz muhakkak birinin kendi farkı vardır kimi çimdik tuz atar,kimi mahlep koyar,kimi şekeri bol tutar vs vs bu yüzden herkesin farkı bilinmeli ve ne yaptı diye nasılmış diye görülmeli.
Birde çok leziz oldu,tostunu domates peynir kekikle sevenler içinde ideal bir lezzet nacizane tavsiyemdir..
Domatesli Ekmekler
Tost ekmeklerinize fırçayla güzelce zeytinyağı sürdüm,sonra da yazdan yapılmış biberli rendelenmiş domates sosunu üzerine kaşıkla çok sulandırmayacak kenarlara akmayacak şekilde koydum ve kaşar peynirlerini ince doğrayıp onları elimde şeritler halinde kopardım ve üzerlerine koydum en sonunda ise kekik serpip sıcak fırına verdim ve üzerleri kızarınca da fırından çıkarıp sofrada bu lezzeti bekleyenlere hemencecik götürdüm.

7 Kasım 2008 Cuma

Yeni sözcükler-cümleler getirdi bu FUAR da..

Beklenen gün geldi 1 yıldır biriktirilen harcanmalıydı kesinlikle ve harcandı..
salı günü okul çıkışı-3 vesaitle oldu ama rahattı-bu sene 27.si düzenlenen İstanbul Kitap Fuarına gittim geçen seneki gidişimden beri bu seferde bu seneyi bekliyordum malum fuarlarda bazen çok çok iyi indirimle iyi kitaplar alınıyor.
bu senede güzel kitaplar aldım yalnız global kriz fuarıda etkilemişti diyebilirim,geçen senenin %40-50 lere varan indirimlerini yapan yayınevleri %30 larda kalmıştı malum süreli takip eden iyi okuyucular için indirim önemli ama onlarında haklılık payı vardır muhakkak sonuçta emek harcanıyor..
hoş çok iyi,geçen sene aklımın kaldığı alamadığım sonra sene içerisinde alırım derken başka kitaplar alıp alamadıklarımı bu sene çok düşük fiyata alıncada herşey de bir hayır varmış dedim.
1)meraklısına Kitap yayınları bazı kitaplarında çok iyi indirim yapmış ki özel çalışmaları olan bir yayıncılık tavsie edilir herkese.
2)İş bankası kültürde de çok güzel kitaplar vardı zengindi her zamanki gibi stand
3)ayrıntıda %30 indirim vardı ve ayrıntı yayınları özel bir yerdedir tavsiye edilir.
4)insan kitapta da %35'ti indirim özellikle felsefe-araştırma-tasavvuf yayınları iyidir ve güzeldir.
5)tarih vakfı yayınları %30 da kalmış bu sene ama her daim tavsiye edilecek çalışmaları var.
6)sel yayıncılıkta da %30 %50 lere yakın indirimler var ve kadınların gözünden istanbul-ankara kitapları tavsiye edilir.
***
nacizane tavsiyeler ettim,diyecekleri olanları tavsiye edicekleride merakla bekliyorum.hala gitmeyi düşünenlerede son 3 gün muhakkak değerlendirin derim..
şimdi seneye fuar için para biriktirmeye başlıyorum..
:)

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...