24 Kasım 2010 Çarşamba

Tuzlu Kurabiye

Bir bayramı daha atlattık.Bayramdan önceki cuma 10 sınav bittiği gibi biraz anneme yardımcı ol birde kendime ait yapılıcak işleri yap derken bayram geldi çattı!Yoğun bir bayramdı bu sebeple ilk defa bayrama dair bir yazı eklemedim bloguma.Ama Allahtan ziyaret ettim blog arkadaşlarımı elimden geldiğince.Eğer ziyaret edemediklerim de olduysa buradan özürlerimi iletiyorum herbirine..
Bu tarifi İngiltere'ye doğru yol almadan önce yapmıştım(hatta birkaç kez)ama bir türlü yayınlayamadım.Hatta fotoğrafını çekip beğenince blogda taslak olarak kaydettim.Bir kere belki Londra dan yayın yaparım diye kendimce düşündüm ama fotoğrafı taslak bölümüne kaydederken tarifi de eklemek lazım değil mi?Ah benim aklım,tarif İstanbul da kitapta,fotoğraflar sadece taslakta olunca dönünce yayınlamak kısmet oldu.Neyse bakalım yakın zamanda gene yapayım bu kurabiyeyi.Çok sevmiştim çünkü birkaç şeyi çok hoşuma gitmişti.Onları not olarak ekleyeceğim alt kısma.

Malzemeler:

3 su bardağı un(bu ölçü yetmiyor aslında aldığı kadar un denseymiş daha iyi olurmuş.Bu sebeple siz aldığı kadar un ekleyin)
1 çay bardağı yoğurt
2 adet yumurta sarısı
100 gr oda sıcaklığında beklemiş margarin(tereyağ kullandım)
1 çay bardağı zeytinyağ
2 tatlı kaşığı mahlep
2 çorba kaşığı sirke
1,5 çorba kaşığı tozşeker
1 çorba kaşığı susam
1 çorba kaşığı çörekotu
1 çay kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu

Üzeri için:

2 adet yumurta akı
 Haşhaş tohumu(1 çorba kaşığı yazıyor ama yetmeyebiliyor)

Hazırlanışı:

Derin bir kasede yoğurt,yumurta sarısı,margarin ve zeytinyağını karıştırın.Mahlep,sirke,tozşeker,susam,çörekotu ve tuzu ilave edip bütün malzemeyi iyice karıştırın.Un ve kabartma tozunu ekleyip yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun.Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek bir saat dinlendirin.Daha sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp istediğiniz şekli verin ve yağlanmış fırın tepsisine dizin.Üzerlerine yumurta akı sürüp haşhaş tohumu serpin.Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri hafif pembeleşene kadar pişirin.Ilındıktan sonra servise hazır.

  • Bu hamur bereketli bir hamur çok sayıda kurabiye elde edebiliyorsunuz.
  • Birde bu kurabiye çok çabuk bayatlamıyor uzun bir süre tüketilebilir.
  • İçindeki çörekotu ve mahlep buluşması insanı çocukluktaki pizza kraker günlerine de götürebiliyor.Pizza kraker sevenlere ayrıyetten tavsiye edilir.
  • Unu aldığı kadar koyarken dikkat edilsin.Önce 3 bardağı kullanın sonra ise azar azar ekleyin.

8 Kasım 2010 Pazartesi

Bir fuar daha geçti gitti

Geçen sene Kitap fuarına gidememenin sıkıntısı vardı..Bu sene sınav haftası olmasına rağmen ve de uzaklığın da verdiği yorgunluğa rağmen cuma günü gittim..Değdi mi?
Kesinlikle!
Alamadıklarım oldu taşıyamamaktan ama eve geldiğimde abimin neler aldın dediğinde yanına götürdüğümde kitaplarımı "zeynep ne yaptın fuarı mı aldın?"demesi ile tamam şimdilik kafi deyip mutlu oldum bir yandan..Çünkü bir yandan sadece alanıma dair almaktan alamadıklarımla dolu olarak ardımda bırktım güzelim kitapları.
Özellikle indirim ve özel fiyatlarla satılan güzel kitabları fuarlarda bulmak çok iyi oluyor onun dışında zor oluyor bu sebeple de fuarlar çok  iyi ve de bazı küçük yayınevlerini tanıma fırsatı veriyor.
1 sene sonrasını beklemek bazen çok uzun bu sebeple dileğim kitap fuarlarının İstanbul'da arada gene küçük çaplarda olup bizlerle buluşabilmesi dileğiyle.
Bu arada kitap çıktığından beri almak istediğim bir türlü alamadığım Peynir Hazineleri kitabını alabilmek de ayrı bir mutluluk verdi.Aslında Artun Ünsal'ın çıkardığı  Süt Uyuyunca-Türkiye Peynirleri kitabını da almak istiyordum ama öğrenci cebini iyice infiale sokmamak için onu da başka bir bahara erteledim.Ya da kimbilir abimin hediyesi olarak masamda görürüm belki.
Bu arada elimizdeki zenginliğin farkında olmadığımızı söylüyor Suzanne Swan!
Nacizane tavsiyemdir peynir severlere.
Geçen gün annem ve abimle NTV'de Banu Güven'in programını izlerken Ayşe Kudat konuk oldu.Bu kitaptan birde abim bahsetmişti öncesinde.Annem daha yazarı ekrana gelmeden yapılan tanıtımla almalıyım dedi.Sonra Ayşe hanımın kitabı ile ilgili anlatımını neler yaptıklarını dinledik.Güzel bir emek harcamışlar sosyolojik boyutuna bakıp ve bölgenin yaşadığı zorluklarla birlikte bunun mutfağa yansımaları ve şekillenmesini gayet güzel anlatmaya çalışmılar.Nacizane tavsiyemdir almak isteyenlere..

Dipnot:Dün akşam acele ile bunları eklerken aldığım 2 kitabın fotoğrafta olmadığını sonra hatırladım ki özellikle Kürt mutfağında ne pişiyor kitabı için üzüldüm.Bu sebeple bir düzeltmeye gittim.Özürler..

7 Kasım 2010 Pazar

Ay sultan ve güzel sofrası,lezzetleri..

Uzun uzun zaman geçti üzerinden..
İnsanın fotoğrafa bakınca iştahı açılacağı bu sofraya birde üzerinden zaman geçince ah ne güzeldi diye bakmak daha bir hayıflanma getiriyor!
Geçtiğimiz ay(ekim)Ay sultan'a misafir olduk Papatya Prenses ve 2 ayrı güzel muhabbet sahibi arkadaşla..
Kaldera&Volkan ve Nevini tanıdım Papatya ve Aysultan sayesinde sağolsunlar..
Açıkçası bu post'u bir türlü yayınlayamadığım için mahcubum Aysultan'a ama inşAllah anlayışla karşılar diye ümitliyim.
Neyse sözü uzatmadan sizi güzel m fotoğraflar ile bırakıyorum..
Açma ve börek
Fıstıklı ve Lokumlu kurabiye-Haşhaşlı açma bir alt kattaki deYalnız o kurabiye ne idi öyle?2 tane yedim bütün tokluğuma rağmen,nefis birşey olmuştu!
Allah razı olsun güzel düşüncesi nedeniyle..
Şu peynir sevgimi her bilen bana böyle yapıyor bu sefer de çok mahcub oluyorum..Çok leziz ve değişik peynirlerdi tattığımız.
Patates ile yaptığı salatası çok değişikti.Tatlısı ile son noktayı koyalım dedik ama fotoğraflayamasamda Türk kahvesi ve baklava ile son nokta kondu..
Tekrardan bu güzle gün için blog aracılığyla da çok ama çok teşekkür ederim.

29 Ekim 2010 Cuma

Kabaklı&Havuçlu Börek

Börek yemeyi çok özlemiştim!
İlk hasretliğimi Sarahlarda giderdim leziz börekler yedim hemde her gittiğimde ve nefislerdi!
Onlarda yaşadığım ramazanın fotoğrafları var en kısa zamanda buraya muhakkak ekleyeceğim bu sebeple fazla açıklama geçmeyeceğim,o yazıya kalsın.
Bir kerede kuzeydoğuya gitmiştik Colcester Ayşe hatunla tam da ramazandı.Son günler olmasına  rağmen orada Türklerin çalıştırdığı bir lokantada börek gördüm Ayşede tavsiye edince aldım.Diyeceksiniz ki Türkiye ile alakası var mı?Asla!
Kuru birşeydi bizim Türklerin böreği ama işte maksat nefs körelsin açma börek yapsalar daha iyi.
Neyse geldiğimden beri kantarın topuzunu kaçırmadan börek yiyorum ara ara.
Su böreği daha yemedim:)
Bir dahaki gidişime ilk günlerim için yufka götürmek niyetim buradan!

Geçen sene Sofra dergisinin verdiği Ramazan ve Bayram özel ekindeki bu böreği denedim sabah.
Sebze sevenler için çok nefis tavsiye edilir.

Malzemeler:

3 yumurta
Yarım litre süt(ben 250 gr daha ekledim,isteğe göre ekleyebilirsiniz.Çünkü bende bir dahakien birde yarım litre ile yapıp yetineceğim)
125 gr eritilmiş margarin(ben tereyağ kullandım)
4-5 adet orta boy kabak
2 adet havuç
250 gr rendelenmiş beyaz peynir(ben Lor kullandım)
Yarım demet dereotu
3 adet yufka
Tuz,karabiber,pulbiber

Hazırlanışı:

Yumurtayı bir kasede çırpın margarin ve sütü ilave edip karıştırın.Kabukları soyulmuş ve rendelenmiş kabağın suyunu sıkıp ekleyin.Rendelenmiş havuç,beyaz peynir ve ince kıyılmış dereotunu ilave edip karıştırın.Yufkaları elinizle didikleyip karışımın içine katın.Tuz,karabiber ve pulbiber ekleyip bütün malzemeyi harmanlayın.Yağlanmış orta büyüklükte bir fırın kabının içine kabaklı harcı boşaltın ve bir spatula ile düzeltin.Üzerine pulbiber serpin önceden ısıtılmış 180 derece fırında 50 dakika pişirin,ılındıktan sonra servis yapın.

Not:Açık söylemek gerekirse ufak hatalarım oldu özellikel nacizane tavsiyem kalın sevmiyorsanız ufak bir tepside yapmayın ve yufkalarınızı sakın benim gibi hızlı parçalamayın.Dikkatli ve tek katken bölüştürüp ekleyin.Eğer sizi kuru görünürse süt ekleyin ama bir dahakien not düştüğüm gibi yarım litre ile deneyeceğim.

16 Ekim 2010 Cumartesi

Mutfak Havlusu 3 yaşını devirmiş..Sahibesi geri dönmüş..Sonunda Tiramisu yapabilmiş vs vs...

Blogum 3 yılı devirdi..
Türkiye'ye döndüm..
Papatya hatun haklı olarak "birşeyler yaz"deyip durdu.
Betül abla artık blogda bahsedersin Londra'da ki hayatından dedi.
Okulum başladı ve fazlasıyla yoğun bir şekilde.
Hayatım işte deyip baktığım bir süratle akıp gidiyor.
Hergün birşeylere yetişeyim dedim.
Dil öğreneyim.
Makale okuyayım.
Bol bol kitap okumalıyım.
Dinlemeliyim.
Görmeliyim.
Bilmeliyim.
Düşünmeliyim.
***
Açıkçası oturup güzel bir tarif yazıp merhaba demeliyim derken hiçbirşeyi zihnimde toparlayamadığımı farkettim ve üstteki karmaşık ama bana göre iyiye yakın birşey çıktı.
Umarım ahvalimi anlatabilmişimdir.Bu sebeple zaten günlerdir yazamadım.En acısı ise her zaman bu çok sevdiğim blogumun sene-i devriyesini unutmam oldu(çünkü aslında 21 eylül'de 3 yıl bitti).Günler öncesinden düşünmüştüm şu gün diye ama o zamanlar öyle yoğundum ki unutmuşum gitmiş.Bu sırada yoğun baskısıyla bana "hadi tarif,yeni birşeyler ekle"ve "sayfayı güncelle" ve "git bir kek çırp"diyip bana baskı yapan ve iyi de yapan Papatya hatun'a teşekkürler..
***
Londraya gitmeden  önce ısrarla canım Tiramisu istiyor deyip durdum.Bir türlü de yapamadım.Kısmet dönüşe imiş.Dün akşam kekimi yaptım sabahda okula çıkmadan önce kremasını hazır edip sürdüm ve doğru okula.
Bu tiramisu bir nevi geçen 3 yıla gelsin.Aynı zamanda hayırlı olsun 3.yıl Mutfak Havlusu için!

Malzemeler:

4 yumurta
Yarım çay bardağından çok az sıvıyağ
1 su bardağı şeker
1 su bardağı elenmiş un
Vanilya
Kabartma tozu
2 çorba kaşığı kakao(isterseniz 1 de ekleyebilirsiniz,isteğe göre)

Kreması:

1 litre süt
1 yumurta
5 çorba kaşığı un
200 gr labne(bir kutu)
2,5 çay bardağı tozşeker

Keki ıslatmak için:

1 tatlı kaşığı nescafe(ben 3 tatlı kaşığı filtre kahve koyup süzdürdüm,isteğe göre değişir)
1,5 su bardağı kaynar su
1 çorba kaşığı şeker


Hazırlanışı:

1)Yumurta ile şekeri krema kıvamına gelicek şekilde çırpın.Arkasından sıvıyağı,unu,kabartma tozunu,vanilyayı ve kakaoyu eleyin.Hazır olduktan sonra yağlanmış pandispanya kalıbınıza dökün ve önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlanmış fırına verin.
2)Kek hazır olunca ılıkken ortadan ikiye bölün ve soğumaya bırakın.
3)Krema için  sütü,yumurtayı,unu,şekeri tencereye alın ve iyice çırpın önceden sonrada ocağa koyun tencereyi karıştıra karıştıra pişirin.Krema piştikten sonra ılınmaya bırakın.
4)Krema ılınınca labneyi de ekleyip mikserin düşük ayarında yaklaşık 3-4 daika çırpın.
5)Keki ıslatın güzelce kahveli su ile ve yarım saat kadar bekletin.
6)Beklettiğiniz kekin arasına kremanın yarınısı güzelce yayın ve ardından diğer yarısı ile kapatın pastayı.Sonrada kalan kremayı dikkatle üzerine dökün ve yayın.Ardından üzerine kakao serpin elek ile.

18 Eylül 2010 Cumartesi

Dönmek ve ardından leziz bir kahvaltıda bulmak kendini?

Bir sürü duygu hali ile artık Türkiye'deyim...Açıkçası hala şaşkınlık hali,sudan çıkmış balik hali gibi deyimler geçerli benim için..Bir sürü gözlem karşılaştırma yeni insanlar,onların dilini öğrenebilmek adına uygulanan türlü haller vs vs vs...
Geçen hafta pazar gününden beri buralardayım birçok kişi tam anlamlandıramasa da ben bile bazen açıklamasını tam yapamasamda orayı ve oradaki arkadaşlarımı,dostluklarımı çok özlüyorum..Tekrarını iple çekiyorum!

Muhabbeti buradaki arkadaşlara taşırsak sağolsun Papatya hatun ile ben buradan ayrılmadan önce sözleşmiştik.Orada iken de habire bahsettik"döndüğüm gibi sendeyim"tarzı yorumlarımı onun becerikli ve dolu dolu sayfasında da görmüşsünüzdür!Velhasıl okulumun çileli kayıt süreci sırasında o beklenen kahvaltı gerçekleşti ve akşam 9 da dahi hala fazlasıyla tok olduğumu hissettiğim doyurucu leziz bir sofranın davetlisi idim geçtiğimiz çarşamba..
Bu arada Papatya'nın evinde Aysultan ile de yüzyüze tanışma fırsatı buldum birde Papatyanın bir arkadaşı ile..Aysultana ve ikisine selamlar..Aysultanın çok tatlı hediyeleri oldu bana çok mutlu ve mahcub oldum!
Tekrardan herbirşey için Allah razı olsun..Bu muhabbetlerin devamı dileğiyle..
Bu sıofralar özlenmez mi?
2 dilim yedim yahu ben bu ekmekten inanın kendimi tutmak istedim ama peynirlerle coşturtan bir lezzeti vardı.
  
 İnanın utandım yahu!Papatya benim peynir sevgim nedniyle böyle bir güzellik yapmış bunun karşısında ne denir ki?
  
Hurmalıların yumuşaklığı benim bir türlü elde edemediğim tarzda idi.Tarifi vermiş hemencecik ama onun yaptığı gibi yapabilirmisiniz bilemem:) 
Tarif için Papatya'ya doğru gidebilirsiniz..

Papatya hatunun final güzelliği elmalı hafif ve güzel bir pasta.

10 Eylül 2010 Cuma

Eid at London!


Şükrümüzün artması ve bu güzel zamanların kıymetinin anlaşılabilmesi dileğiyle Hayırlı Bayramlar!
İnşAllah en yakın zamanda görüşmek dileğiyle..

24 Haziran 2010 Perşembe

Bir süreliğine başka diyarlarda olmak..

Aslında pazar günü  kısa bir yazı ile kendimi ifadelendirmek istedrdim..Amma velakin o hengamede mümkün olmadı..Sözün özü ben bir süreliğine buralarda değilim.Fotoğrafta görünen yer yeni muhitim'Southfield'.Bir müddet ecnebice eğitimi için London-wimbledondayım..Herkese buradan selam ve sevgiler..

19 Haziran 2010 Cumartesi

Çay&Sohbet bahane..Toplumsal analizler şahane!


Giderayak güzel bir sofrada daha ağırlandım..Başta sedanın annesi olmak üzere,sadaya,kardeşlerine ve bizim sosyolog ekibe çok ama çok teşekkür ederim..Her birinin içtenliği,sedaların hem sıcaklığı ve bunca girdikleri zahmet adına da hem mahcubum hem de bir yandan sevinçliyim ki tanımışız bilmişiz böyle insanları..
Sözün özü güzel ve özle bir gündü..Hakikaten yiyeceği,içeceği,meyvesi ve sohbetiyle bol  ve topluma dair ne var ne yok ise bol bol muhabbet halinde olunan bir gün idi..
Seda'nın kıtır kıtır peynirli ekmekleri..Ama en en özeli herhal şu baklava idi...Nefis birşeydi birde annesi tam benim sevdiğim gibi yapmış fazla katlı değil hele o kenarları ne dağılıyordu ağızda ah! Birde bu baklava bir kulis neticesinde yapılmış.Seda kardeşimle konuşmuş ne sevdiğimi sorup acaba ne yapsak diey konuşulunca baklava sevgimden dem vurmuş kardeşimde..Ve bu konuşma sonunda zahmete girişilmiş bende fazlasıyla mahcuboldum,onlar böyle zahmet olarak görmesede..
Sosyolog adaylarından aksekili ismehan ise gelir gelmez bir menemen yaptı hakikaten neffisti...
Sağda mayalı hamurla yapılmış değişik şekilli açmalar..Soldaki ise değişik isimli kuru yenen,baklavanın hafif şekerlisi misali şerbetsiz nefis birşey,adını unuttum en kısa zamanda sorup düzelti yapacağım..

9 Haziran 2010 Çarşamba

Zeytinli Ekmekler

Biliyorum günlerdir burası tarifsiz duruyor..Herşey üst üste gelince birde zihinde yorgunsa işte ortaya bu hal mislai birşey çıkamıyor.Aslında gitmeden yoğun bir şekilde tarif yayınlamaktı niyetim ama kısmet olmadı.Neyse bu güzelim tarifi Nurten ablanın mutfak dolabındaki gazete dergilerden verilmiş olan kitap&dergilerin bir tanesinden buldum.Açıkçası tarifi ilk yaptığımda bu fotoğrafları çekmiştim üzerine 2-3 kere daha yaptım.Velhasıl çok güzel oldu.Hele benim gibi dereotu sevenlere ısrarla tavsiyemdir.



Malzemeler:

1,5 su bardağı ılık süt
1,5 çorba kaşığı toz şeker
Kibrit kutusu kadar yaş maya(42 gr lık yaş mayalardan bir tane koydum)
1 adet yumurta
1 su bardağı sıvıyağ
Yarım demet dereotu(göz kararı ekledim)
Aldığı kadar un
Tuz

İçi için:

Zeytin ezmesi

Hazırlanışı:

1)Ilık sütü,şekeri bir yoğurma kabında karıştırın.Mayayı ilave edin.Yaklaşık 10 dakika bekletin.
2)Üzerine 1 adet yumurtaı ekleyin ve karıştırın.Ayçiçek yağını,ince kıyılmış dereotunu,aldığı kadar un ve tuzu ekleyip yoğurun.
3)Kulak memesi yumuşaklığında elde edene kadar hamuru yoğurun.Üzerine nemli bez örterel aklaşık 1 saat maylanmasını bekleyin.
4)Mayalanan hamurdan ceviz iriliğinde parçalar kopartın.Elinizde yuvarlayıp açın.Ortasına 1 çay kaşığı kadar zeytin ezmesi koyun.Ağzını büzerek kapatın.Ters çevirin ve yağlanmış tepsiye dizin.Üzerine yumurta sarısı sürün ve önceden ısıtılmış 180(200 de pişirdim)dereceli fırında pişirin.
Tarif:Sofra Dergisi

1 Haziran 2010 Salı

Safımız insanlık olmalı!

O gemilerin geleceğini duyduğundan beri "Gazzeli çocuklar"her sabah sahile inip gemiler geldimi diye ümitle beklediler..
O çocukları umut ve gülümsemeyle rahatlıkla dünyaya bakabilmesi adına gayesi"İnsanlık" olan güzel insanlar yollara çıktılar "insan ve vicdan"lafzını dolduran insanları da temsilen..
Ve o güzel insanlara dün sabaha karşı  İsrail askerleri tarafından "Uluslararası"sularda müdahele ettiler.
Diyecek çok söz var ama bir o kadar da suskunluk var.Tanıdıklarımız ve yakınlarımızda orada tanımadıklarımızda..Her biri için endişemiz aynı düzeyde..Dilerim kulaklar sağır diller lal değildir bu durumun karşısında..Herkesin onlar adına elinden gelmesini yapması temennisiyle..Ve herkes lütfen bununla ilgili tavrını ortaya koymalı ve saflar belli olmalı!Safımız insanlık olmalı!

Supangle

Bu tatlıyı ne zaman yesem,yapsam annemin eski evimizin küçük mutfağında gösterdiği çaba hep aklıma gelir. Mikser,blender yok iken süzgeç...