27 Şubat 2010 Cumartesi

Çingene Pilavı

Anneannemin dayısı(aslen dayı oğlu ama onu hep dayı bilip dayı demişler)Molla dayı dermiş ki "Şu çerçilerin pilavı gibi pilav yapmayı bilmiyorsunuz!"
İşte meşhur"çingene pilavı"o çerçilerin pilavı imiş.Köylere çerçiler gelirmiş ki hala geldiğide söylenir.Bu çerçiler kimi evden biraz bulgur,biraz kavurma,biraz soğan,biraz kuru sebze isteyip bunlardan pilav yaparlarmış.Malzemesi bol bir pilav olurmuş çerçilerin pilavı.Bu sebeptendir ki annem her yaptığında yada anneannem her yaptığında Molla dayının lafzını derler.Birşey daha söyliyeyim muhakkak şaşıranlar olucaktır.Bizde bu pilavı kahvaltı da çok severler ki bende çok ama çok severim kahvaltıda.En son teyze kızım Arzu ablamda yemiştim nefisti.O hatta kuru biberleri fazla parçalamadan atmıştı.
Malzemeler:

1 su bardağı bulgur
3 soğan(çok büyükse 1 de yeterli olur,soğanlar ufaksa 3)
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 çorba kaşığı domates kurusu(toz halinde olan)
Bir miktar kuru biber
Bir miktar patlıcan kurusu
Kavurma
Kekik
Tuz
Acı toz biber
Kaynar su

Hazırlanışı:


  • Soğanları kavurun,biraz pembeleşince kavurmayı da ekleyip biraz daha kavurun.

  • Kavurma ile de yeterli kavrulunca soğanlar salçayı ekleyip 1-2 kere daha kavurup kuru biber ve kuru patlıcanları elinizle birkaç parçaya bölerek ekleyin.

  • Domates kurusunu,tuzu,aci toz biberinizi de ekleyin.

  • Son olarak bulguru da koyup yaklaşık 4-5 dakika bir kavurun.

  • Kavurduktan sonra şöyle üzerini 1 parmak geçecek kadar kaynar su ekleyin.Hatta biraz daha alabilirse suyu ekleyin.

  • Bulgurlar diriliğini kaybettiği an ocağın altını kapatın ve bolca kekik üzerine koyun.Fazla bekletmeden hemen servis edin.
Not:
1)Bu pilavın suyu herkes çorbasını içerken eklenir.Çorbadan sonra hemen servis edilir.Yani işin özü suyunu çekmesine izin verilmez böyle sulu yenir.
2)Kekik en önemli maddesidir.
3)Birde kavurma önem arz eder.Hakikaten kavurmadan kısma yapılmaz bu pilavda elinizi korkak etmeyin en azından bu pilavın lezzetine vakıf olabilmek için:)

26 Şubat 2010 Cuma

Arz-ı Endam Eden Bisküvili Çikolatalar

Geçtiğimiz cumartesi akşamı dolabtan birşeyleri çıkartırken açılmış bir paket sütün içinde az bir sütün kaldığını ve öyle durduğunu gördüm.Bizim evde genellikle açık süt kullanıldığı için ona kimse itibar göstermiyor.Bazen gerekli olur diye işte evde muhakkak 1-2 paket bulunuyor.Annemlerin bir sütçü amcası var manda ve inek sütü getiriyor nefis!İşte bu sebeplerden ötürü o süt böyle tüketilmesse kimse kullanmaz.Beni aldı bir düşünce ne yapsam ne yapsam.Pudingli birşeye az,kek o ara çok sık yedik diye elim gitmiyor yapmaya.Bekliyorum elimde süt mutfakta:)Sonra biryerden başlamak lazım diye elime aldım ufak boy bir tencere başladım yeni bir karışıma.Açıkçası benim öyle tarif yayınlamak gibi bir niyetim yoktu yani öyle ahım şahım bir tarif gibi gelmedi gözüme:)Amma velakin yiyenlerin beğenisi ve halamın yediği gibi "bunun tarifini hemen alayım"demesi ile tamam güzel olmuş bu paylaşmak lazım dedim.Bundan sonra sık sık yapacağım birşey oldu.Hem pratik hemde elin altında olan şeyler.Pazar günü kahvaltısını yayınlarken yayınlamaktı niyetim ama o bir dahaki yazıya kaldı.Çünkü geçtiğimiz pazar Göbeklicell namı ile bilinen yani dayım bize kahvaltıya geldi.Onlara da kısmet oldu kahvenin yanında yendi ve cidden çok sevildi hatta dayıma müdahelede bulunup şekerliği önünden aldım:)

Malzemeler:

1 su bardağı süt
1 paket sütlü+yarım paket bitter çikolata(toplam 120 gr ediyor)
1 çorba kaşığı tereyağ(yaklaşık 50 gr kadar olabilir,isteyen margarin ile yapabilir)
1 vanilya
1,5 pakete yakın pötibör bisküvi

İsteğe göre portakal kabuğu rendesi

Üzerine:Hindistan cevizi rendesi
Granül çikolata

Hazırlanışı:

1)Tereyağını eritin ocağın altını kısın ve çikolataları içine kırın.Şöyle 1-2 karıştırma ile çikolatalar eridikten sonra sütü ekleyin ve kaynamaya bırakın.Kaynamaya başlayınca 1-2 taşım kaynatıp ocağı kapatın ve soğumaya bırakın.
2)Soğuyan çikolatalı karışıma vanilya ekleyip mikserde orta hızda bir karıştırın.
3)Bu karışıma ardından bisküvileri elinizle kırıp ekleyin ve çok ufalayacak şekilde olmadan karışmasını sağlayarak yoğurun.
4)Kıvama gelince karışımınız ceviz büyüklüğünde parçalar alıp hindistan cevizi rendesi ile granül çikolataya bulayın.Ardından servis tabağına alıp bir gece dolabta bekletin.
5)Ben portakal kabuğu rendesi ekledim yarısına ve onları hindistan cevizi rendesine buladım.Diğer sade olanları da granül çikolataya.Sizler daha farklı şekilde de karışımlar yapabilirsiniz fındık,,ceviz vs gibi.
Önemli bir duyuru:Bugün yapılan 7 yorumdan biri virüs yada o tarz bir sorun ve onu sileyim derken diğer arkadaşlarımın yorumları da silindi:( Herkesten özür diliyorum yorumlarınızı gördüm okudum çok teşekkürler ama o adsız şekilde gelen sorun nedeniyle gitti.Lütfen sizlerde dikkat edin!

21 Şubat 2010 Pazar

Kartepe 20.02.2010/Cumartesi tayfası

Bir önceki yazıda o kadar bahsettik.Bu sebepten ötürü şöyle birkaç fotoğraf ile dünkü(20.02.2010 cumartesi/Kartepe gezisi) ahvali anlatmak lazım.Bizim bir cumartesi tayfamız vardır,cumartesi sabahları güzel muhabbetler ve nefis yiyeceklerle sabahları kahvaltı ettiğimiz.Aylardır bir kartepe niyetimiz vardı.Amma velakin bir türlü kısmet olamamıştı,sonunda dün nasip oldu gittik!Önce eskihisarda kendi nevalelerimiz ile kahvaltı ettik.Sonrasında kartepe'ye yol aldık.Biliyorum eskihisardan da fotoğraflar olmalı idi ama çok iyi çıkmamış fotoğraflarım,rüzgar çoktu.İşin ilginç yanı kartepede de otel tarafı olsun,dağların olduğu taraf olsun çekmemişim doğru dürüst fotoğraf,kendime şaştım!Hep kendimizi fotoğraflamışız tayfamız ile:)
Kar çok yoktu.Zirveye doğru çıktıkça görmeye başladık ama biraz züğürt tesellisi babında duruyordu.Otelin tarafına tam noktasına gelince şu görünen tarafı böyle görmek dahi rahatlattı.Buradan başladık yürümeye.Kar biraz kumlu hale gelmesine rağmen kartopu oynamamıza engel olmadı.
Birde böyle doğal kaydırakta vardı!Ağaçların arasına atılmış bir afiş iken Emine'nin azimle gidip onu alması sonucunda  kaydırak olmaya terfi etti.Bizde önce bir reklam yaptık ama:)
Telesiyejin zireveye giden tarafı rüzgar nedeniyle kapalı idi.Sadece kısa bir mesafeye gidebildik.Amma ayakların yerden kesilmesi güzeldi.Güvenlik babında biraz aksaklıkları var umarım onu da düzeltirler.
Sonrasında yavaş yavaş maşukiyeye doğru inişe geçtik.Alabalıklar bizi bekliyordu:)Nurcan görmemeli bu resmi.Vicdanımızla başbaşa bıraktı bizi.Gözüne bakıp nasıl yiyebildiğimizi söyledi:)Aslında mantıksızda değildi lafzı ama yazık pişmiş gelmiş artık!
Alabalık hiç yememiştim bundan önce ben onları merakla düşünürken diğer nefasetleri sofrada görmek dahada ala hale getirdi keyfimizi:)
Üst fotoğraraftaki fırınlanmış mantarda güzeldi.Ama bu harika birşeydi.Amma velakin Nurcan'ın dediği gibi biraz yağ depolanmış gibi hissettirsede sonunda:)
Gittiğimiz yer "Yayla Alabalık Tesisleri"idi.Aslında mekanın giriş kısmını da fotoğraflardım normalde.Ama ne hikmetse dün bu noktalarda bir durgunluk hasıl olmuştu bende herhalde bir önceki akşamın biraz keyifsiz geçmesinden midir nedir bilemedim.
Velhasıl dünkü gezimiz çok ama çok güzeldi.Buradan tekrar vesile olan herkese teşekkürlerimi iletim.Muhabbet ve güzel tatlarla buluşma,keyif alma günü idi..Tekrarını en kısa zamanda şurada herkesin önünde büyük büyük ısrarlar ile  taleb ediyorum:)

20 Şubat 2010 Cumartesi

Mahlepli Kek

Zerre uykum yok halbuki şu cumartesi gününe girdiğimiz ilk saatlerdeyken 6-7 saat sonra kartepeye yol alacağımı bildiğim halde gidip uyumuyorum.Bari giderayak bir tarif verip sabaha gezmeye çıkayım dedim.Daha kalkıp götüreceğim kurabiyeleride yapmam lazım.Ne kadar çok lazım var hayatımızda değil mi?
Her biri kendi içinde fazlasıyla anlamlı olduğunu hissediyordur bu "lazım haller zinciri"ama bazen o lazım olan haller fazlasıyla yükte olabiliyor..Neyse bu uyku haliyle zorlamayalım bünyeyi geçen babaannem bizdeyken pastanın kekinin karıştırması bittiği gibi bir başka karıştırma operasyonuyla olan bu güzelim kekin tarifine yol vereyim.

Malzemeler:

3 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı yağ-yarısı eritilmiş tereyağ veya margarin(ben tereyağ kullandım)yarısını da sıvıyağ ile tamamlayın
3 su bardağı un
1 tatlı kaşığı mahlep
1 kabartma tozu
Kakao
Vanilya(sanki var diye hatırlıyorum ama mahlebin kokusunu bastırmasın diye ben ekledim)


Hazırlanışı:

1)Yumurta ile şekeri köpük olana dek çırpın.
2)Eritilmiş yağınızı ılıtın ardından sıvıyağ ile 1 bardağa tamamlayın ve yumurtalı karışıma ekleyin.Sütü de ekleyip az çırpın.Sonra azar azar elenmiş unu ve kabartma tozunu ekleyin.
5)Mahlebi de ekleyip iyice karıştırdıktan sonra yağlanmış kalıbınıza harcınızdan biraz ayıracak şekilde dökün
kalıba.
6)Ayırdığınız harcada kakao ekleyin ve iyice yedirin.Kakaounuz pütürlü ise muhakkak eleyerek ekleyin,benim öyle bir sorunum oldu.
7)Kakaolu harcıda kekinizin üzerine gezdirin çatal yardımı biraz karıştırın birbirine.Ardından ılık fırına orta ısıda pişirmeye verin.
Not:Bu keki ben çok çok sevmiştim.Gerçekten hoş bir yumuşaklığı ve mahleb sayesinde hem lezzeti hem de kokusu oluyor.Biliyorum klasik kek tarifi gibi geliyor ama bende böyle düşündükten sonra fazlasıyla beğenmiştim bundan sebep" 0" önyargı artık:)

18 Şubat 2010 Perşembe

Yoğurtlu Yumurta

Bir evde bir erkek hasta olmuşsa o eve Allah korusun bomba atılmış misaline döner iş:)
İşte bizim evde de böyle bomba zamanlarında imdadımıza yetişen bir yemek bu pratik ama leziz yemek.Babam ya tost ister hastayken yada yoğurtlu yumurta"canım pek birşey istemiyor iştahım yok bir yapsan"bu cümle kurulur ama öncesinde:)
Bildim bileli bizim evde hem çok sevilir,hemde yapılır.Açıkçası başka bir isimlendirmesi var mı yada başka bir yörede aynısı yapılıyor mu bilmiyorum.Amma velakin geçen gün annem babaanneme de sorduğunda farklı birşey demedi.Köyde de yaparlarmış annemler kimbilir oradaki yumurtalarla,yoğurtla nasıl oluyordu o zamanlar.Ben ki daha bu yaşımda alışabildim yumurtaya ama ona rağmen eskiden de şimdi de severek yiyorum.Israrla tavsiye edilir herkese!

Malzemeler:

4 yumurta
2 çorba kaşığı un(öyle çok çok dolu olmasın,misal 1 kaşık görüntülü 3kaşık olmasın:))
tuz
Yarım kilo kadar yoğurt
Sarımsak 5-6 diş
Tereyağ
Pulbiber

Hazırlanışı:

1)Yumurtaları önce iyice mikserde çırpın.Sonrasında de ununu ekleyin 3-4 dakika daha çırpın.
2)Hafif sulu olan bu karışımı çok az sıvıyağ damlattığınız ve iyi kızdırdığınız teflon tavaya dökün.
3)Alt kısmı iyice pişince ters çevirin diğer tarafının da pişmesini sağlayın.
4)Yoğurda dövülmüş sarımsağı ekleyin,tuzunu atın.Bir servis tabağına yoğurdu güzelce yayın
5)Pişen yumurtaları tavada tahta kaşığınızla ufak parçalara bölün.Yoğıurdun üzerine serpiştirin o parçaları.
6)Tereyağına da pulbiber ekleikten sonra hazır olan yemeğin üzerine gezdirin.

Önemli Not:Bugün öyle değişik bir olay oldu ki şaşırıp şaşırıp durmak lazım dedirten cinsten.Amma velakin anlatmayacağım bunun en heyecanlı anlatımını yapabilecek kişiye sizi yönlendiriyorum..

14 Şubat 2010 Pazar

Babaannem İçin Bugüne Özel Kırık Çikolatalı Pasta

Sabah 10:00 zil çaldı.Anneme dedim babaanemdir başka kim gelicek birde yavaş yavaş çıkıyor gelen sonra bir baktık ki babaannem!Şaşırttı çünkü yalvar yakar zor gelir yada gelmez dedik hayret:)
Neyse geldi soluklandı sonra başladı birşeyler anlatmaya derken dedi ki "sabah kalktım dışarda ses yok seda yok.Ama baktım gençler var dışarıda birkaç tane konuşuyorlar bir onların sesi var dedim ki bugün sevgililerin günü ondan böyle"sonrada işte bize gelmiş.Nadir gelen evinden bir türlü kopamayan(çok yakın oturmamıza rağmen)babaannemin bize bugün gelmesini sevgililer gününe borçluyuz!Tatlı çok sevdiği için bende dedim madem böyle bir sebeple geldin ee bende sana sevgililer günü pastası yapayım babaane "yok olur mu öyle şey"desede yaptık.Hatta kahvaltıda annem ee mezara gidelim ziyarete(dedem için diyor)madme sevgililer günü deyince kızdı"gül mü dikmiş bana ne gerek var"eskilerin en azından bizim çevremizdeki eskilerin hiç istedikleri gibi hayatları olmamış.Kimisi dağda iken babası vermiş birine kimisine ise evleniyorsun demiş söyleyene bakakalmış çünkü daha evlenmenin anlamını çözebilmiş yaşta değilmiş.Umarım gün gelir kadın-erkek her biri birey olarak gerçekten anlaşılır çünkü ben babaannemin döneminde bahsediyorum 60-65 sene öncesi ama ya şimdi çok mu değişti herşey?.
***
Bu pastayı aslında sevgili Hatice'den esinlenerek hazırladım.Onun hazırladığı kekten eksiltmeler yaptım.Bundan önce görmüştüm çokta hoşuma gitmişti başka bir pasta yapacakken babaanem için vaktimin dar olduğunu farkedince bu pasta benzeri gördüğüm pasta aklıma geldi.Onunkisinden kekimde eksiklikler var ve krema için dolgu kreması kullanmış ben sevdiğim bir kremayı uyguladım.Hatta bu krema için abimin sevdiği krema desem daha yerinde çünkü bir keresinde bu kremanın ne kadar hoş olduğunu ve farklı,güzel ve hafif bir tadının olduğunu dedi.Odur budur bu kremayı daha sık yapar oldum.Hatice'ye çok çok teşekkürler!

Malzemeler:

Keki için:

3 yumurta
1,5 çay bardağı şeker
1 çay bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 vanilya
Bir fiske tuz

Kreması:

2,5 su bardağı süt
1 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı buğday nişastası
1 vanilya
1 yumurta sarısı
2 çay bardağı şeker

Arası için:Bitter çikolata(80 gr.lık paketlerden 1 paket kullandım.Ama 2 paket kullansaymışım diyorum çünkü daha fazla olursa daha iyi olur)
Üzerine de granül çikolata

Hazırlanışı:

1)Öncelikle yumurtanın aklarını bir kaba alın(cam olsun kabınız)bir fiske tuzu da atıp mikserin düşük hızında çırpmaya başlayın.Yavaş yavaş ayarını yükseltip en üst seviyede köpük hale gelene dek çırpın.
2)Köpük hale gelen yumurta aklarına önce sarılarını ekleyin.Ardından şekeri ekleyin.Sonrasında da unu,kabartma tozunu ve vanilyayı da ekledikten sonra biraz daha çırpın.
3)Hazır olan kek karışımınızı katı yağla yağlanmış,hafif un serpilmiş tart kalıbına dökün ve fırına verin.
4)Sütünüzü ufak bir tencereye alın ve unu,vanilyayı,şekeri,nişastayı,yumurta sarısını ekleyip ocağa koymadan iyice bir çırpın.Pütürleşmesi bitince ocağa alın tencerenizi ağız ateşte karıştırarak pişirin.
5)Kaynamaya başlayan kremanızı 1-2 taşım kaynattıktan sonra ocaktan alın ve vanilyasını ekleyip mikserle 1-2 dakika çırpın ve soğumaya bırakın.
6)Pişen kekinizi fırından çıkartın ve çok fazla ılınmadan kalıptan alın ters çevirin servis tabağınıza,soğumaya bırakın.İyice soğusun muhakkak çünkü çikolataları eritmesin.
7)Çikolatayı tahta üzerinde ince ince doğrayın.Kekinizin üzerine çikolataları rasgele serpin.
7)Soğuyan kremayı mümkünse 5-10 dakikalığına buzluğa atın ki iyice soğusun.Sonra buzluktan alınca bir daha mikserle çırpın.
8)Çikolatalarınıda eklediğiniz kekinizi üzerine kremayı da yayın.Ardından pastanın üzerine granül çikolata bolca serpin.

12 Şubat 2010 Cuma

Bedü Hanım ile Kuru Meyveli Kek

Geçtiğimiz salı günü(09.02.2010)bir yakınımıza gitmiştim sabah kahvaltıya sonrasında ufaklıkla yani 4 yaşındaki kızı Bedü hanım(betül yani ama abisi bir ara yarım bir şekilde böyle derdi kaldı öyle arada takılabilmek:)) ile bize geldik.Betül hanım gerçekten hanım desek yeridir 4 yaşında ama 44'lere taş çıkartacak halde birşey maşAllah!Neyse onunla yolda konuşuyoruz senlekek yapalım dedim meyveli kek sonra eve gelince bizim okulun bu sene bünyemizde koca bir sarsıntıya yolaçan online kayıt sıkıntısından sebep habire telefondayım bir ara okula gitmem gerekir gibi oldu arada da betül"kek yapmıyor muyuz?"Allah ufaklığın niyetine okula gitmememi sağladı ve biz Bedü hanım ile bu keki yaptık.Çok çok güzel oldu kekimiz.Herkese bir ufaklık ile yapılması tavsiyedir:)

Malzemeler:

4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağına yakın portakal suyu+yarım limon suyu ekleyin+eğer 1 su bardağında şöyle 1 parmak kadar eksik kalırsa onu da su ile tamamlayın,öyle yaptım bende.
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı kuru meyve
2 kabartma tozu
1 vanilya
3 su bardağı un

Hazırlanışı:

1)Öncelikle kuru meyveleri şöyle bir kaba alın ve üzerine kaynar su ekleyin.5-6 dakika kaynar suda bekletin ve sonra süzgece alın süzülsün.
2)Yumurta ve şekeri mikserin önce düşük ayarıyla sonra hızlı ayarıyla krema kıvamıan gelene kadar çırpın.
3)Portakal suyu karışımını ve sıvıyağını ekleyip karıştırın.
4)Elenmiş un ve kabartma tozunu ekleyin.
5)Suyu süzülen kuru meyveleri bir kabta unlayın ve ondan sonra kekin içine katın.Tahta bir kaşıkla meyveleri iyice keke karıştırdıktan sonra fırına verin.

9 Şubat 2010 Salı

Yoğurtlu Tavuk

Geçtiğimiz yaz yada ondan önceki yaz hem akrabamız hemde ailece çok yakın olduğumuz  tanıdıklarımız misafirdi.Önce yemek yenicekti sonra çay herşey hazır bir tek sotelenmiş tavuklar ısınıcak.Şimdi akrabamız hem köfte hemde tavuk neden  2 çeşit et türü var dedi.Annem de tavuk farklı olucak dedi.Yoğurtlu olduğunu duyunca aynen şöyle bir tepki verdi"ayy ziyan etme o tavuğu öyle olur mu öyle şey?"bu sözden sonra sofradaki 2 ayrı tabakta servis edilen tavuğun tabaklarının temizliğini ve çarçabuk bitmesini görmenizi isterdim:)
İşte böyle annemin bu leziz yemeğini herkese ısrarla tavsiye ederim.Uzun bir zaman önce gazetede gördüğünü hatırlıyormuş,ordan almış tarifi dedi az önce:)

Malzemeler:

1 kilo kuşbaşı doğranmış tavuk
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı pulbiber

Üzeri  için:

Yarım kilo yoğurt
5-6 diş sarımsak
Tereyağ
Pul biber
Nane

Hazırlanışı:

1)Öncelikle kendi bırakacağı suyla tavuğu bir güzel pişirin.
2)Sonrasın 1 çorba kaşığı yağını ekleyip soteleyin.Soteleme bitince pulbiberi ve kekiğini de az daha çevirdikten sonra ocağı kapatın.
3)Yoğurdunuzun içine tuzunu ve dövülmüş sarımsağı ekleyin güzelce karıştırın
4)İster tabaklara servis ederek isterseniz ortaya büyük servis tabağına tavuğu koyun.
5)Üzerine yoğurdunuz güzelce dökün.
6)Erittiğiniz tereyağını güzelce cızlatınca naneyi ve biberide ekleyin.
7)Yoğurtlu tavuğun üzerinede bir güzle onu gezdirin.

Nacizane not:Sakın korkmayın tereyağından şöyle güzelce yiyin çünkü böyle nefis oluyor:)



7 Şubat 2010 Pazar

Yoğurt Tatlısı ve Memleketten Gelen Teyze

Yıllar önce büyük teyzem İstanbul'da iken bize bir haftasonu geldiğinde bu tatlıyı yapmıştım çok beğenmişti.Birkaç senedir memlekette ikamet ediyor.Geçtiğimiz günlerde buraya bir süreliğine geldiklerinde bizede geldiler.Annemler onların bulunduğu tarafa geçmişti.Yoldan aradı annem diyor ki geliyoruz arada da teyzemin sesi geliyor en güzel tatlını ve en güzel yemeğini yap geliyoruz diye.O günde aksilik zerre vaktim yok ciddi ciddi ecnebice çalışmasının arasında kalmışım:)Neyse sonra aklıma geldi bu tatlı,hemen yaptım çokta makbule geçmiş.Ben akşamüstü bir ara dışardayım geçtiğimiz pazartesi günüydü geldikleri gün(1.02.2010)akşam bir geldim tatlıyı yiyorlardı çok çok beğenmişler.Ertesi güne de tatlı kaldı.Annemlerin dayı kızına ve çok yakın arkadaşına da nasip oldu,çok beğendiler tarif istediler.Bu tatlıya benzer bir tatlım daha vardı önceden,onu çok ufakken bir dergidenmi ne almıştım sonra Portakal Ağacında görünce bu tatlıyı bunu da denedim ve çok memnun kaldım.Buradan çok çok teşekkür ediyorum Portakal Ağacı-Hatice 'ye..

Malzemeler:

3 adet yumurta
1 çay bardağı tozşeker
3 çay bardağı yoğurt
50 gr eritilmiş margarin(margarin yerine 1 çorba kaşığı tereyağ kullandım)
3 çay bardağı un(Unu 2 çay bardağı ekledim)
3 çay bardağı irmik
2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Üzeri için:

Hindistan cevizi

Şerbet için:

4 su bardağı toz şeker(Ben şekerini azalttım.3 su bardağı ekliyorum,tatsız olmuyor)
4,5 su bardağı su

Hazırlanışı:

1)Şerbet için şeker, su ve limonu kaynatın.Kıvamına gelince şerbetin içinden limonu çıkarın,şerbeti soğutun. 2)Yumurtaları çırpma kabına alıp,şeker ile birlikte beyazlaşana kadar çırpın.
3)Yoğurdu ve margarini ekleyip karıştırın.
4)Un, irmik, kabartma tozları ve vanilyayı ekleyip düşük hızda iyice karıştırın.
5)Yağlanmış ve çok az şeker serpilmiş dikdörtgen bir borcama hamuru boşaltın.Önceden ısıtılmış 200C fırında her tarafı iyice kızarana kadar pişirin.(son birkaç dakika 150C'de pişirebilirsiniz.)
6)Fırından çıkarıp üzerine şerbetini dökün.Şerbeti çekene kadar bekleyip hindistan cevizi ile süsleyin.

3 Şubat 2010 Çarşamba

Kıpkırmızı Bulgur Pilavı

Aslında bulgurlu tarifler bölümünü bizlerin en özel yemeği olan bulgurla yapılan"Tirit"le açmak isterdim ama onu ölçülü bir şekilde bir türlü aktarabilmek nasip olmadı.En yakın zamanda yayınlayacağım inşAllah sevgili anneciğim ölçülü yaparsa:)

Çok arka arkaya geldi bulgur biliyorum ama bizim evde yiyecek birşey olmassa genelinin aklına bulgur pilavı gelir.Hadi hepsi olmaz dersek bile annemle benim için kesin!
Bulgur pilavı yapalım deyip,aaa biberli olsun diyen ben sayesinde biberli bir pilav oldu ve nefis oldu.Hatta biber salçasını eklemek istemessenizde olur o kırmızı biberin verdiği renkte,kendi renginde olur.


Malzemeler:
1 su bardağı pilavlık bulgur
3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çorba kaşığı tereyağ(dolu dolu olmasın)
5 diş sarımsak(eğer çok büyük olursa 3 dişte olur)
2 orta boy soğan
2 adet kırmızı biber
1 tatlı kaşığı biber salçası
Yaklaşık 2-3 su bardağı(bizim bu seferki bulgur açıkçası her zamanki gibi değildi fazla çekti göz kararı ayarlarsanız iyi olur)
Siyah isot
Kekik
Karabiber
Tuz

Hazırlanışı:

1)Ocağa tavanızı koyun ve içine tereyağ ve sıvıyağı ekleyin.Sonrasında soğanları ufak ufak doğrayın tavaya
ve soğanların kavrulmasını sağlayın.
2)Soğanlar kavrulurken çok ufak olmadan biberlerinizi ister halka doğrayın isterseniz küp küp doğrayın ve tavaya koyun.
3)Soğan ve biber çok aşırı olmayacak şekilde kavrulduktan sonra(fazla öldürmemek lazım)olunca sarımsakları da küçük küçük doğrayıp ekleyin.
4)Kekik dışındaki bütün baharatları da ekledikten sonra salçayıda ekleyip karıştırın.
5)Bulguru da ekleyip şöyle yaklaşık 5-6 dakika kavurun.
6)Kaynamış suyunuzu ekleyin ve kapağını kapatın.
7)Pilav piştikten sonra üzerine bolca kekik serptikten sonra dinlenmeye bırakın.

Portakallı Yer Elması

İki tarif ekleyip kaçacağımı sananlara iki kez merhaba!  :-) Yok yok sözümüz söz olsun. Kayıt altına alıyoruz.Şahitliğimiz bir önceki...